
|

Mühendis Hanım robotu neden öptü?
Reklamdaki mühendis hanım reklamdaki Erzincanlı "insan kardeşini" değil de tombik robotu öpüyor. Niye? Erzincanlı bekçi erkek midir? Robot cinsiyetsiz midir? Mühendis niçin kadındır? Bir reklamın "öbür" hikâyesi...
İnsanlar nasıl eskiden gördükleri filmleri, taklit ederek, esas oğlan ve esas kız yerine geçerek, heyecanlanarak anlattılarsa şimdi aynı heyecanla reklamları anlatıyorlar birbirlerine. Bu ara en "film" reklam, robotlu olan. İnsanlar birbirlerine robotu anlatıp, taklit edip gülüyor. İnsan, kendi taklidini taklit ediyor bir bakıma. Bunda bir eğlence buluyor. Bilhassa robotun şarkı söyleyip dans ettiği bölümdeki el hareketlerini, şarkının bir yerine geldiğinde TRT Türk Sanat Musikisi sanatçılarının gırtlak nağmeleri çıkarırken yaptıklarına benzeyen el hareketlerini tekrar ediyor insanlar. Kendi "eksik", "ilkel" taklidini sevimli buluyorlar. Tıpkı çocukların eksik konuşmalarını sevimli bulup, onları taklit ederken neşelendikleri gibi... İnsan, "henüz olmamış" versiyonunu neden sevimli bulur? Çocukları, maymunları ve robotları... Niye?
Bu işi psikologlara bırakıp başka bir soru sormalı aslında:
Robot öpmek daha güvenli
Erzincanlı fabrika bekçisi Şafak Sezer’in robotla karşılaştığı ilk reklamı hatırlayınız. Robotu ne zaman sevdik? Bekçiye "Nerelisin?" demekle kalmayıp "içinden mi?" dediğinde elbette. Yani makine "bizden" olduğunda. Teknoloji üretmeyen bir ülke olarak teknolojiyle "kaynaşmak" için taksiciler nasıl CD’leri dikiz aynasına, Maşallah kuşlarının yanına asıp "kendileştiriyorsa", robotu da aynen öyle "muhabbete girdiğimiz" anda sevdik. Peki robot memleketim insanı olduğu sırada bir yandan da erkek mi oldu kadın mı oldu? İnsan kafası böyle çalışır; karşıt ikililikler kurarak: iyi - kötü, ıslak - kuru, kadın - erkek. Dolayısıyla beyinlerimiz insan "gibi" olan robotun cinsiyetsiz makine olarak kalmasına katlanamaz; ya kadın olacak ya erkek. Reklamdaki robot da -elbette - erkek oldu. Peki Erzincanlı’dan daha insan daha erkek miydi ki mühendis hanım Erzincanlı "insan kardeşini" değil de tombik robotu öptü? Mühendis hanım elbette robotu öpecekti. Çünkü ilk reklamda makinelerden korkarak erkekliği azaltılan, bir erkek karikatürüne dönüştürülen bekçi, artık öpülebilecek kadar erkek değildi. Şiveli konuşması, bir "yurdum insanı" karikatürü olarak bekçi, artık robottan bile daha az "gerçek insan", gitgide daha az "erkek" haldeydi.
Bir yandan da, tahmin edebileceğiniz gibi, bir robotu öpmek bir erkeği öpmekten çok daha güvenlidir! Başınız ağrımaz!
En zararsız erkek, robottur
Mühendis hanımın niye kadın olduğu da çok açık tabii. Çünkü bütün söz konusu makineler öncelikle "kadınsal" şeyler; çamaşır makinesi, buzdolabı, elektrik süpürgesi vesaire. Peki o zaman "Ben çelik. Arçelik!" diyen robot kim olmuş oluyor? Bu makineleri üreterek kadını işlerden kurtaran, dolayısıyla kadını kurtaran "adam". Esas oğlan! Erzincanlı bekçi kim oluyor? Tıpkı Tarık Akan’ın karizmasını belirginleştirmek için yanında komiklik yapan, karikatür karakter! Kız kimi seçeceği konusunda herhalde bir tereddüt yaşamayacaktır. Esas kız, esas oğlanı seçecektir. Robot, tıpkı Tarık Akan gibi filmin sonunda öpülecek olan "erkektir"; kararsızlığa düşülecek bir şey yoktur. Ve zaten biliyorsunuz, Erzincanlı bekçi ile iyi eğitim görmüş mühendis hanım öpüşmeye kalksalar, o ilişki yürümez! Ayrı sosyal sınıflar, başka kültürel düzeyler filan... Kadın robotu öper. Tatlı bir aşk başlar ve tam o anda robot "esas oğlan" olur. Tam o sırada robot insandan daha insandır artık.
Reklamın sonunda robotun sorusunu sormak sırası şimdi Erzincanlı bekçidedir:
"E peki bu ne demek?!"
ecetem@hotmail.com
SAYFA BAŞI

|
|

|