
|

Küresel sosyete!
Aman efendim aman...
Küresel sosyete olmak öyle kolay değil!!!
Söylemesi ayıp; bayram sürecinde Miami, Chicago, New York hattında geçirdiğimiz altı günlük yolculukta bizim küresel sosyetenin maceralarını dinledik.
Biz, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Umut Oran’ın Uluslararası Hazır Giyim Federasyonu (IAF) Başkanlığı görevini Türkiye adına ikinci kez alması nedeniyle yola çıktık. Karaipler ve Latin Amerika ülkeleri temsilcileri Miami’de üç gün kapandılar. 2005 yılı rotalarını çizdiler. Türkiye, bu konferanslarda model ülke olarak anıldı.
Amerika rüyası
Yanlış anlamayın, model ülke olmak kolay değil. Hazır giyimde esnek üretim sistemimizle birçok ülkeye rehberlik edebilecek noktaya gelmişiz. Hazır giyimcilerimiz, ne Çin, ne İtalya, biz yolculuğumuza devam ederiz diyorlar" Onlara kolay gelsin.
Bizim derdimiz başka...
Sanal NAFTA, yok yok TAFTA filan derken gündem karıştı. Ama gündemi hiç karışmayan küresel sosyete yolculuğuna devam ediyor.
Malum, Amerika, büyük rüya. Fırsatlar ülkesi. New York da sosyetenin gözbebeği. Hal böyle olunca fırsatını bulan buraya kaçıyor. Yatırım yapıyor, kendisini yeniliyor. İşte kendisini yenileyenlerden birisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna’nın kayınvalidesi. Hem yüzünü yenilemiş, hem de New York’taki evini gözden geçirmiş. O da ne? Geçen yıl Pepsi Cola’daki hisselerini satan Melih Sipahioğlu, aile içi kavgayı nasıl bitirdi, bilmiyoruz ama bildiğimiz New York’ta Cem Uzan’la apartman komşusu olduğu... Bu arada Doğuş Grubu’nun en önemli profesyonellerinden biri olan Akın Öngör’ün New York’taki küçük dairesini satıp kendisine daha büyük bir ev aldığını öğreniyoruz.
Parti hazırlığı
Daha bitmedi. Herkes büyük partiyi bekliyor. Akfil’in ortaklarından Ender Mermerci boncuk işine merak salmış. Yığınla boncuğu New York’a taşıyormuş. Yalnız değil, kızlarıyla birlikte. Ama ayın 16’sında vereceği parti için hazırlık yapıyormuş. Düzenleme için Vakko ile görüşmüş. ABD, Avrupa, tanıdığı kim varsa vereceği partiye katılacakmış. Ne diyelim? Bütün bunları niye yazdık derseniz, küresel köyün hikayesi.
TÜSİAD, Koç’un mektubunu konuşuyor "İşimize bakalım."
Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi toplantısına katılan işadamı, bürokrat ve siyasetçinin ortak söylemi buydu.
Ana mönü AB, garnitür ise Kıbrıs meselesiydi.
TÜSİAD üyeleri çıkarma yapmıştı. Ankara’daki Yüksek İstişare Konseyi toplantılarına en fazla 60 üye katılıyordu. Bu kez 100’ün üzerinde üye Ankara’ya geldi. Kolay değil, bu YİK toplantısı AK Parti ile geniş katılımlı ilk el sıkışmaydı. Ama Ak Parti o kadar istekli davranmamıştı. 3 bakan, 20 milletvekiliyle YİK kokteylinde yerini almıştı. ANAP’lılar ortalıkta yoktu. MHP’liler topyekün oradaydı. DYP’liler ise YİK toplantısının yapıldığı Sheraton Oteli’nin lobisinde oturmuş, kulis yapıyorlardı. Çünkü bugün ve yarın Meclis dışında kalmanın özeleştirisini yapacaklar. 12 başkan adayından birisine oy verecek, merkez sağın yol haritasını çizeceklerdi.
Ama TÜSİAD YİK toplantısında ortalıkta görünmeyen Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç ile Mustafa Koç’tu. Tabii bir de TÜSİAD üyesi Koç Holding profesyonelleriydi.
Peki, Koç Grubu neden ortalıkta yoktu?
Efendim, TÜSİAD YİK ile Koç Holding yönetiminin geniş katılımla toplantısı aynı tarihe denk düşmüştü. Hatta Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç, TÜSİAD’a mektup yazarak, "Lütfen bizi bu tip organizasyonlarla ilgili olarak önceden bilgilendirin" demişti. Ama TÜSİAD’da başkan yardımcısı olan da Mustafa Koç’tan başkası değildi. Koç’un YİK toplantısının tarihini bilmemesi mümkün müydü? Hayır. Görünen o ki, TÜSİAD’da başkanlık konusu sıkıntılı bir süreci de beraberinde getiriyor. TÜSİAD’ın iki büyük kurucu üyesi Koç ve Sabancı, başkan seçimi konusunda belki de ilk kez karşı karşıya geliyor. Zaten Sakıp Sabancı da "Başkan kim olacak?" diye sorduğumuzda, "Acele etmeyin, konuşuyoruz. Bu ayaküstü konuşulacak konu değil" diyordu.
TÜSİAD üyelerinden Tuğrul Erkin’in toplantıda TÜSİAD tarihinde görülmedik şekilde söz alarak, "Bu başkanı ve yönetim kurulunu nasıl seçiyorsunuz, bizim hiç haberimiz yok. Bu hiç demokratik bir yöntem değil" demesi ortalığı karıştırıyordu. TÜSİAD üyeleri Erkin’e alkışla destek verirken YİK Başkanı Muharrem Kayhan başkan seçimi yönetimini savunuyor, ama alkış desteğini alamıyordu.
Patronlar kulübünde küçükler kafa tutuyor, isyan bayrağını yavaş yavaş açıyorlardı. Sözün özü, çoğunluğu temsil eden üyeleri demokrasi istiyorlar.
melihao@cnnturk.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|