09 Aralık 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Fırtınalı bir gece

     ERDOĞAN ŞENAY

     Ali Sami Yen’de kıyasıya oynanan bir derbi fırtınası yaşanmaktaydı gerçekten. Kötü hava şartlarının ağırlığı da, üç puan kapışmasına tavrını açıkca koyunca, oyunun teknik dengeleri doğal olarak an ve an değişiyordu yarışma süresince.
     Beşiktaş, Dolmabahçe’den çıkıp bir kilometrelik Galatasaray tüneline inince niçin bir deplasman stresine giriyordu ki. Futbolda orta alan gerçeğinin mana ve önemini iki takım da iyi bildiğine göre, Siyah - Beyazlılar, neden orta alanda sayısız pas kayıpları yapıp, bu hassas bölgedeki hakimiyeti Galatasaray’a kaptırıyordu. Evet Tayfur’un yokluğu buram buram belli oluyordu Siyah - Beyazlı savunmada ve orta alan organizasyonlarında...
     Amaral gerek Cim - Bomlu oyuncuları karşılarken, gerekse pas dengeleri yaratma ustalıklarında çok düşük bir tempoda kalıyordu... Galatasaray da oyunu istediği kanatlara veya bölgelere yaymakta önemli beceriler koyuyordu.
     Hasan Şaş, Hakan Ünsal, Ergün Penbe gibi Cim - Bom’un klas ayakları, ağır sahaya rağmen, enfes pas diyalogları yaratıyorlar, ayrıca Ümit Karan ve Arif’e çok önemli yan toplar kaldırarak, gol arayışlarını hızlı bir tempoda tutuyorlardı ilk yarıda. Ancak İlhan Mansız da ilk 45’in son saniye fırsatını öyle rahat bir pozisyondayken nasıl kaldırıp dışarı attı, hayret doğrusu.
     * * *
     İkinci yarıda yağmurla karışık, yel rüzgarlarını arkasına alan Beşiktaş’ın, sahadaki oyunun pas tempolarını sahiplenmesi beklenirken, Galatasaray ilk yarıdaki çabuk top - ayağa top lükslerini aynı çabukluk ve devamlılıkla sürdürüyor, ancak Beşiktaş ceza sahası içi veya çevresinde son gol vuruşunu yapacak bir pozisyon kahramanı çıkaramıyordu oyunun sayı vitrinine.
     Hasan Şaş mükemmel günündeyken, kamikaze gibi topla daldığı pozisyonda neden bu kadar sinirlenip saha boyunca hakem Kuddusi Müftüoğlu’nu kovaladı ki... Ya Mondragon’a ne diyelim... Her karışıklığın içine kalesinden kopup gelmekle, hangi kabadayılığı, kimlere ispat etmek istiyordu. Profesyonel futbolcular öylesine enayi hareketlere koşuşup da, iş olsun diye "Sarı kartölanırlar mı...
     Amaral ile Tümer’i, özellikle sahada gezinip durmasından başka bir görüntüye bürünemeyen İlhan Mansız ile Nouma’yı değiştiren Lucescu, bizce doğru yerde doğru adam değişikliğini imzalıyordu. Zaten bu değişiklikten sonra Zago’nun direkte patlayan topu ve İbrahim’in altın vuruşundan gelen golü Beşiktaş’ı birden Ali Sami Yen’de üç puan karlılığına sokuyordu.
     Özetlersek; iki takımın da kazanmak için çok uğraştığı, futbol kalitesi olarak Galatasaray’ın daha gösterişli, fakat gol noktalarında beceriksizliği, sonucu sahiplenmesine mani oluyordu. Beşiktaş’a gelirsek; gösterişsiz, düz ancak sabırla götürdüğü oyunda aradığı golü de buldu ve kalede Cordoba, savunmada Ronaldo, özellikle de Ali Eren’in mükemmel oynadığı gecede üç puanı kaptı, gitti...
     
     esenay@milliyet.com.tr


 SPOR


LUCE ŞAH TERİM MAT: 0-1
At yarışları
Avrupa ligleri
Efes yakın takipte: 77-70
2. LİG
Detroit kayıp
Filede iki fire
PLANIMIZ TUTTU
KADIKÖY’DE KRİTİK OYLAMA
HASAN ÇILDIRDI
DUVAR YIKTIK
GENÇLER FİŞEK GİBİ: 2-7
Bursa’dan büyük adım: 3-0
‘BÜCÜR, ÇOK BÜYÜK’
Malatya’nın İzmir sefası: 0-3
Sessiz deprem: 5-3
Şimdi de Tayfun esti
Haber turu...
Galatasaray gasp ediliyor
Luce’nin sırrı
Kabadayı yuvası
60+30 dakika
‘İşte benim Fener’im’
Luce’nin sırrı
Galatasaray gasp ediliyor
60+30 dakika
Kumdaki izler
Fırtınalı bir gece
‘İşte benim Fener’im’
Kabadayı yuvası
Kumdaki izler
Fırtınalı bir gece


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet