
|


Bir tek ‘kazanma umudu’ kaldı!
Aşk için yola çıkmıştı, önce bacağını, sonra sevdiği adamı, çocuklarını, ardından da davayı kaybetti. Ama "Elbet ben de bir gün kazanacağım" diyor
SEMRA KARDEŞOĞLU İstanbul
Fevziye Fidan, henüz 24 yaşında. Üç gün önce televizyonların haber bültenlerinde "Bacağımı koparmanın bedeli bu mu?" diye haykırırken gördü insanlar onu...
İstanbul Adliyesi’nde görülen duruşmada, tren altında kalıp bacağının kopmasına neden olmakla suçladığı Cihan Önel beraat etmişti. Mahkeme, olayda kasıt olmadığı kanaatine varmıştı. Önel, barda beraber içtikleri Fevziye Fidan’ın istasyona giderken trenin altında kaldığını, kendisinin ise kurtulduğunu anlatmıştı.
O mu doğruyu söylüyor, yoksa ‘hayatımı kararttı’ dediği Cihan Önel mi?
Hiçbirinin önemi yok. Sonuçta 24 yıl önce Nevşehir’de başlayan yaşamı artık eskisi gibi olmayacak. Nasıl ki bedenini daha hızlı sürükleyebilmek için sokaklarda "Bir elektrikli sandalye" ihtiyacı varsa, hayatını da hızlandırabilmek için bir dayanak arayacak. Fidan’ın hikâyesini onun ağzından dinledik...
Eşini ve çocuklarını terk etti
Nevşehirli Fevziye Fidan, 13’ünde evlendi. Damla ve Özkan’la anneliği yaşadı. 21’inde aşk kapıyı çaldı. İki çocuğunu ve kocasını ardında bırakıp sevdiği adamla İstanbul’a geldi. Bir otobüs firmasında İstanbul - Gaziantep yolunda hosteslik yaptı.
Hayatını ikiye bölen akşam çok heveslendiği buz patenini yapacaktı, olmadı. Ona göre bir kapkaç, karşı tarafa göre bir kaza sonucu buz pateni yapacağı ikinci bacağı raylar üzerinde ezildi. Hastanede 10 gün sonra ayıldığında artık hayat aksayarak sürecekti onun için.
Bağcılar’daki dairesine bir iftar vakti döndüğünde, şunları anlattı:
"Türkân Şoray’ı görmek için ‘İkinci Bahar’ dizisinin çekildiği Samatya’daki sete gittim. Onu gördüm, izledim, sonra buz pateni yapmak için yola çıktım. Tren istasyonundaki adam önce telefonuma, sonra çantama asıldı. O raylara atladı, tren ufukta gözüktü. Beni öldürmek isteyeceğini sanmıyorum. Ben de ‘geçerim’ diye düşündü belki de. Olmadı, düştüm, kalkamadım."
Hastanedeyken boşandı
Yaklaşık üç ay süren hastane günleri sonrasında Fevziye sadece bacağını değil, uğruna çocuklarını terk ettiği adamı da kaybetmişti. O adamdan bir daha ses seda çıkmadı.
"Ben hastanedeyken, hiç mahkemeye çıkmadan boşandığımı öğrendim. Nasıl oldu anlayamadım. Ama oldu. Sonra mendil satmaya başladım. Dava başladı. Kazanacağıma inanıyordum, olmadı" diyor Fevziye Fidan.
Şimdi Devlet Demiryolları aleyhine açtığı dava sürüyor Ankara’da. Onun sonucunu bekliyor. Bir de, çocuklarının yolunu. Fidan, "Bir gün mutlaka daha iyi olacağım, Nevşehir’deki çocuklarımı yanıma alacağım. O zaman onlar sadece duvarımdaki bir resim olmayacak" diyor. Hikâyenin ne kadarı gerçek, onu yalnızca Fevziya Fidan biliyor.
YAŞAM


Bir tek ‘kazanma umudu’ kaldı!
‘Bardakçı Baba’ bir öğrenci şakası mı?
Lanetli yarışma!
Bilim ‘yaşam’ oluşturacak
Böyle yardım olmaz olsun
‘Lütfen’ demeyen 118’den değil
Sarsılan evliliklere bioenerji takviyesi
Miras zenginliği sadece 3 yıl sürdü
Siz de dansın sultanı olun
İstedikleri şarkıyı çalmayan radyoyu bastılar!
Obezlerden Mc Donald’s için dava
Mövenpick cenneti İstanbul’a getirdi
Açık balık ameliyatı
Merdiven tırmanan tekerlekli sandalye
Armani’den Afgan şıklığı
Yüklü cep faturası için anneanneyi gasp ettirdi
Gözünüz özgür olsun!
Marlboro’dan ‘light’ itiraf
SAYFA BAŞI

|
|

|