28 Kasım 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Hazreti İsa direksiyona geçerse

ABD’de Hıristiyan gruplar, merkezinde Hz. İsa’nın bulunduğu garip bir kampanya başlattılar. TV reklamlarından araba tamponlarındaki çıkartmalara kadar her yerde Hz. İsa’ya toslamak mümkün

     WASHINGTON

     Tanrım, bizi bu dincilerden koru ya rabbim!" diye ellerini göğe kaldıran adamı tanımayabilirsiniz. Hemen tanıtayım.
     Kendisi William Clay Ford Jr., yani "Tarih palavradır" sözüyle tarihe geçmiş, emek sömürüsünün en baba pratisyenlerinden biri olarak Amerikan kapitalizminin şeref tribününde müstakil bir tahta yan gelip kurulmuş, siyah ırka düşman, Hitler’in elinden şeref madalyası almış, sarışın, mavi gözlü Henry Ford’un torunudur. Ürettiği aynı adlı arabalarla, kimilerine göre, ABD’nin otomotiv sektöründe Almanya ve Japonya’nın ardında yaya kalmasının başlıca sorumlusu olan şirketin şimdiki patronudur. Ona kısaca "Junior" (Cunyor) diyebilirsiniz.
     
     İşte, bu dinciler yok mu bu dinciler, geçen hafta yapıştılar Cunyor’un yakasına. "Az yakıtla çok yol alan araba üreteceksin kardeşim. Hazreti İsa böyle buyuruyor, bak yoksa çarpılırsın, söylemedi deme haa" diye bir güzel silkelediler adamcağızı. Ne yalan söyleyeyim, içim acıdı.
     Tırlattığımı sanmayın, tırlatmadım. İsa ile Ford’un düellosunu uydurmuyorum da, abartmıyorum da. Vallahi billahi.
     Efendim, bu Bush yönetiminin her tür Hıristiyan grupla arası pek iyi ya ve Başkan Bey bizatihi olarak dinci takımının burnunu bu Amerika memleketindeki her türlü sosyal soruna, hem de devlet parası alarak sokmasını savunup laikçileri çileden çıkarıyor ya, Hıristiyan gruplar da iyice gemi azıya aldılar artık. Bush’un petrolcü olmasına, hangi araba ne kadar çok benzin yakarsa onu o kadar takdir etmesine filan aldırmayıp bir garip çevreci kampanya başlattılar ki, haşa düşman başına!
     Televizyon reklamlarından araba tamponlarındaki çıkartmalara, kilise bahçelerine kurulan ilan panolarından ilgili ilgisiz her türlü internet sitesine kadar dört bucakta İsa’ya toslamanız mümkün şu aralar.
     Pek çok Hıristiyan mezhebinin Tanrı’nın oğlu saydığı, doğumunu "milat" bildiğimiz ve kaş göz rengi, ressamının ırkına göre değişse de hep ama hep pek yakışıklı tasvir edilen bu kuzgun bakışlı adam tam tepemizde, gözlerini dikmiş, bir gaza iki frene basa basa gıdım gıdım ilerlediğimiz sabah trafiğindeki halimizi seyrediyor.
     İlanlardaki halinden belli ki bu araba keşmekeşinden hiç de haz etmiyor Hazret. Tam emin olamadım ama televizyon reklamlarında da sanki "cık cık" diye diliyle dişlerini yokluyor gibi geldi bana.
     Aslında dinci gruplar, malumunuz, pek iyi biliyorlar örgütlenmeyi. Allah, pardon (ben yine bu bağlamda Tanrı demeye devam etsem daha iyi) Tanrı aşkıyla çalıştıklarından her engeli aşıyorlar tabii. Burada da öyle vaziyet. Bir değil, beş değil, on değil... Sırp Ortodokslardan Yeni Yerüşalim Mabedi’ne kadar düzine düzine, irili ufaklı birçok kilise katılıyor kampanyaya. Her grup hem ortak mesajlar veriyor hem de aynı kampanya bünyesinde kendi özel damgasını taşıyan küçük işler yapıyor.
     Tabii, bir de manifestoları var. Bu manifesto Çevre İçin Ulusal Dindar Ortaklık adlı şemsiye kuruluşun üyesi birçok kilisenin imzasını taşıyan bir mektup. Muhatabı, evet bildiniz, başta Cunyor olmak üzere Detroit’teki otomotiv patronları.
     Mektup "Biz Tanrı’nın sadık kulları olarak, Tanrı’nın yarattığı bu güzel dünyanın, Tanrı’nın çocuklarının elinde harap olmasına göz yumamayız" türünden bir girizgahtan sonra sadede geliyor: "Tanrı’nın yaratısını korumak ve çevre kirlenmesinin azabını en fazla çeken yoksullara kol kanat germek bize İncil’in verdiği bir görevdir. Petrol ürettiği için ülkemizin bağrına bastığı baskı, yolsuzluk ve şiddet rejimlerine karşı gelmek sorumluluğumuzdur. Şimdi siz otomobil üreticilerine açıkça soruyoruz: Yakıt kullanımında çok daha hesaplı araçlar üretmeye ve pazarlamaya söz veriyor musunuz?"
     Cunyor ve Cunyor gibiler mektupta kendilerinden istenen bu sözü vermeye yanaşmazlarsa başlarına ne geleceğinin ipucunu yakalamak için de dinci grupların yürüttüğü bireysel kampanyalara bakmak gerekiyor.
     Benim favorim, Evanjelist Çevreciler’in, Hazreti İsa’yı kalabalık kavşakların üzerinden uçurup tepemize çıkaran reklamları. Bu reklamların sloganı muhteşem: "İsa, olsaydı hangi arabayı kullanırdı?"
     Sorunun tam cevabını söylemiyorlar ama Ford Explorer ya da Jeep Grand Cherokee ya da GMC Sonoma filan sürmeye asla ve asla tenezzül etmeyeceğini, İsa’nın yüzündeki ifadeden şip şak anlıyorsunuz. Gözlerinin içine baktığınızda ise Cunyor ve tayfası "söz" ile uslanmayacak olurlarsa, İsa’nın onları babasına bir güzel şikayet edeceğinden kuşkunuz kalmıyor.
     
     Yazara e-mail
     



 PAZAR


"Gözlüğü, çantası, bornozu aynı yerde"
Yıldızları beklerken
Parfüm kokar(dı) mektuplar
Bizim için bu bir mucize
"Çip polis" insan haklarına aykırı mı?
Gündüz yemek, gece dans
Doktorlar transfer oluyor ama para konuşmuyorlar
Ağırlamanın incelikleri
‘Cesaret ve korku beni kışkırtır’
Seçme basın fotoğrafları
Madensuyu zamanı!
Var mı kısa filmi olan?
Kabakulak kültürü
Fransızlar Beaujolais 2002’yi tattı
Şeytanın ta kendisi
İstanbul iftarları
Futbolun tüm renkleri
Bir sözcüğün peşinden: Labirent
Hazreti İsa direksiyona geçerse


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet