
|


Şimdiki büyükler harika
7’DEN 77’YE OKUL DIŞI BİLGİLER
Zaman zaman, bugünkü çocuklarla anne- babalarını, bir de benim zamanımdakilerle bizleri karşılaştırırım. Her ne kadar büyük farklılıklar yokmuş gibi görünse de, bugünkü çocukların eskilere oranla daha şanslı oldukları bir gerçek. Özellikle teknolojik araçlar açısından bakıldığında, bu fark oldukça belli.
Ne var ki, bugünkü çocukların, eskilere göre şanssız oldukları yanlar da var. Örneğin, bozulan çevre dengesi ve onunla birlikte oluşan; hava kirliliği, sağlıksız sular, hormonlu yiyecekler, sentetik giyecekler gibi pek çok şey. Ama tüm bunların yanı sıra, artık oyuncakları; tahta arabalar, misketler, tel çemberler, taş oyunları olmayan, bilgisayarlarla top gibi oynayan ve onlarla iç içe yaşayan çocukların varlığı da bir gerçek...
Anne-babalar, bu yeni çocuk tipine ayak uydurmakta oldukça zorluk çekiyorlar. Eğer kendilerini onlarla birlikte geliştirmezlerse aradaki uçurum, hiçbir dönemde olmadığı kadar büyük olacak. Ve kuşaklararası çatışmanın belki de en büyüğüne tanık olacağız.
Bizim toplumumuzda, son on yıl öncesine kadar hiçbir çocuk, ister erkek, ister kız olsun evlenmedikçe evinden ayrılmazdı. Oysa şimdi ortaokul öğrencileri on sekiz yaşını bitirince ev tutacaklarını, yalnız oturmak istediklerini söylüyorlar. Bir baba olarak söylüyorum; buna benim gönlüm de elvermiyor ama, ekonomik özgürlüklerini ellerine aldıkları sürece de pek haksız sayılmazlar.
Eğer istersek, günlük yaşantımızda bununla ilgili pek çok ipucu bulabiliriz. Eskiden anne-baba çocuklarını yedirmek, giydirmek, sevgi göstermek, ilgilenmek, kitaplar okumak, önermek, seçmek zorundaydı. Oysa bugünün anne- babalarının yükü daha bir fazla. Gelişen teknolojiyi, ürünlerini bilmek ve belki de kullanmak zorundalar.
Bazı arkadaşlarımın evine gittiğim zaman, anne-babaların bilgisayar oyunlarıyla oynamak için can attıklarına; ama bilgisayarı bir türlü çalıştıramadıkları için, beş yaşındaki çocuklarına programı bilgisayarına yüklemesi için yalvardıklarına tanık oluyorum. Bu da bana, beş yaşında bir çocuğun öğrendiği bilgisayarı "kırk yaşında bir çocuğun" öğrenemediğini ve öğrenmek niyetinde olmadığını gösteriyor.
O beş yaşındaki çocuk on altı yaşına gelince, kırk yaşındakilerin nerede kalacaklarını düşünmek bile istemiyorum.
Bu yüzden, bilgi çağına, çocuklarımızla birlikte hepimiz bir şekilde girmeliyiz. Bu yüzden ben de çocuklar için interaktif kitaplar hazırlıyorum.
Yalnızca basit bir makineyi kullanmasını bilmediği için, bir çocuk kitabını bile okuyamayan anne-babaların durumuna düşmek istemiyorsanız onlara yetişmek zorundasınız. Çocuklarınızla dünyayı paylaşmak istiyorsanız, onlara yetişmek durumundasınız. Benden söylemesi...
Çizen: Semih PoroyYazara e-mail
CUMARTESİ


Bu müzayede bir ev yapacak
‘Dizilerdeki maço erkekler bana cazip gelmiyor’
Futbolun ticari yüzü
Robbie’nin gözü artık ABD’de
Ne var, ne yok?
Kaya’nın gerçek karısı!
Babam beni tatilde sanıyor. Oysa ben...
Şimdiki büyükler harika
SAYFA BAŞI

|
|

|