18 Aralık 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





Dahiydi. Deliydi. Çoktu!

Tiyatro yönetmeni ve yazar olan Anne Delbee’nin 1986’da kaleme aldığı Camille Claudel biyografisi "Bir Kadın" yeniden yayımlandı.

     ILGIN KÜREKÇİOĞLU

     Bazen kaybedersin. Bu, soyut bir yenilgi bile olsa, öyle bir ‘iç şeytanı’ uyanır ki derinlerinde, daha da çok kaybetmek, tüm sahip olduklarından kurtulmak ihtirasına kapılıverirsin. Kendine hoyratlık ettiğin müddetçe, atlanan bu yeni eşiğin yarattığı amacına biraz daha yaklaştığın her an, avuçlarının arasından bir şeyler daha kayıp bırakır seni. Vazgeçmiş olmanın erdemi gelir yüzünün ortasına çöreklenir ve özyıkım tam teninden, tam ruhundan basar tetiğe. Böyle erkekler, böyle kadınlar biliriz. Ki bazı kadınlar eşik yaratan bu yenilgiyi, kaybı bir aşka yükler. Daha açık söylersek o aşkı, her halükârda yaşayacak oldukları bir çöküşün nesnesine dönüştürmeyi tercih ederler.
     Oysa aşk erkeğe pek böyle tesir etmiyor, değil mi? Kadınlarla varlıklarına varlık katıyor ve kendilerini bu dişilere sadece ‘onlarsız da kalabilecek kadar’ yaklaşmaya programlayabiliyorlar. Auguste Rodin’in, Camille Claudel’in kendi özvarlığına değmesine izin verdiği ölçüde... Bazı kadınlar da Claudel kadar paramparça oluyorlar bu mesafeli yakınlık, bu dizginlenen tutku sonrasında...
     1864 doğumlu heykeltraş Camille Claudel, yazar Paul Claudel’in deli gibi sevdiği kız kardeşi, heykelin efsane ismi Rodin’in bir yerden sonra sevmeyi yeterince beceremediği sevgilisi, müzik adamı Debussy’nin yakın arkadaşıydı. Daha da önemlisi büyük bir sanatçıydı! Heykeller yapıyordu. Dahiydi. Deliydi. Güzeldi. Lacivert gözleri, beline kadar gür dalgalarla inen kızıl kestane saçları, uzun bir endamı vardı. Küstahlık derecesinde açıksözlü mizacıyla oldukça megaloman bir kadındı. Çoktu. Her şeyin fazlasına sahipti. Ve arkasına saklanmayı seçtiği kahkahaları acı bir neşeyi ifade ediyordu. 17 yaşına geldiğinde heykeltraş olma arzusu artık dizginlenemez bir hal almıştı. Aslına bakarsanız gizemli bir ilişki kurduğu babası da destekliyordu onu. Camille, babasının erkek dünyasına salmaktan çekindiği pathos’uydu. 19 yaşındayken tanıştığı Rodin’in önce öğrencisi sonra sevgilisi oldu. 15 yıl süren birliktelikleri boyunca Rodin’in hayatından başka kadınlar da geçti. Rodin’den ayrıldıktan sonra ve hastaneye gönderilmeden önceki 15 yıl ise Claudel için azap doluydu. Önceleri artık heykele devam edemeyeceğini düşündü. Çünkü bitmişti. Her şey. Ama hayır. Kendini yok ederken garip bir erdem sahibi olmuştu. Sabretmesi gerektiğini öğrenmişti. Edecekti. Kiraladığı evde sefalet içinde taşlarla, demirlerle boğuşuyor, onları satın alabilmek için yaptığı denkleştirmeler dünyevi tek yanı gibi kalıyordu artık. Heykellerini mermere geçiriyor, bronza döktürüyor ve düşük fiyatlara satarak kedilerini beslemeye çalışıyordu.
     Son günlerini geçirdiği hastanede ağzının kenarında biraz tükürük biraz köpük, mermer parlatmaya alışık parmakları havada şekiller çizerek, beyninin içinde yankılanan, eserine konsantre olmasına müsaade etmeyen çığlıklara, fısıldaşmalara doğru haykırıyordu: "Susun deli karılar!"
     Anne Delbee, Camille Claudel’in 79 yıllık yaşamına farklı bir ilgi duyan, empatiyle yaklaşan bir kadın. Yazdığı biyografik anlatıda da sanatçı bir kadının bir başka sanatçı kadını, ama önce ‘kadın’ı derinden sezişinin aydınlığı ve samimiyeti var.
     Erkek dünyasının Camille Claudel çapında kendini ispatlamış kadınlara kestiği ceza makbuzunun üzerinde ‘bir meraklısı çıkana dek unutulmak’ yazar. Erkek dünyası yetenekli kadının peşini ne yaşarken ne de sonrasında bırakır.
     Claudel’i yıkıma sürükleyen, son 30 yılını akıl hastanesinde geçirmesinde önemli bir eşik olan Rodin aşkı hakkında fikir jimnastiği yapmak için, Bruno Nuytten’in 1988 yılında çektiği, Isabelle Adjani ve Gerrard Depardieu’lü başarılı dram "Camille Claudel"i tekrar tekrar seyredebilirsiniz...
     
     Bir Kadın
     Anne Delbee
     Çeviren: Ayşe Kurşunlu Ortaç
     Everest Yayınları
     458 s.
     







 KÜLTÜR & SANAT


Kadınlar ve sırları
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
James Dean gibi gitti
Dahiydi. Deliydi. Çoktu!
Bin yılların bilgeliği
"Kanım canım şizofrenim"
Jane’in derdi ne?
Bol iğneli denemeler
Garip akımı da garip kaldı
Sanat tarihinde devri alem
Kültürel mirasla dans eden resimler
Onun düşleri var
Parti öncesi şarkılar
Sessiz ‘Beatle’
İster sev ister sevme
Zehra Yıldız’a saygıyla
Zor para
Bir yönetmen doğuyor
1 trilyonun sahibi kim olacak?
"Ağır Roman" pek ağır geldi
Bu tarifin tadı başka
Vakit gece, işçiler yorgun
Hayat atölyesi
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet