19 Aralık 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Musul - Kerkük endişesi

Irak’a operasyon olasılığı artarken, Ankara kulislerinde Bağdat yolu üzerindeki petrol bölgesinin geleceği tartışılıyor. Türkiye’nin gerekirse bölgedeki çıkarlarını korumak için tek başına hareket edebileceği belirtiliyor

     SERPİL ÇEVİKCAN

     ABD’nin Irak’a yönelik olası operasyonuna ilişkin tartışmalar sürerken, Ankara’da, bölgenin ekonomik anlamda en yaşamsal coğrafyası olan Musul - Kerkük eksenli endişeler masaya yatırıldı. Ankara’nın soğuk bakmasına karşın "kuzeyden kara harekâtının" tercih edilmesi halinde, bu bölgenin ABD ile ya da tek başına Türkiye tarafından kontrol edilebileceği konuşuluyor.
     Kulislerde, ABD ve İngiltere’nin Türkiye sınırından kara birlikleriyle operasyon planına sıcak bakılmamasının nedenlerinin başında, Musul - Kerkük endişesinin geldiği kaydediliyor.
     
     Ulusal çıkarlar söz konusu
     On binlerce askerin sınırdan Irak’a girmeleri halinde ilk hedefin Bağdat yolu üzerinde yer alan Musul ve Kerkük olacağı, bu bölgenin Amerikan ve İngiliz askerlerinin kontrolüne girmesi halinde başta Türkmenlerin durumu olmak üzere, Türkiye’nin ulusal çıkarlarının zedeleneceği kaygısının tartışıldığı belirtiliyor.
     Petrol bölgesine ilk giren gücün buradaki kontrolü uzun süre elinde tutmayı başaracağına dikkat çekiliyor. Bundan kaygı duyan Ankara’nın, "ABD, Türk askeriyle koordineli hareket etmeli" görüşünü savunduğu, gerekirse bu bölgedeki çıkarlarını "tek başına koruma" amacıyla hareket edeceği belirtiliyor.
     
     Ekonomik sakıncalar
     BM kararına dayalı ve Türkiye dışındaki bölge ülkelerinin de katkısının yer aldığı bir operasyon tercihinin dile getirilmesinin, bu açıdan da yorumlanması gerektiğine işaret edilirken, üst düzey resmi makamların, petrol bölgesinin "tek güç" tarafından kontrolünün politik ve ekonomik sakıncaları üzerinde durduğu kaydediliyor.
     Türk askerinin, PKK ile mücadele ve ilk Körfez krizi sonrasında Kuzey Irak’ta yaşanan gelişmelerden bu yana bölgedeki "deneyim ve etkinliğine" dikkat çekiliyor.
     Başkent kulislerinde dile getirilen önemli noktalardan biri, alternatifli operasyon hazırlıkları yapan Türkiye’nin sınırda "pasif" bir güç olarak yer almayacağı. Türk askerinin operasyonun her aşamasında "güvenlik tehdidini" de dikkate alarak çıkarlarını aktif biçimde gözeteceği kaydediliyor.
     
     Kuzeyden harekât uygun
     Askeri stratejistler ABD yönetiminin AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da doğrudan ilettikleri "Kuzey’den (Türkiye tarafından) harekât daha uygun olur. Maliyet açısından da idealdir" görüşünü şu iki nedene dayandırıyorlar:
•  36. paralelden itibaren Bağdat 110 km. uzaklıkta. 36. paralele kadar Irak yönetiminin kara ve hava kontrolü yok. Kalan 110 km. de ise güçlü bir kara ordusu yer almıyor. Kuveyt sınırından Bağdat’a kadar olan uzaklık ise yaklaşık 650 km. ABD bu nedenle kuzeyden harekâtı daha uygun görüyor.
•  Hem bölge, hem de Bağdat yönetimi açısından hayati önem taşıyan petrol bölgesi kuzeye daha yakın.




 DÜNYA


Musul - Kerkük endişesi
Genelkurmay: Yığınak yok
Irak’a aniden girebiliriz
Dünya turu


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet