14 Aralık 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 


BELGELER

AB- KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ
KOPENHAG KRİTERLERİ



Böyle demokrasiye böyle muamele!

AB üyeliğini tarih değil, süreç olarak yorumlayan hukukçular insan hakları ihlalleriyle ancak böyle "tarih" verildiğini söyledi

     BELMA AKÇURA İstanbul

     Türkiye için Kopenhag Zirvesi’nden "Aralık 2004’te gözden geçirme, Kopenhag kriterleri karşılanmışsa en kısa sürede müzakere tarihi" yönünde karar çıkması farklı değerlendirmelere yol açtı.
     
Prof. Dr. Bakır Çağlar (Anayasa Hukukçusu):
     AB üyeliği bir tarih değil, bir süreçtir. Türkiye, 26 Kasım’da, yani zirveye iki hafta kala AİHM’de Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin düşünce hürriyetini koruyan maddelerini ihlal ettiği, yaşam hakkını korumadığı, Güneydoğu’da köy yaktığı, sonuç verecek soruşturmaların yapılmadığı yönünde resmi bir tespit yaptı. Erdoğan da AİHM’ye "Türkiye’de siyasi demokrasi eksik bir demokrasidir" diyerek başvurdu. Bu konularda gerekli yasal düzenleme ve uygulamaların gerçekleştirileceği yönünde de siyasi taahhütte bulunuldu. Bir taraftan tarih istenip diğer taraftan insan hakları hukukunda düzeltmeler için süre istenmesi bir paradokstur, alaturka bir ucubedir. Bu tarih uluslararası diplomaside amatörlerin uğradığı bir hezimetin fotoğrafıdır.
     
     Kriterler yerine gelmedi
Prof. Dr. Eser Karakaş (Bahçeşehir Ü. İktisat Fakültesi Dekanı):
     Türklerin Kopenhag Kriterleri içinde bugüne kadar ne anlama geldiğini sorgulamadığı bir kelime var; istikrar. Demokrasi, "insan hakları ve azınlıklar" der ama bunların devamını garanti eden kurumlardan da söz eder. Türkiye bunun üzerinde çok durmadı ama bu şu demektir; sizin bu kurumları kurmanız yetmiyor, bu kurumların etkinliğinin zaman içinde test edilmesi gerekiyor. Bu kararda çifte standart olduğunu söylemek zor. "Türkiye kriterleri yerine getirmiştir" demek, bunu gönül rahatlığıyla söylemek o kadar kolay değil.
     
     Reformlar devam etmeli
Doç. Dr. Ahmet Sözen (Uluslararası İlişkiler):
     AB’den Türkiye’ye homojen bir mesaj çıkmamıştır. Türkiye’nin şimdi telaşa kapılmadan ve 200 yıllık projesini rafa kaldırmadan demokratikleşme ve çağdaşlaşma yolundaki reformlarına devam etmesi gerekir.
     
     Çifte standart
Özgür Ünal (AB - Türkiye İlişkileri Uzmanı):
     Bu kararla AB’nin çifte standart uyguladığı ortaya çıktı. Ancak, "Biz dışlandık artık giremeyiz" demek Türkiye’nin aleyhine olur. Soğukkanlı düşünüp bir karar almalıyız. Demokratikleşme hareketlerimizi kendimiz için yapalım. O zaman zaten AB’nin almaması için de bir sebep kalmayacaktır.
     



 SİYASET


Böyle demokrasiye böyle muamele!
Erbakan: AB bizim peşimizde koşsun
AKP’ye göre işkenceci milletvekili olabilir!
Anayasa değişti, Erdoğan’ın yasağı kalktı
Çiller, emaneti teslim ediyor
Irak operasyonu terörizme yarar
Jet Fadıl: Zarardan patron sorumlu olmaz
Kısa kısa..


 SAYFA BAŞI 




© 2002 Milliyet