16 Aralık 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



DYP’de Ağar dönemi

     Kıratın yeni süvarisi Mehmet Ağar kongre zaferini başında İskoç kasketi, silahlı yakın korumaları ve terini silen yüzlerce delege arasında coşkuyla kutladı.
     Adı Susurluk skandalındaki ‘derin devlet’le özdeşleşen eski polis şefi, Boğaziçili iktisat profesörü, ‘sarışın güzel kadın’ın Doğru Yol’daki on yıllık iktidar dönemine son verdi. Ağar artık, partinin yeni lideri.
     Ağar’ı zorlayacak güçteki tek rakip İlhan Kesici olmasına karşın, ‘Çiller’in emanetçisi’ şeklindeki propaganda açık ara kaybetmesine yol açtı.
     Kongre öncesi Milliyet’te ‘Sohbet Odası’na konuk ettiğimiz Mehmet Ağar, merkez sağ partilerin 3 Kasım hezimetini yorumlarken, 1990’larda işbaşına gelen Çiller ve Yılmaz’ın, Özal ve Demirel’in aksine ‘muhafazakar sağın alanını, merkezin aleyhinde genişlettikleri’ni savunmuştu. Kentsoylu liderler Anadolu’dan koptukça, Refah’ın ve AKP’nin oyları patlamıştı.
     Anlaşılan bundan böyle ‘Kasımpaşalı Tayyip’ profili, merkez sağ partilerin Anadolu seçmeniyle buluşmasında bir ‘rol modeli’ olacak.
     Halktan kopuk, elitist liderler yerine, ‘vatandaşa daha yakın’ kadrolar göreceğiz partilerin başında. Mehmet Ağar, ‘Susurluk’a rağmen iki dönemdir Elazığ’dan bağımsız olarak seçime giriyor ve milletvekili seçiliyor.
     Ağar’la birlikte DYP Meclis’te ‘tek kişilik parti’ özelliği kazanacak.
     Ocak ayında ANAP kongresi var. Mesut Yılmaz’ın halefi de belli olacak.
     Mehmet Ağar’la ‘sağın geleceğini’ konuşurken, ‘birleşme değil, bütünleşme’den söz etmişti:
     ‘Ankara’da bir masada ANAP’tan, DYP’den 4 - 5 kişinin oturup, partiler birleşsin demesiyle bu işler olmaz. Siyaset yapma tarzının normalleşmesi gerekiyor. Tepeden müdahalelerle, toplum mühendisliği yaparak güçlenme sağlanmıyor. Siyaset memuriyete döndü. Önce siyasi kanalları açmak, teşkilatları canlandırmak, vatandaşı partiye katmak gerekiyor.’
     Kuşkusuz, Türkiye’nin 3 Kasım seçimlerinde merkezden, daha muhafazakar, İslamcı bir tabana kaymasında İstanbul’un varoşlarını, Anadolu’yu ihmal eden liderlerin kusuru var: Çiller’in, 1993’te Türkiye’nin Batı’ya açık yüzü, ilk kadın başbakanı olarak göreve geldikten sonra Refahyol’la koalisyona gitmesini, ANAP ve DYP liderlerinin ‘Yüce Divan’ tehdidiyle karşılıklı yok etme siyaseti izlerken, 1999 seçimleri öncesinde birbirlerini ‘aklama’larını seçmen affetmedi.
     Ancak ‘merkez sağın çöküşü’ salt liderlerin kişisel başarısızlıklarına bağlanamaz. AKP’yi yüzde 35’le iktidara getiren sosyolojik olgu doğru değerlendirilemezse, her biri kendi ‘Tayyip’ini yaratma’ peşindeki DYP ve ANAP yeni düş kırıklıklarına sürüklenir, toparlanamaz.
     2004’teki AB hedefi, AKP’yi Batı’ya açarken, parti kaçınılmaz olarak merkeze yerleşecek. Onlar merkeze gelirken, oy tabanları kayan partilerin AKP’ye göre kendilerini daha ‘sağ’da bulmaları ise ‘DYP ve ANAP’a ne gerek var?’ sorusunu doğuracaktır.
     Ağar’la DYP ilk denemeyi yapıyor. Hayırlı olsun.
     
     dsazak@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Âli Paşa’dan bugüne

Çetin ALTAN
Mutluluklar

Fikret BİLA
Basit yaklaşımlar

Yasemin CONGAR
Yeni bir ittifak doğdu...

Hasan PULUR
Avrupa’yla karışık vergiler bindiriliyor...

Derya SAZAK
DYP’de Ağar dönemi

Ece TEMELKURAN
Mühendis Hanım robotu neden öptü?

Osman ULAGAY
Hayırdır inşallah, Teknoloji konuşmaya başladık

Güngör URAS
İşsizlerin üçte biri lise ve üniversite mezunu

© 2002 Milliyet