
|


Kültürel mirasla dans eden resimler
Yusuf Taktak Galeri Nev’de açılan yeni sergisinde İstanbul’un kültür katmanları arasında dolaşıyor.
DİLEK ŞENER
Yusuf Taktak, figür kullanmadan insanı anlatan "bisiklet" ve "üçgen" imgelerine, Galeri Nev’deki sergisinde bir yenisini daha ekledi: "Dikilitaş" ya da arkeoloji biliminin terminolojisine göre "obelisk".
Sanatçının 1970’li yıllardan başlayarak bugüne kadar süregelen sanatsal oluşum çizgisinin yönünü belirleyen temalar, içinde yaşadığı toplumun olaylarına dayanıyor. "Bisiklet" ve "üçgen" kendi biçimsellikleriyle resimlere yansırken; içerikte, belirlenmiş anlamlara sahip olduğunu öğreniyoruz. Her şeyden önce Yusuf Taktak’ın sanatsal uğraşlarının kaynağını toplumun yapısında ve yaşadığı ülkenin kültürel mirasının dokusunda arıyoruz. Sanatçı, biçimleri resimsel düzlemde kendi öz anlamlarından arındırır. Bisiklet "insan"ı üçgen ise "mekân"ı ifade eder. Sanatçı, üzerinde yaşadığı toprakların sunduğu verileri araştırarak, bir bakıma kendi kimliğini sorgular. Tarihi veriler ışığında yaptığı her mücadele sonuçta sanatçıya resminde yeni biçimlerin yolunu açar. Çadırdan yola çıkarak bugüne kadar resminin temeline yerleştirdiği "üçgen" Taktak’ı "dikilitaş" temasına kadar sürükler. Çadır teması, 1980’li yıllarda yaşanan toplumsal çalkantıların somut göstergeleri olan grevlerden kaynaklanır.
"Başkaldırı", "özgürlük" ve "devinim" bu biçimlerin temelinde yatan anlamlar olarak karşımıza çıkıyor. Toplumda yaşanan ve zamanın akışına karışarak belleklere yerleşen olayları sanatıyla geleceğe taşıyor Yusuf Taktak. Ayrıca sadece tuvalin tanıdığı sınırlarla yetinmiyor. Birçok sergisinde tuvaldeki mekân arayışları sergi alanın içinde de devam ediyor.
1980’li yılların sonunda ise Sultanahmet Meydanı’nın dokusunda yeni oluşumların peşindedir. Onun vazgeçemediği "üçgen" teması yeni bir kimlikle ifade alanının sınırlarını genişletir. Dikilitaşın içinde var olan kültür, egemenlik, özgürlük simgeleri Yusuf Taktak’ın sanatçı kişiliğiyle örtüşür. Çadır temasının kültürel katmanların içinden çıkarak resimlerin içeriğine yerleşmesini sanatçının boya ile paylaştığı düşün sürecinin bir sonucu olarak değerlendiriyoruz. Yusuf Taktak’ın resimlerinde bu temayla başlayan sanatsal süreç, zamanın silemediği verilerle yeni anlamlara yönelir. Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet Camii, Büyük Saray’dan kalan mozaikler zamanın yuttuğu dönemlerin bugüne ulaşan kültür yumaklarıdır. İşte bu renkli biçimler arasında inanç, zaman veya dönem gözetmeksizin Yusuf Taktak, Galeri Nev’deki sergisinde farklı dilleri kültür katmanları arasından boyayla çekip çıkarıyor. Onlara kendi düş dünyasında yeni yaşam alanları yaratmak için...
Galeri Nev
(0312 437 93 90)
Bitiş tarihi: 18 Aralık 2002
KÜLTÜR & SANAT


Kadınlar ve sırları
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
James Dean gibi gitti
Dahiydi. Deliydi. Çoktu!
Bin yılların bilgeliği
"Kanım canım şizofrenim"
Jane’in derdi ne?
Bol iğneli denemeler
Garip akımı da garip kaldı
Sanat tarihinde devri alem
Kültürel mirasla dans eden resimler
Onun düşleri var
Parti öncesi şarkılar
Sessiz ‘Beatle’
İster sev ister sevme
Zehra Yıldız’a saygıyla
Zor para
Bir yönetmen doğuyor
1 trilyonun sahibi kim olacak?
"Ağır Roman" pek ağır geldi
Bu tarifin tadı başka
Vakit gece, işçiler yorgun
Hayat atölyesi
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|