
|

‘Ağlama!..’
Halimiz tam da Rıfat amcayla Hejar’ın haline benziyor...
Handan İpekçi’nin 32 ödüllü harika filmi "Büyük Adam Küçük Aşk"ı görenler neden söz ettiğimi anlayacaklardır.
Görmeyenler için özetleyeyim:
Emekli hakim Rıfat Bey, otoriter bir cumhuriyetçidir. Evini temizlemeye gelen Liceli bir kadın dışında kimsesi yoktur.
Bir gün, karşı dairesinde oturan gençlere küçük bir Kürt kızı "emanet gelir". Ancak ev, polis baskınına uğrar ve içeridekiler öldürülür. Kimsesiz kalan küçük Hejar, Rıfat amcanın evine sığınır.
Rıfat amca ona aş, ekmek verir, üstünü giydirir, ama Kürtçe bilmediğinden bir türlü iletişim kuramaz. Liceli kadınla konuşmalarına da -ilkeleri gereği - izin vermez. Kız ağlar, ne istediğini anlayamaz. Acz içindedir. İşi polise havale etmekle, kızı sahiplenmek arasında bocalar.
Bir süre sonra bu yolla anlaşamayacaklarını görür ve Hejar’la diyalog kurabilmek için temizlikçiden yardım ister.
Giderek durumun mantık dışılığını fark eder ve Hejar’ın dilini öğrenmeye koyulur. Küçük kıza söylediği ilk Kürtçe sözcük, adeta yaşanan bütün acıların tesellisidir:
"Negri!.." ("Ağlama!..")
***
Komşudaki Kürtler bir operasyon bekliyor bugünlerde...
Yaşadıkları evin sahibi öldürülecek ve onlar kaçıp bizim eve sığınacaklar.
Lakin bizim evde dilleri yıllar yılı yasak sayıldığından, yeni ev sahipleriyle anlaşmakta hayli güçlük çekecekler.
Ve biz de tıpkı Rıfat amca gibi acz içinde kıvranıp duracağız:
"İşi polise mi havale edelim, Kürtleri sahiplenelim mi?"
Türkiye’nin kararsızlığı o kadar ortada ki:
Hem bölgede bir Kürt devleti kurulmasını "savaş nedeni" sayıyor, hem de üslerini açarak bu gelişmeye bizzat önayak oluyor. Üstelik Diyarbakır’ı bu saldırganlığın üssü haline getiriyor.
Bir yandan devlet kanalında kerhen de olsa Kürtçe yayına hazırlanıyor, öte yandan Kürtçe türkü yüzünden Ahmet Kaya’yı, Sezen Aksu’yu linç ediyor.
İbrahim Tatlıses ulusal kanalda Kürtçe türkü söylüyor; ama aynı gün, sözünü ettiğim filmin yönetmeni Handan İpekçi hakkında "devleti küçük düşürmek" suçlamasıyla 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açılıyor.
"Rıfat amca" iyice sıkışıyor.
***
Dün, komşum Melih Aşık’ın sütununda Mülkiyeli hocam Baskın Oran, bu kargaşadan çıkışın yolunu gösteriyordu:
"Yapmamız gereken, sırf Kürt devleti kurulmasın diye Amerika’nın yanında savaşa girmek değil, Kuzey Irak’taki Kürtlerle derhal temasa geçerek, oluşturulacak Kürt federe devletinin ebeliğini yapmaktır."
Lafı bile korkunç görünüyor değil mi?
Oysa "Kuzey Iraklı Kürtlerle Amerika üzerinden ilişki kurmayı bıraksak" ve korkularımızı yenip orada akraba saydığımız, aş, barınak vermeye hazırlandığımız halklar için Türkiye’yi herkesin bir arada özgürce yaşayabildiği bir çekim merkezi, bir model ülke haline dönüştürebilsek, hem yanı başımızda demokratik bir oluşumun, hem de bölgede aradığımız itibarın yolunu açmış oluruz.
İşte o zaman kapımıza dayanan komşu Hejar’ın yaralarını sararken kardeşçe kulağına fısıldayabiliriz:
"Negri!.."
can.dundar@e-kolay.net
SAYFA BAŞI

|
|

|