26 Aralık 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Gençliğine kurban ettiler

     Everton menajeri David Moyes, Arsenal’in 30 maçlık yenilmezlik rekorunu bitiren 16 yaşındaki Wayne Rooney’in verdiği gurur yerine mide sancılarıyla uyandı ertesi gün ve Everton camiasını onu korumaya çağırdı: "Sokakta görürseniz hemen eve gönderin." Ve ekliyordu: "Fazla röportaj yapıp basının önüne çıkmasına izin vermememizi anlayışla karşılayacağınızı umuyorum."
     Milli Takım seviyesinde etkili isimler çıkarmakta zorlanan İngilizler’in, korumacılık damarlarını kabartıp, "aman doğru yoldan sapmasın" mesajlarını belki de normal karşılamak lazım. Neyse ki, teknik futbolcu konusunda milletçe o kadar sıkıntımız yok. Şu dönemlerde, transfer kapanına Rooney gibi gelişi önceden belli olmasına rağmen, potansiyeli ancak tek maçlık (çoğunlukla 3 büyükler karşısında) hareketlerle sunulanlar yakalanıyor.
     İnsanları bir yeteneği kaybetmemek uğruna bu kadar paniğe sevkeden ne? Moyes için menajerler, zengin kulüpler, onu para makinesine döndermek isteyen reklamcılar, yanağını dayayıp tabloid gazete manşetlerine düşürecek güzeller, gece gündüz gölgesi olacak medya, vb... Kültür ve tarz farklı olsa da özünde insan ve sosyal yaklaşımlar pek değişmiyor, sadece geçilmemesi gereken sınırlar farklı. Yani bizim çocuklar da aynı dertlerden muzdarip.
     Gol ustası Ian Rush, "Gençken tek yapmak istediğiniz gol atmaktır, ama yaşlandıkça başka şeylere de ihtiyaç duyulduğunu anlarsınız" diyerek kendinizi geliştirin mesajı verirken, diğer umut Owen’ın golcülüğü tartışmalarına hocalığını yapmış P.Taylor nokta koyuyordu: "Henüz 23 yaşında ve daha iyi olmak için çok çalışıyor." Taylor kısaca el insaf diyordu !
     Tuncay da benzer hengame içine düşen başka bir isim. Hocaları ve emek verenlerin "sola yakın da oynar, forvet arkasında çok başarılıdır" sözlerine kulak vermeden, çok yönlü futbolcu kişiliğini "gelişimini tamamlamış santrfor" kabına tıkıştırma çalışmaları ve 3 gol sonrası medyanın tam sayfa manşetlik röporaj yarışı, Everton menajerini uyutmayan kabusların Türkiye yansımasıydı. Aslında bunlar gencecik yaşına rağmen liderliği hazmetmiş, Hassler tarzı bir biyoniklik içindeki Kemal, Servet, Selçuk ve diğer umutlar için de geçerli. Ama onlar 3 büyüklerde olmadıklarından hakettikleri övgüyü alamama rahatsızlığına rağmen, aşırı ilgiden uzak olma huzuruyla çekiştirmelerden kurtuluyorlar. Geçen sezonun Şeşil - Siyahlı Tuncay’ı ile bu sezonun Sarı - Lacivertli Tuncay’ı arasındaki fark da bu. Tuncay ve diğerlerinin geleceğini renkler değil, kendileri ve onlara yol gösterenler belirleyecek. Kamuoyu ve medya cephesindeki övgü - yergi ölçüsüzlüğü geçmeleri gereken en büyük engel.
     
     ekoksaldi@milliyet.com.tr


 SPOR


BAŞKAN'IN GÖZYAŞLARI
At yarışları
Avrupa ligleri
ÖRS SIKINTILI
2. LİG puan durumu
RAKAMLARA MEMO DİYOR
Düello Cim-Bom’un: 2-3
TARİH YAZAN PROFESÖR
Fener’de kritik gün
Aslan’dan yatırım
UYKULARIM KAÇTI
FUTBOLA YILBAŞI HEDİYESİ
‘Boşluk içindeyiz’
Olimpiyat alarmı
NEFES NEFESE
Haber turu...
Lucescu: Durmayalım; düşeriz
Gençliğine kurban ettiler


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet