
|

Herkes onu yönetmek istiyor
‘Basın hiç desteklemedi, camia da desteğini çekti. Biz de bitirmeye karar verdik.’ Yaklaşık bir sene sonra insanı ürperten bir tekrarı yaşatan Atilla Kıyat’ın, özünde bu ifadeleri taşıyan açıklaması, Fenerbahçe’de ilkelerin değil, zayıflıkların galip çıktığının itirafıydı.
Lorant’ın istedikleri yapılmadığında istifa etmesi, tecrübelerinden zerre ders çıkarmayan Fenerbahçe’yi sarsacak bir hamle olurdu. Belki para, belki de inat için sağlıksız çalışma ortamına devam dedi ve yıllarını mesleğine vermiş birinin, dedikodularla Fenerbahçe’de alaşağı edilişinin son örneği oldu.
Camia ve medya, omuz omuza bu kaosun yaratıcısı. Baskı var, çünkü mahremiyet yok. Fenerbahçe çok konuşuyor ve konuşuluyor. Mustafa Denizli’nin karşılaştığı eleştirilerin kökeni, sadece teknik temellere dayanmıyordu. Samandıra’yı evinin arka bahçesi yapanlara kapıyı kapatması, bir programda söylediği gibi ‘problemlerin içeride’ tutulması, gelenekleri yıkıp savaş ilan etmekti. Fenerbahçe’nin 20 yıl öncesinde kalan ve yeniliği reddeden bünyesine tek adam olarak direnmek mümkün değildi. Aziz Yıldırım’ın, Denizli’nin direnemediği gibi. Yıldırım, kritik anlarda sağduyuyu harekete geçirecek ekip ve ortam yaratamadı.
Fenerbahçe’yi yorumlayanların da ne istediği belli değil. 6 aydır işi sistematik bir asimilasyon olayına dönüştürenlerin, ‘Lorant gitti de hani gitmese de olurdu’, ‘Fenerbahçe’nin derdi Lorant değil ki’ yan çizmelerine 12 saat bile geçmeden başlaması, baskılarla pes eden yönetimin bilmem kaçıncı kez sırtından bıçaklanmasıdır. Yine bir başkan düzene boyun eğmiştir.
Bu günler, kelime haznesi ‘Yeniçeri ocağı, Fener nasıl kurtulur’ laflarından ibaret olanların bayram ettiği, bizlerin de ‘Avrupa ve Türkiye’de başarı için kolları sıvadık. Löw’e desteği sürdüreceğiz’ sözlerini hatırladığı günleridir. Bu sefer, gönüllerdeki mekanı dağıtılmış bir teknik adam geldi. Muhtemelen Oğuz Çetin de bazılarının istediğini vermeyecek. Lorant, Osieck gibi suistimal edildiğini anlaması için zaman geçmesi de gerekmiyor. Canım cicim günlerinden sonra ‘neşeli, rahatlamış, koşan’ futbolcu haberlerinin yerini ‘isteksiz, kavga eden, kaytaran’ tablosunun alacağını biliyor.
Güveni onarıp takım mahremiyetini sağlayabilecek, camia içindeki insanlarla arasına mesafe koyup başkan ve yönetimin görev sınırlarını çizebilecek mi? İşte yine futboldan önce masa başı falları. Ne yapalım, Fenerbahçe topraklarındaki Teksas kanunları futbolu ezer, hainler hiç tükenmez.
ekoksaldi@milliyet.com.tr
SPOR


‘BENİ HİÇ SEVMEDİLER’
At yarışları
Avrupa ligleri
ÜLKER’E YAKIŞMADI: 78-62
2. LİG puan durumu
Hidayet’siz olmuyor
Erdemir’de hayat yok: 0-3
BUZ TUZAĞI
Bir sayfa daha
DİVAN HESAP SORDU
Rota zirve
Emre’ye tam puan
TARİHİ OYLAMA
‘Kral daha ölmedi’
Haber turu...
Genel yaklaşıma dikkat!
Köfte ve rütbe
Herkes onu yönetmek istiyor
SAYFA BAŞI

|
|
|