
|


Ekonominin patronu Milliyet’e konuştu
Enflasyon hedefi değiştirilebilir
Devlet Bakanı Ali Babacan 2003 için yüzde 20 olarak öngörülen enflasyon hedefinin Merkez Bankası ile görüşülerek değiştirilebileceğini söyledi
SERPİL ÇEVİKCAN
Hazine’den sorumlu Devlet Bakanlığı görevini üstlenen Ali Babacan 2003’ün ekonomik göstergeler açısından iyi bir yıl olacağını, borç çevirme sorununun yaşanmayacağını ve büyümede yüzde 4’ün üzerine çıkılacağını söyledi.
Babacan, AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın Acil Eylem Planı’nı açıklarken yanıtsız bıraktığı enflasyon hedefine ilişkin soru üzerine "Şu andaki programda tüketici fiyat endeksinin artışı yüzde 20. Ancak Merkez Bankası ile hükümet bir araya geldiğinde biraz değişiklik olabilir" dedi. Dün bakanlık koltuğuna oturduktan sonra kapılarını Milliyet’e açan Babacan’ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:
IMF programı ile ilgili yeni düzenlemeler neler olacak? Bazı iyileştirmeler düşünüyoruz tabii. Özellikle sosyal konularda.
Açlık sınırındaki insanlara nasıl katkıda bulunacaksınız? İstatistiksel metodlarla belirleyeceğiz. DPT’nin çalışmalarına göre Türkiye’de yüzde 15 gibi nüfusun aylık geliri gıda harcamalarına bile yetmiyor. Yapacağımız şey bu kitlenin geliri ile açlık sınırı arasındaki farkı kapatmak. Sosyal Yardımlaşma Fonu’nu etkin hale getireceğiz.
Bu, IMF’ye takılır mı? Hayır. Şu anda Dünya Bankası’nın normları var. Her ülkenin sosyal harcamaları var. Bu ülkenin normları bunun çok çok altında. Kredi şartlarını onlarla görüşeceğiz.
Vergi sistemi? Vergi oranlarının mutlaka makul olması ve sıkı vergi denetimi gerekiyor. Aynı askerlik gibi olmalı. Asgari ücretten nihai olarak vergi alınmaması gerektiğini düşünüyoruz.
Bütçenin harcama kısmını ne yapacaksınız? Bugün 5 bin küsur kamu yatırım projesi var. Bir ekibimiz sırf bununla ilgili çalışıyor. Bazı projeler yarı yarıya tamamlanmış olabilir. Ancak o proje tamamlandığında katma değer üretmeyecekse tamamlanmayacak. Buna İngilizce "sunk cost" yani batmış maliyet denir. Bu projeler binin altına insin diye görüştük. Örneğin atıl havaalanları. Tabii bir de yolsuzluk var. Artık onu söylemeye bile gerek yok.
2003 enflasyon hedefiniz ne olacak? Şu andaki programda tüketici fiyat endeksinin artışı yüzde 20. Ancak Merkez Bankası ile hükümet bir araya geldiğinde biraz değişiklik olabilir.
Deppler geliyor
IMF’yle ne zaman masaya oturacaksınız? Hindistan gezisinde IMF Başkan Yardımcısı ile tanışacağım. Bir iki hafta içinde Deppler ve Kahkonen gelecek. İki gün kalacaklar, ön görüşmeler yapacağız.
57. Hükümet size iyi bir ekonomi devrettiğini söylüyor. Hazine’yi düşündüğünüzden iyi mi buldunuz? Beklediğim gibi buldum Hazine’yi. Borç stoğu yüksek, reel faizler hâlâ yüksek. Bizim de hedefimiz üç - dört sene içinde kamu borç stoğunun gayri safi yurt içi hasılaya oranını yüzde 60’ın altına indirmek. 2003’e iyimser bir havayla giriyoruz. Dışardan da öyle bir hava geliyor.
Mali miladı kaldırıyorsunuz herhalde? Türkiye’de servetin vergisi var mı? Ürkütüyor. Tabii kara para, uyuşturucu ayrı. Ama bunlar hukuki süreç. İnsanlar birkaç milyon dolara kadar olan nakit paraları kendi kasalarında tutuyorlar.
Üç sıfır atalım projesi vardı? Kısa vadede öyle birşey düşünmüyoruz.
‘Hangi bankanın batacağına siyaset karar vermeyecek’Batık bankalarda, tahsilata yönelme çabası olacak mı? BDDK’nın varlığı tabiki önemli. Fakat bunların daha siyasi etkiden uzak hale getirilmesi gerekiyor. Hangi banka batacak hangisi kurtulacak bunun siyasi iradeye bağlı olmaması lazım.
Bütünüyle bu kurulları tasfiye edip tamamı eski sistemi dönmek gibi bir proje var mı? Öyle birşey yok. Bu kurulların makro politikasını, objektif çalışma kriterlerini hükümetin koyması gerektiğini düşünüyorum.
Batık bankalarla ilgili tahsilat ne olacak? BDDK var. Bizim istediğimiz daha şeffaf olması. Ancak derinine indiğinizde kişisel ilişkileri ve yapısı nedeniyle ki burada hem kurul üyelerini hem siyasileri kast ediyorum bu özerk sistemi içine sindirememiş durumda. Bunlarda siyaset olmayacak.
Size 'bankalarımızı geri verin’ diye bir baskı geliyor gibi. Objektif kriterler esas olacak, siyasi inisiyatif değil.
Gül, ekonomiyle bizzat ilgilenecekTek elden yani Derviş modeline yakın bir yetkilenme olacak mı? Korkulan olmayacak. Başbakan’ın kendisi bizzat ekonomiyle yakından ilgilenecek. Maliye Bakanımız, Abdüllatif Şener ve ben dördümüz beraber çalışacağız. Ekonomik programın yürütülmesi, Dünya Bankası ve IMF ile görüşmeler ve ekonomik programın koordinasyonunu ben yürüteceğim.
Borç çevirmede sorun olmayacakSizden asıl beklenen bir kaynak sağlayıp ekonomiyi hareketlendirip, reel sektörü canlandırmak. Buradaki kritik manivela ne? Borç döndürmesi sorunu ortadan kalkıyor. Hazine kâğıtlarına piyasadan çok talep var. Yurtdışındaki eurobondlarımızın faizi düşüyor. Geçen hafta 500 milyon dolarlık eurobond ihracı yaptık. 2003’te borç çevirme sorunu yaşanmayacak.
Faik Bey’le çok uyumlu çalışıyoruzHazine Müsteşarı, Merkez Bankası Başkanı gibi kilit noktalardaki isimler değişecek mi? Bürokraside geniş çaplı değişiklik düşünmüyoruz. Merkez Bankası’nın statüsü kanunla sabit zaten. Hemen yapılacak bir değişiklik olmaz. Ama çok kritik noklarda daha rahat çalışacağımız kişilerle konuşuruz. Faik Bey’le (Öztrak) çok uyumlu çalışıyoruz.
Derviş ‘Umutlu başlangıç’ dediKemal Derviş sizin ekonomi kadronuz için genç, parlak demişti. Siz O’nun hakkında ne düşünüyorsunuz? Masum Bey’le devir teslim yapmamdan iki saat sonra telefon etti. Kutladı, çok umutlu olduğundan bahsetti. Birisinin gelip ne pahasına olursa olsun ben bunları yapacağım diye yumruğu masaya vurması lazım.
Batağın yarısı İstanbul'da 140 bini özel sektörden, toplam 142 bin vergi borçlusundan, devletin gecikme zamlarıyla birlikte, toplam 10.2 katrilyon lira vergi alacağı var. Bu vergi alacağının faiz hariç 3.4 katrilyonu özel sektörden, 1.1 katrilyonu KİT'ler ve kamu kuruluşlarından, 285 trilyonu da belediyelerden. Bin 496 belediye ile 399 KİT'in devlete borçlu. Vergi alacağının yarısı (5 katrilyonluk kısmı) İstanbul'dan. Bu ildeki vergi alacağının yaklaşık 4 katrilyon lirası da KİT'lerden. 300 milyar lira ve daha fazla miktarda borçlu olan toplam vergi borçlusu sayısı 1.674. Sadece İstanbul'da 30 milyardan fazla vergi borcu olan mükellef sayısı 6 bin 200. Ağustos 2002 itibariyle en büyük vergi borçlusu 3 katrilyon 13 trilyon ile Tekel. Toplam vergi alacağının üçte biri bu kuruluşun ödemediği vergilerden kaynaklanıyor. İkinci en büyük borçlu 76 trilyon 109 milyar ile İETT. İlk 10 en büyük borçlu içinde 74.2 trilyon ile Devlet Demiryolları da (İş Hizmetleri ve Taşımacılık) bulunuyor. Özel sektörün en büyük borçluları Suudi Özkan'ın şirketi Özkanlar Turizm (51 trilyon), Erol Evcil'in eski şirketi Eze Zeytincilik (40.2 trilyon) ile öldürülen Lütfi Topal'ın şirketi Emperyal Otelcilik (32.5 trilyon).
EKONOMİ


Enflasyon hedefi değiştirilebilir
5.5 katrilyonluk af paketi
57. Alay Salonu’ndan hücuma geçiyor
PO, birleşmeyle enerji şirketine dönüşecek
Fonların müşterisi küçükler
İSO’nun 50. yılında Sanayi Kongresi
İlk iş, ihaleleri durdurmak
Ekonomi dörde bölündü
Ekonomik suçlara hapis yolu açıldı
Arçelik’e mükemmellik ödülü
Erol Aksoy: Tekneyi Fon teslim aldı
SAYFA BAŞI

|
|

|