
|


Bol iğneli denemeler
Hilmi Yavuz’un son kitabında ironiyle hüzün bir arada...
MEHMET KENAN KAYA
Budalalığın Keşfi" yayımlanmadan Milliyet Kültür & Sanat’a verdiği röportajda "Basit beğeniler, sıradanlık ve vasatlık bağlamında sadece Türk toplumu değil, dünya da hızla ve çok ciddi bir biçimde budalalaşıyor," diyordu Hilmi Yavuz. Budalalığı da, Milan Kundera’nın "Roman Sanatı"ndan yola çıkarak "bir akıl meselesi olmaktan çok dünyaya karşı alınan bir tavır" olarak tanımlıyordu. Yavuz’a göre artık edebiyat, politika, televizyon; her yer Flaubert’in "budalaları" ile doluydu ve işte 21. yy.’a da "onlaröla birlikte giriyorduk.
"Budalalığın Keşfi" piyasaya çıktığı gün Türk medyası da yerli roman furyası bağlamında, "nitelikli okur", "metaya dönüşmüş roman"; "has edebiyatçı / safderun aydın" tartışmaları yapıyor ve yeni bir tespitmiş gibi Yavuz’un 10 yıl önce yazdıklarını yeniden "keşfediyordu". Belki ironi üzerine çift kaşar olacak ama - "Budalalığın Keşfi"nde de zaten bu yazıyordu: "Tabiat gibi kültür de boşluktan nefret eder. Hiçbir yeni düşüncenin ortaya konmadığı, hiçbir eski meselenin yeniden üretilemediği toplumlarda, zihin hayatındaki boşluklar elbette, şöyle ya da böyle doldurulur. Bizde de öyle oluyor. Hayatımızın her kesiminde olduğu gibi zihin hayatımız da arabeskleşiyor."
"Budalalığın Keşfi"; şiirin ve felsefenin haddesinden geçerek incelmiş, "sıradan okura hiç yüz vermemiş" bir yazarın ironiyle hüznü, Doğu ile Batı’yı, aşkla ayrılığı "bir kalemde" anlattığı; bol iğneli denemeleri. Ama bence daha da önemlisi - beğenileri giderek sığlaşan bir edebiyat ortamında - "sıradan", "basmakalıp", "harcıalem" olan ne varsa, hepsine bir karşı tavır. Meraklısı için: Yavuz’un, Orhan Pamuk’un "Kar" romanı üzerine yazdığı "Niteliksiz Okur"; fikir dünyamızdaki arabeskleşmeyi ironileştirdiği "Labirent", Namık Kemal ve Tanzimatçıların safderunluklarına bir ağıt olan "Aydınlar ve Saflıkları" ve tabii "Mitoloji ve Magazin" bu duruşun çarpıcı örneklerinden (Zira Türk okur - yazarı arasında Yunan mitolojisinin bir tür magazin olduğunu öne sürüp, mitolojiyi "Hangi tanrı, hangi tanrıçayı kaçırmış? Kim kime ne ceza vermiş" diye özetleyen yazarlar da var!). Bu arada kitapta soytarılığa bir tür övgü olan "Soytarılar" ve alafranga züppelik ve dandy’lik bağlamında Halil Şerif Paşa üzerine yazılmış denemeler de ironinin ne menem bir silah olduğunun unutulmaz örnekleri. Artık "Kahve", "Pipo", "Enfiye" gibi keyifli yazıları da külyutmaz okurun keşfine bırakıyorum.
Budalalığın Keşfi
Hilmi Yavuz
Can Yayınları
115 s.
Fiyatı: 4.500.000 TL.
KÜLTÜR & SANAT


Kadınlar ve sırları
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
James Dean gibi gitti
Dahiydi. Deliydi. Çoktu!
Bin yılların bilgeliği
"Kanım canım şizofrenim"
Jane’in derdi ne?
Bol iğneli denemeler
Garip akımı da garip kaldı
Sanat tarihinde devri alem
Kültürel mirasla dans eden resimler
Onun düşleri var
Parti öncesi şarkılar
Sessiz ‘Beatle’
İster sev ister sevme
Zehra Yıldız’a saygıyla
Zor para
Bir yönetmen doğuyor
1 trilyonun sahibi kim olacak?
"Ağır Roman" pek ağır geldi
Bu tarifin tadı başka
Vakit gece, işçiler yorgun
Hayat atölyesi
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|