12 Aralık 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Karşılıklar karışınca

 FazIl Say bir konuştu, ortalık karıştı. Bizde net konuşacaksın, öyle "kuramsal" olunca anlaşılmıyor. Fazıl Say "Goethe karşılığı Beethoven, Nietzche karşılığı Wagner derken edebiyatın müzikte, resimde hülasası sanatlar arasında bir karşılığı vardır" demek istedi. Eder olarak, değer olarak. Bizde Orhan Pamuk ya da Yaşar Kemal ya da bir romanın karşılığı, müzikte Sezen Aksu ya da Orhan Gencebay olarak algılanıyor Say’a göre. Özetle "bir romanın karşılığı onun ederi olan bir senfonidir" diyor. Şimdi bunlar simgeler... Tabii aslında mesela Dede Efendi vardır Nedim’in karşılığı... Ama bizde bir atlama, hemen popülere gitme telaşı vardır. Böyle olunca karşılıklar karışıyor. Karşılıklar karışınca kavramlar da karışıyor. Bir taraf alınıyor ve kendini değersiz olduğu hissine kapılarak "sen bana nasıl böyle dersin" havasına giriyor. Yok öyle bir şey. Fazıl Say simgelerle konuşunca, sistem eleştirisi şahsiyete dökülmüş. Mesele şahıslar değil, bir anlayışın eleştirisi. Batı bu sistemi oturtmuş ve Pink Floyd’u, Beatles’ı ya da Rolling Stones’u nereye koyacağını gayet güzel çözümlemiş. Yeni çağların değerleri de yerli yerine oturmuş. Ama klasikten gelerek, kendi klasiğini yaratarak. Biz toplum olarak, bunun sancılarını daha çok çekeceğiz. Çünkü biz bodoslama televizyona çöreklendik.

 Bayram olur, bayram olunca da Seda Sayan ile Mehmet Ali Erbil birlikte Kıbrıs’a giderler. Bizde standarttır; bayram olunca alışveriş haberi yapılır... Yılbaşı öncesi de hindi fiyatı, otellerin eğlence fiyatları, tombala durumları, fındık fıstık gibi çerez ayarları ile ilgili mutlaka bir şeyler yazılır. Artık Seda Sayan ile Mehmet Ali Erbil’in bu Kıbrıs gidişleri de benim 1983’ten bu yana bildiğim klasik haberler arasına girdi...

 Habertürk yeni gazete çıkarıyor. Bir reklam yapmışlar. "Olağan Şüpheliler"e gönderme var. Zaten hınzır ekipten, böyle hınzır bir reklam beklenirdi.

 SON günlerde muhabirlerin yabancı dil bilip bilmemeleri üzerine tartışmalar var bizim cephede. Önemli bir sorundur. Onu bunu bilmem, Acun’u izleyin. Nasıl konuşuyor ama... Dünyanın bütün hatunları ile anlaşıyor. Sadettin Teksoy yamyamlarla bile konuşuyor. Sonuçta istenildiği zaman olabilecek bir şey.

 SAYFA BAŞI 






Karşılıklar karışınca




TV'DE BUGÜN
EKRANDAN HABERLER
FİLMLERDEN SEÇMELER




© 2002 Milliyet