19 Aralık 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Queen’i yeniden keşfeden Kaşif

Tolga Kaşif’in kasım ayında Londra’da verdiği konser büyük gürültü kopardı. Dünyaca ünlü rock grubu Queen’in şarkılarının bir klasik senfoni halinde çalındığı konserin albümünün satışı da birkaç haftada 80 bine ulaştı

     Nevsal Elevli

     Kıbrıslı Türk klasik müzik sanatçısı ve besteci Tolga Kaşif’in üstün yetenekli ellerinde, bir zamanların ünlü rock grubu Queen’in unutulmaz melodileri ölümsüzleştirilerek şiirsel bir klasik senfoni haline geldi. Geçtiğimiz günlerde Londra’nın South Bank adlı salonunda verilen konser büyük ilgi topladı. Ne de olsa rock’tan klasik müziğe geçiş, Kaşif’ten önce çok az sayıda müzisyenin başarılı olabildiği bir müzik olayı.
     1970’lerden 1990’ların başına kadar en önemli rock gruplarından biri olarak kalmayı başaran Queen, solistleri Freddie Mercury’nin 24 Kasım 1991’de ölümünün ardından dağılmıştı. Gitarist Brian May, bas gitarist John Deacon ve davulcu Roger Taylor 11 yıldır özel projeler için zaman zaman bir araya geliyordu. Kaşif’le beraber çıkılacak konser öncesi May şöyle diyordu: "Sadece Queen’in şarkılarının orkestraya uyarlanmasını dinleyeceklerini zannedenler büyük bir şok geçirmeye hazır olsun!!!!"
     Bu dört ünlem işareti; May’in, senfoninin ne denli başarılı olduğuna inandığının bir göstergesi değil mi? Çok da haklı. Bu senfoni müzik dünyası için büyük bir yenilik. Kaşif şarkıların orkestral düzenlemesini yapmaya davet edilmeden önce, pop ve klasik müzik arasındaki trafik tek yönlüydü. Gerçi Billy Joel, Joe Jackson, Deep Purple, Paul McCartney gibi bazı müzisyen ve gruplar bazı şarkıları orkestra için düzenlemişlerdi ama klasik müzik sanatçıları kaynak ararken ender olarak pop dünyasına geçmişlerdi.
     Tolga Kaşif proje EMI tarafından kendisine açıldığında melodilerdeki olağanüstü enerjiyi hemen hissettiğini söylüyor: "Melodilerin rock yapısını kaldırın, kendi ayakları üzerinde duruşlarındaki güzelliği hemen fark edeceksiniz. Queen’in müziğini çocuk yaşlarda çok sevmiştim. ‘Bohemian Rhapsody’yi 11 yaşında dinlediğimde büyülendiğimi hissetmiştim. Yıllar sonra üzerlerinde çalıştıkça şaşkınlığım ve hayranlığım arttı."
     
     Daha önce de ünlü müzisyenlerle çalıştı
     Liseyi bitirdikten sonra Royal College of Music’te eğitim gören Kaşif, müzik üzerine mastırını Bristol Üniversitesi’nde yaptı. 1997’de Elton John, David Bowie, Brodsky, Courtney Pine gibi müzisyenlerle BBC televizyonu için hazırlanan başarılı "Children in Need" kampanyasında yer aldı. Orada Lou Reed’in "Perfect Day" şarkısının derlemesini de yapan Kaşif artık İngilizlerin klasik müzik dalında aranılan bir ismi olmuştu.
     İngiltere Müzik Ödülleri’nde en iyi besteci ve en iyi albüm için aday gösterilen Kaşif, BBC için yaptığı bu senfoniden kazandığı deneyimin Queen senfonisi için bir başlangıç noktası olduğunu söylüyor.
     Bu referanslar May’in de gözünden kaçmamış olacak ki gitarist "Eser yepyeni bir vizyon ve misyonu olan bir sanatçının eseri. Queen’in melodileri, atmosfer ve dokusuyla donatılmış eser kendine özgü resmini çiziyor, şiirini yazıyor" diyor. Ona göre ortaya çıkan sonuç anıtsal boyutlarda ve zamanın önünde.
     Eleştirmenler, Tolga Kaşif’in anıtsal yapıtının en enteresan tarafının ise sınır tanımaması olduğunu söylüyorlar. "Besteci istediği bölümlerde şarkıların, hatta melodilerin tümünü kullanma gereğini duymamış. Altını çizmeye değer gördüğü kısımların kendince çılgın yorumlarını kendi hayal gücünü resimlemekte kullanmış."
     Senfoni piyasaya çıkalı henüz bir ay olmasına rağmen İngiltere’de 80 binin üstünde satarak rekora doğru gidiyor. Şu anda da müzik listelerinde birinci sırada.
     Kıbrıslı öğretmen Meral Kaşif ve mühendis Güner Kaşif’in üç oğlundan biri olan Tolga Kaşif, Londra doğumlu. Bir müddet Kıbrıs’ta yaşadıktan sonra ailesi ile beraber tekrar Londra’ya geldi.
     40 yaşına bastığı gün Milliyet’in sorularını cevaplayan Kaşif’in en büyük arzusu ise Doğu ve Batı’yı birleşterecek bir senfoni yaratmak.
     
"Mevlevi müziğini çok seviyorum"
Müzikle tanışmanız nasıl oldu?
     Henüz 6 yaşındaydım. Doğum günümde annem bana bir piyano hediye etti. Ve o günden beri piyanoyu hiç bırakmadım. Annem şarkı söylerdi. Ben notaları çıkararak piyanoyu çalmaya başladım. Bu arada annemin arkadaşlarından biri beni duydu ve bana ders vermek istedi. Türk folklorik müziğini kulaktan dolma parçalarla çalmaya başladım. 8 yaşındayken okulda çocuk konserinde piyano çaldım. Konseri dinlemeye gelenler arasında bulunan Royal Akademi’nin ünlü öğretmeni Elizabeth Fraser, dinledikten sonra bana ders vermek istedi. 11 yıl beni çalıştırdı. Her şeyi ondan öğrendim. Kraliyet Müzik Okulu’na girene kadar Fraser’dan ders aldım.
     
Beste yapmaya ne zaman başladınız?
     15-16 yaşında kendi kendime bazı şeyler yapıyordum. Orkestralarda görev aldım. 15 yaşındayken Londra’da Yılın Genç Müzisyeni ödülünü verdiler.
     
Hep klasik müzik üzerine mi çalışıyorsunuz?
     Film müzikleri de yapıyorum. Son 10 yılda birçok İngiliz televizyon dizisi ve filmleri için besteler yaptım. Paramount Pictures’ın "Criminal" filminin müziğini, 1991 yılında BBC televizyonu için Körfez Savaşı’na ilişkin altı bölümlük belgeselin müziğini besteledim. ITV’de 36 bölümlük drama dizisi "Where the Heart is" müziği de benim.
     
En çok sevdiğiniz diğer müzik türleri hangileri?
     Mevlevi müziği ve neyin sesini çok seviyorum. En büyük arzum, Türk klasik müziği ile Batı esintili bir eser yapmak. Türk klasik müziğini çok seviyorum.
     
Neden Queen’le çalışmayı seçtiniz?
     EMI müzik şirketi bana Queen’in albümünü yapıp yapmayacağımı sordu. Ben de bilgisayarda bir deneme çalışması yaptım. Çok beğenildi. 18 ay üzerinde çalıştım. Şimdi Queen, Almanya’da bile müzik listelerinde bir numara.
     
Önümüzdeki günlerde ne tür projeler var?
     20 Aralık’ta Bursa’da olacağım. Bursa Senfoni Orkestrası eşliğinde Çaykovski’nin "Beşinci Senfoni"sini çalacağız. Ayrıca keman konçertosu üzerine çalışmalar yapıyorum.
     
Eşiyle 16 yaşında tanıştı, görür görmez aşık oldu
Eşinizle nasıl tanıştınız?
     Foster erkek okulunda okuyordum. 16 yaşındaydım. Okulda bir opera yönetiyordum. Bir sopranoya ihtiyacımız vardı. Kathryn geldi. Görür görmez aramızda bir şeyler oldu. İnanılmaz ama aşk o zaman başlamıştı.
     
O da müziğe meraklı mı?
     Evet. Piyano çalar. Ama asıl mesleği psikoterapi.
     
Çocuklarınızı nasıl yetiştirmek istiyorsunuz?
     Hepsinin müziğe merakı ve kabiliyeti var. Onlar da dallarında birçok ödül aldılar. Hepsi müzisyen; Maya viyolin, Esma keman ve piyano, Sami ise kontrbas meraklısı. Her cumartesi müzik okuluna gidiyorlar.
     
En çok sevdiğiniz Türk sanatçı kim?
     Sezen Aksu. Doğu-Batı sentezinde çok başarılı ve kendisini çok seviyorum.
     
Hobileriniz neler?
     Karate benzeri tai chi ve meditasyon yapmak. Satranç ve tabii ki tavla oynamak.
     
En çok sevdiğiniz müzik aleti?
     Piyano. Teknolojiyi de çok seviyorum. Örneğin, Amerika’dan bile müzik alışverişi yapabiliyorum.
     
Spor yapıyor musunuz?
     Fırsat buldukça. Bir zamanlar masatenisi şampiyonu olmuştum.
     



 PAZAR


Yemek 2002’nin yükselen değeri oldu
"Hâlâ TİP’li olsaydım bu kitap yüzünden atılırdım"
Queen’i yeniden keşfeden Kaşif
Kuştepe gençliğine Bilgi yaradı mı?
Erkek Mezdeke
‘İşim benim için bir eğlence’
Üç kuşağın hayatı at üzerinde geçti
Pamukbank fotoğraf koleksiyonunu sergileyecek
"Tılsımlı Eller" müze kuruyor
Şarapların kralı İstanbul’daydı
Çocukların dilekleri gerçek oluyor
Ege’den gelen özel bitkiler
Aman bitrul, canın çıksın!
Bir cinayetin anatomisi
İngiliz tacına ne oluyor?
İlk turistler kişi başına 2 bin 250 kuruş harcadı
Mevlana’dan çocuklara öyküler
Türküz haa, ona göre!


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet