
|

Dokunulmazlık ve ihale işleri
AKP’ye ve Tayyip Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen Yeni Şafak gazetesinin manşetten verdiği haberi şöyle başlıyordu:
"Yolsuzluk ve yoksullukla mücadele vaadiyle iktidara gelen AK Parti hükümeti, ‘sümenaltı edilen’ yolsuzluk dosyalarını açıyor. Hükümet ilk olarak Karadeniz otoyolu ihalesini masaya yatıracak. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, geçmiş hükümetlerin sümenaltı ettiği dosyaların mahkemelere intikal etmesini sağlayacaklarını belirterek, ‘Sümenaltı dosyası kalmayacak’ dedi."
Evet, geçen dönemde örtbas edilen, savsaklanan yolsuzluk dosyalarını AKP bir an önce "bağımsız yargıya"ya ulaştırmalı. Böyle bir girişim alkışlanır. Haberde belirtildiği gibi, AKP yoksullukla ve yolsuzlukla mücadele vaadiyle seçmenden oy aldı.
AKP asıl bir vaadiyle daha oy topladı. Milletvekili dokunulmazlıklarının sınırlandırılacağını vaat etti. Çünkü yolsuzlukların üzerine gidilmesi dokunulmazlıklarla yakından ilgiliydi.
AKP iktidara geldikten sonra ise, dokunulmazlık konusunun bir yıl sonraya bırakıldığı açıklandı. Bundan da önemlisi, Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılması için yapılacak Anayasa değişikliğine, ancak dokunulmazlıklar da aynı pakette getirilirse oy vereceğini ilan eden CHP’nin tavrındaki değişiklik oldu. CHP bu Anayasa değişikliğine, dokunulmazlıklara dokunmayarak oy verdi.
Bunun ardından, AKP’nin, ihale yasasının uygulanmasını bir yıl ertelemek ya da değiştirmek için hazırlık yaptığı ortaya çıktı. O ihale yasası ki, Dünya Bankası’nın ısrarıyla ve AB’ye uyum gerekçesiyle çıkarılmış; yürürlüğe girmesi, müteahhitlerin lobisi sonucunda 1 Ocak 2003’e ertelenmişti. Yasa müteahhitler ile siyasetçi arasındaki çıkar ya da ahbap çavuş ilişkilerine son vermeyi amaçlıyordu.
Fazla söze gerek yok. Halep oradaysa arşın burada!
Yolda "duble yol" ihaleleri var.
Eski ihale yolsuzluklarını yargıya verin, helal olsun!
Ya peki, ihale sanığı iken AKP’den Meclise girip dokunulmazlık zırhına bürünenlerin durumu ne olacak?
Şu dokunulmazlığı da kaldırın, size duble helal olsun!
Bir açıklama Geçen hafta dokunulmazlıkla ilgili yazımızda "sanıklar" arasında adı geçen Enerji Bakanı Hilmi Güler, hakkında herhangi bir soruşturma ve dava olmadığını bildirdi. Hem bu durumu açıklıyoruz, hem de Güler’in uzun açıklamasına rağmen, bu konudaki haberlere adının karıştırılmasının nedenini tam anlayamadığımızı açıklıyoruz.
Bir şiir Dizelerimiz bir tıp doktorundan; Patoloji Profesörü Uğur Hacıhanefioğlu’nun ikinci kitabı Son Akşam Şiirleri’den. (Simurg Yayıncılık, 2002).
"dallarıma konan kuş mu? kelebek mi? / başımı döndüren ne? / bulutsu bir rüzgara bıraktım kendimi / yüzüm söğüt yaprağı incesi / yüzer gibi gün ortası ellerim"
ngureli@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|