19 Aralık 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Güce Tapma Sendromu

     Başarılıysan tüm kozlar elindedir ve tölerans hat safhadadır. Buna popülarite denebilir. En doğrusu ise ‘her yaptığın mübah’ suskunluğudur. Herkes bu insani tutsaklığa düşebilir. Ama mantığı öne çıkarmak sorumluluğundakiler, doğruyu koşullara göre istediği zaman söylerse, güvensizlik ve nifak yüklemiş olurlar.
     Lucescu önceleri yeterli takdiri görmemişti. Zira futbol başarılarının Fatih Terim’e endekslendiği, yaptıklarının tek doğru olduğu gibi tekelci bir yargı yerleşmişti. Şimdi ise iki meslektaş rakamlara dökülen kıyaslama içinde. Sezon öncesi manzara bambaşkaydı. Galatasaray’ın eksiklerini, geçmişe dayalı yorumlarla kamuoyu dikkatinden uzaklaştıran mutluluk tablosu vardı. Ama performans çizgisi ters gidince her şey göze battı. Diğer tarafta artık Lucescu sistemi de kanat adamları da rahatsızlık vermiyor. Çünkü Beşiktaş kazanıyor. Terim de ilk iki yılında daha ağır ifadelerle suçlanmıştı.
     Sorun başarılı insanın takdir edilmesi değil. Başarısız dönemlerde, onlar kadar hakim olunamayacak konulardaki eleştirileri, hak iddia etmeye çevirmede. Güce tapan bu futbol düzeni, futbolcuların kendilerini hakemden üstün görmelerini, yaptıkları çirkinlikleri geçiştirmek demek. Onları kazanırken yermeyen düzen, uluslararası maçlardaki agresifliklerin sebebini kitaplarda arama yanlışına sapıyor. Sinan Engin, soyunma odası koridorlarındaki üzücü yüzünü, ertesi hafta iki takım oyuncularının atışmasını kullanarak unutturmaya çalıştı. Futbolcular birbirine küfür edebilir, öpüşüp barışırlar. Ama onların örnek olduğu taraftarlar, birbirine öpücük göndermiyor. Bu vukuatlar, ahlaki sorgulama içine sokulmadı. Beşiktaş Galatasaray’a yenilse (ki maç gidişatında doğal bir skor olurdu), Lucescu yaptığı değişikliklerin hesabını günlerce veremeyecek, unvan maçı kaybetmiş ilan edilen Terim bu sefer üstün olacaktı.
     Galatasaray’da iken de oyuncusuna şefkatini gösteren Lucescu, o dönemlerde rakip takımlar ve hakemler hakkındaki açıklamalarıyla nahoş bir kimlik çizmişti halbuki. Olumlu ve olumsuz her yönüyle insanları kabul etmek yerine başarılı ise kusursuz, başarısızsa kişiliksiz yapmak geleneğimiz oldu.
     Terim’in otoritesini hakemlerin üstüne taşıyan tablosu doğal karşılanıyor. Televizyonda süt dökmüş gibi oturup ona Fatih hoca diye hitap edenler, Oğuz Çetin’e mahalle arkadaşı laubaliliğinde yaklaşıyor. Çünkü insana ve temsil ettiği makama değil, gücüne saygı duyuyorlar. Yani güce tapanlar sendromunun içindeyiz. Kimin ne zaman kıro, beyefendi, köylü veya profesör olacağını bilemeyiz.
     
     ekoksaldi@milliyet.com.tr


 SPOR


KARTAL DÜŞEŞ ATTI: 1-2
At yarışları
Avrupa ligleri
ÜLKER PERİŞAN: 65-82
2. LİG puan durumu
16 dakikada beş sayı
Eczacı yine acı: 2-3
BÖYLESİ GÖRÜLMEDİ
YILDIRIM ÇARPTI
KUPADA ÜMİT VAR:1-0
TRABZONSPOR tam yol ileri: 5-2
Emre tamam Okan sırada
En iyisi Ronaldo
Karadeniz’in kralı Rize: 1-0
Gençler fırtınası: 6-0
Bu Diyar’da yok!: 1-2
Kocaelispor ipten döndü: 6-5
Malatyaspor zorlanmadı: 3-1
Haber turu...
Vasat maç
Nasıl bilirdiniz?
Fenerbahçeli’ye tavsiyeler
Güce Tapma Sendromu


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet