Bu sene federasyon ve hakemler Galatasaray’ın önünü kesmek için yemin etmişler. Kuddusi Müftüoğlu da bu yeminin gereğini yerine getirdi. Galatasaray’ın önünü kesmek için her maç başka bir hakem devreye giriyor. Bazen güçleri yetiyor, bazen yetmiyor. Selçuk Dereli bunu becerememişti. Kuddusi efendi becerdi. Galatasaray’ın sahanın hakimi olduğu anlarda kazandığı yüzde yüz penaltıyı vermedi ve oyun bir anda döndü. Ardından da Beşiktaş’ın golü geldi.
Galatasaray yönetimi "fair play" diye diye takımın, federasyon ve hakemler tarafından hakkının yenmesine seyirci kalıyor. Galatasaray çok hırslı oynadığı bir maçta hakem tarafından yendirildi. Yönetimin, Galatasaray’ın haklarını korumaktaki acizliği giderek etkisini gösteriyor. Türk spor tarihine geçecek bir sezon yaşanıyor.
İşin futbol faslına bakarsanız Lucescu, Galatasaray’ı çözememişti. Çünkü ortada çözülecek bir Galatasaray yoktu. Galatasaray taktik olarak ortaya bir şey koyamamanın avantajını bu maçta yaşadı. Cim - Bom’un geçmiş haftalardan göze çarpan bir taktik üstünlüğü olmadığı için taktik çözme ustası Lucescu, Galatasaray’ı çözemedi. Bu yüzden Galatasaray favori olmadığı bir maçta müthiş bir üstünlük sağladı. Ama bu üstünlüğün karşısında hakem vardı. Hakem Lucescu’nun çözemediği Galatasaray’ı çözdü. Bağladı ve bir kenara koydu. Bu sene Fatih Terim’den ve Galatasaray’dan intikam almak isteyen futbol camiası çok mutlu olabilir. Çünkü Galatasaray’ı gasp ediyorlar ve Galatasaray yönetimi buna seyirci kalıyor. Galatasaray’ın yapması gereken ya lige PAF takımı ile çıkmak ya da bu ligle bütün rezerv bağlantılarını kesmektir. Ama ne yazık ki Galatasaray sesini çıkarmıyor.
Türkiye ligi artık şaibelidir. Geçtiğimiz yıllarda şaibeden bahsedenler Galatasaray’ın hakları gasp edilirken gıklarını çıkarmıyorlar. Yazık bu Galatasaray’a... Yazık bu Galatasaraylı futbolcuların emeklerine... Yazıklar olsun kendini üç kuruşa pazarlayan federasyona... Galatasaray başkanından, onun Türkiye’ye yakışmayan fair play anlayışından intikam alan aşağılık spor mafyasına. Yazıklar olsun...