28 Kasım 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



McDonald’s: Sağlığa zararlıdır!

     Hiç akla gelir miydi günün birinde McDonald’s’ın sigara muamelesi göreceği?
     Amerikan tüketicisi tarafından "Sağlığımıza zarar verdi" diye aleyhinde dava açılacağı?
     Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz!
     New York’ta biri 19, diğeri 13 yaşında 2 Amerikalı genç kız, "Son 3 yılda her gün 3 öğün hamburger mönü yedik. Boyumuz kısa kaldı, kilomuz da aşırı arttı" diye McDonald’s aleyhine yüklü tazminat davası açmış. O genç kızlar 3 yıl her gün 3 öğün hamburger yerken, ana - babalarının elleri armut mu topluyordu diye düşünmem, davanın nasıl sonuçlanacağını merak etmeme engel teşkil etmiyor.
     McDonald’s’ın bir süredir dünyanın değişik ülkelerinde hızla gözden düştüğünü biliyordum, ama kendi öz vatanında bu denli irtifa kaybettiğinden haberim yoktu. Amerikalı tüketicinin ne denli geniş haklarla donatılmış olduğu malum. Yakında McDonald’s hamburger paketlerinin üzerine tıpkı sigaralarda olduğu gibi "Dikkat sağlığa zararlıdır" benzeri bir uyarı görürsem hiç şaşmam.
     
     Kâr yoksa bay bay
     Kendimi bildim bileli sürüdeki koyun olmaya şiddetle itiraz ettiğimden midir nedir, McDonald’s’lara öteden beri hiç ısınamadım. Hatta 1988’de Moskova’ya ilk gittiğimde ortalıkta tek bir McDonald’s yokken, Perestroyka sonrası yeniden yolum Moskova’ya düştüğünde her adım başı karşıma çıkan McDonald’s’ları görmeyeyim diye gözlerimi kapatmıştım.
     Rusya’da son durum nedir bilemiyorum, ama bizdeki 133 McDonald’s’tan 41’i son dönemde ardarda kapandı. Ve Türkiye’de yeniden yerli lisansöre dönme kararı aldıklarına göre işler kötü gitmeye devam ederse toptan çekilmenin ilk adımını da atıyor olabilirler.
     Biliyorsunuz yabancı firma önce yerli lisansörle bir ülke pazarını dener. Resmi otoriteyle boğuşma faslı bitip tüketici önünde başarılı olunmuşsa, tüm dizginleri kendi elinde toplamak için engel kalmamıştır. Böylelikle kârı da yerli ortakla paylaşmamış olur.
     Türkiye’de de aynen böyle olmuştu. 80’li yılların sonunda yerli lisansörle piyasaya girilmiş, 90’lı yılların ilk yarısında yüzde 100 yabancı sermayeye dönülmüş, şimdiyse önce Koç, ardından da Ülker ile görüşülerek "bay bay" demeye hazırlanılıyor. Durumu bizden daha vahim olan Latin Amerika ve Ortadoğu’daki 3 ülkeden ise tümüyle çekilme kararı alınmış.
     
     Neden gözden düştü?
     McDonald’s, dünyada estirilen Amerikan rüzgârının baş simgelerinden biriydi. Dava açan genç kızların da belirttiği gibi son derecede sağlıksız bir yiyecek olduğu halde Amerika ile özdeşleştirilmesinde sakınca görülmüyordu. Pekiyi ne oldu da McDonald’s’lar gözden düşmeye başladı?
•  Önce Amerika dışında küreselleşme karşıtları tarafından taşlanıp, cam - çerçeve yere indirildi.
•  Ardından deli dana ve şap hastalığı gibi nedenlerle kırmızı etten kaçış başladı.
•  Yetmiyormuş gibi peş peşe borsa çöküşleri, ekonomik durgunluk ve çorap söküğü gibi işten çıkartmalar geldi. Ucuz olduğu halde müşteri sayısı azaldı.
•  Arjantin örneğinde olduğu gibi tarihte ilk kez ülkelerin toptan iflaslarıyla ortada para birimi diye bir şey kalmayınca satışlar bıçak gibi kesildi.
•  11 Eylül sonrasında ABD’nin Müslümanlara karşı olumsuz tavrına misilleme olarak İslam ülkelerinde de Amerikan ürünleri boykot edildi.
•  Türkiye örneğinde olduğu gibi büyük çaplı devalüasyon sonrasında satışların dolar değeri tepetaklak düştü, dolar üzerinden kiralar karşılanamaz hale geldi.
•  Bu arada McDonald’s, eski katı kurallarını mecburen terk edip beyaz ete ve ayran (Türkiye’de) gibi yerel içeceklere açıldıysa da, satışlar kıpırdamadı. Çünkü artık McDonald’s’ların modası geçmişti.
     Küreselleşen dünyaya haklı tepkinin de katkısıyla artık yerellik moda. Bizim lahmacunumuz, dürümümüz, kokoreçimiz, simidimiz, böreğimiz yeni markalar ve zincir mağazalar oluşturuyor. Başka ülkelerde de benzeri yerel yiyeceklerin popülaritesi artıyor.
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
CHP, kurumlar ve AKP

Çetin ALTAN
Washington’un, Ankara üstündeki ağırlığı...

Melih AŞIK
Bravo Isparta...

Fikret BİLA
Yolsuzluk ve yoksulluk

Hasan CEMAL
Talibanizmi, Ladinizmi zil takıp oynatmak!

Yılmaz ÇETİNER
R. T. E. cumhurbaşkanı A. Gül başbakan olur mu, olur!..

Güneri CIVAOĞLU
Üç treni gütmek

Can DÜNDAR
Evlilik bitiyor mu?

Hurşit GÜNEŞ
Yurtdışı piyasalar seçimden bu yana iyimser

Doğan HEPER
Adalet gitti istikrara dikkat

Hasan PULUR
Dediyse hemen demedi ya!

Derya SAZAK
Yoksulluğu yenmek için

Meral TAMER
McDonald’s: Sağlığa zararlıdır!

Güngör URAS
CHP laf yerine, fikir üretmek zorunda

Serpil YILMAZ
Umarım sesiniz Kayseri’den de duyulur!..

M. Ali BİRAND
Seyirci kalmayın sesinizi çıkarın...

© 2002 Milliyet