26 Aralık 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Yılbaşı şarkıları mı; savaş borazanları mı?

     Hiç merak etmeyin; Irak’lı, Saddam’lı, Washington’lu, Diyarbakır’lı manşetler, öbür günden itibaren, birkaç günlüğüne mayna olmaya başlar.
     Kim ister savaş borularıyla yılbaşı kutlamayı?
     Kaldı ki Bush, Bağdat’a saldıracaksa şubatın ortalarına doğru saldıracakmış gibi...
     Daha 6 hafta, Tanrı’nın günü "Washington’a şu kadar evet, bu kadar hayır" söylentileriyle mi, yatıp kalkacağız?
     Yarım yüzyılı aşkın bir süredir - elbette Lozan’a uygun olarak - sımsıkı bağlanmış olduğumuz, vazgeçilmez büyük müttefikimizin birtakım ricalarına karşı, kibar davranmayacak kim vardır ki, Ankara’da?
     Diyelim ki Pentagon; 80 bin Amerikan askerinin, 5 yıl süreyle Diyarbakır’da konuşlandırılmasını istiyor.
     Elbette - tıpkı Soğuk Savaş yıllarında olduğu gibi - özgürlüklerimizin ortak güvencesi, demokrasilerimizin ortak çıkarları, çağdaşlığımızın ortak dayanışması için istiyordur bunu...
     50 yıl önce de, aynı nedenlerle göndermemiş miydik Güney Kore’ye askeri birliklerimizi?
     Biliyorsunuz Marshall yardımları da o sayede başlamıştı, Cooley kredileri de...
     ***
     Her ne kadar ABD Başkanı Wilson’ın ilkelerine göre biçimlenmişse de Sevr Antlaşması; biz Sevr’i yırtıp, yerine Lozan Antlaşması’nı tüm dünyaya kabul ettirmiş; bağımsızlığı dillere destan, görkemli bir Cumhuriyet olduğumuz için; yarım yüzyılı aşkın bir süredir sımsıkı bağlanmış olduğumuz, vazgeçilmez büyük müttefikimizin; Irak’a karşı işbirliği isteklerine "hayır" demek gibi, bir tutarsızlığa ne kadar düşebiliriz?
     ***
     Neden genel seçimler birdenbire erkene alındı?
     Neden anlı şanlı siyasal partiler bir anda tasfiye oldu?
     Çünkü ulusal irademiz de; Başkan Bush’un, Saddam operasyonuna karşı ortak bir tavrın benimsenmesinden yanaydı herhalde...
     Hafif İslam profilli bir Ankara iktidarıyla, Irak’a karşı ortak bir operasyona girişmek ve karşılığında da, AB üyelik müzakerelerinin başlaması için Ankara’ya bir tarih verilmesini sağlamak...
     ***
     Besbelli ki ABD, bize hem dolar, hem de silah kredileri açan büyük bir ağabeyimizdir.
     Şimdiye dek ağabeyimizin, bizi hep kolladığı iddia edilirken, şimdi niye parmaklasın?
     ***
     Gerek İncirlik gibi, Türkiye’deki ABD üsleri olsun, gerek ABD Çevik Kuvveti gibi, Türkiye’deki askeri güçleri olsun; ne zararları dokundu herkesin hayran olduğu Türk demokrasisine?
     5 yıl süreyle Diyarbakır’da 80 bin Amerikan askerinin konuşlanmasından da ne çıkar yani?
     Nasıl olsa cümle alem biliyor, bizim Sevre’i yırtıp Lozan’ı yaratmış bağımsız bir devlet olduğumuzu...
     ***
     2003 yılı harika hareketli geçecek...
     Şimdi birçok kimsenin aklına takılan gerçek sorun şu:
     - Saddam devrildikten sonra, Saddam’a ait 71 saray ne olacak?
     Acaba bunlar Irak operasyonundan sonra, uluslararası bir ihalede satılıp da, paraları İstanbul varoşlarındaki yoksul ailelere dağıtılamaz mı?
     Ne de olsa Mehmetçik’in de, büyük katkısı dokunacak Saddam’ın devrilmesine...
     ***
     Irak, Saddam, Bağdat konularından usandınızsa, yılbaşında ne yapacağınızı düşünün...
     O da güllerinizi açtırmıyorsa, 2020 yılını düşünün...
     Düşünün ki, Türkiye de AB üyesi olmuş. Artık bir Avrupa vatandaşısınız. Paris de sizin kentiniz; Londra da; Atina da... Dilediğinizde, TL’nin yerine geçen "euro" karşılığında; dilediğiniz yerde mal mülk edinir; dilediğiniz gibi yaşarsınız oralarda...
     Tabii Türkçe yerine de, İngilizce konuşmayı yeğleyerek...
     ***
     Türkiye çok hızlı bir değişimin arifesinde...
     "Bulan buluyor şekerim" modeli zenginlik anlayışı da, aşılıyor; olduğundan fazla görünme havalanmaları da; hamasi sloganlarla "Türk’e Türk propagandası" yapma politikaları da...
     Türkiye de, kendi gerçekleriyle yüz yüze geleceği aynalarda, evrensel bir saydamlaşmaya doğru gidiyor...
     ***
     Soğuk Savaş yıllarında, onca yazar, çizer, düşünürün hayatı neden kahredildi öyleyse, diye soruyorsanız...
     Olur böyle vakalar...
     Tarihsel değişimler, yapılan işkenceleri, yapanların kıçına kakalar...
     
     c.altan@prizma.net.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Saddam’sız çözüm

Çetin ALTAN
Yılbaşı şarkıları mı; savaş borazanları mı?

Melih AŞIK
Temiz kitap...

Fikret BİLA
Beyaz Saray’a giden fatura

Hasan CEMAL
Öyle bir Ortadoğu hayal ediyorum ki!

Yılmaz ÇETİNER
Savaş rüzgarları eserken... Anılar...

Güneri CIVAOĞLU
Önalmak kozu

Can DÜNDAR
‘Ağlama!..’

Hurşit GÜNEŞ
Savaş çıkınca ne olacak?

Doğan HEPER
Çanlar kimin için çalıyor?

Sami KOHEN
Mesele sadece Irak değil...

Mehmet Y. YILMAZ
Saddam gitmeli... Öyle ya da böyle...

Hasan PULUR
"Mutlu ol Nazım!"

Derya SAZAK
İsmet Paşa’dan Özal’a

Meral TAMER
3 - 4 yılı da Irak yüzünden kaybederiz!

Güngör URAS
Irak faturasını ödemeye başladık

M. Ali BİRAND
Irak harekatı şubat ayında...

© 2002 Milliyet