
|

3 - 4 yılı da Irak yüzünden kaybederiz!
Aslında sadece halkımız değil ne hükümet, ne de asker Irak’la savaşmayı istiyor. Ama Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti’nin deyişiyle "ekonomide kendi başımızı belaya sokmuşuz bir kere!" Köşeye sıkışmışız. IMF dolayısıyla ABD’ye göbekten bağımlıyız. Bir de Kuzey Irak’ta kurulacak Kürt devleti konusunda söz sahibi olma meselesi var. Bush yönetiminin ABD’ye biçtiği dünya jandarmalığı rolüne maalesef teslim olarak, doludizgin savaşa sürükleniyoruz.
Önceki akşam finansçıların ağırlıkta olduğu bir toplantıdaydık. AKP’nin seçim zaferinin ardından perde perde yayılan iyimserliğin, yerini derin bir kaygıya bıraktığını gördük.
2006’dan önce gelmez
Derin kaygının öznesi Irak. Nicedir yabancılarla evlilik hayali kuran Türk bankalarının tüm umutları sönmüş. "Ortadoğu öylesine karışacak ki, hiçbir yabancı banka 2006’dan önce Türkiye’de yatırıma yanaşmaz artık" diyorlar. Oysa Garanti Bankası ve Türk Ekonomi Bankası (TEB) gibi yabancılarla daha önce nişan safhasına gelmiş bankalar 2003 için evlilik hayalleri yapıyorlardı.
Finans Dünyası dergisinin sahibi Şeref Özgencil’in düzenlediği toplantıya Serdengeçti’yi dinlemek üzere gitmiştik. Ancak kokteyl bölümü, yaklaşan savaşın gölgesinde geçti. Görünen o ki, bugünlerimizi de arar hale geleceğiz. Savaş bizi daha da yoksullaştıracak. Hazırlıklı olun.
Greenspan diyemez
Neyse ki Serdengeçti sözü alır almaz, bizleri toplantının ana gündemi olan fiyat istikrarıyla buluşturdu. Merkez Bankası Başkanlık koltuğunda vekaleten oturduğu dönemlerde ser verip sır vermeyen Zekeriya Yıldırım, toplantıyı açarken Greenspan’la ilgili şu hatırlatmayı yaptı: ABD Merkez Bankası Başkanı Alan Greenspan, geçenlerde bankacılara hitaben yaptığı konuşmanın sonunda "Eğer bu akşam sizlere düşündüklerimi tam olarak anlatabildiysem, kendimi başarısız sayacağım" demiş.
Serdengeçti diyebilir
Serdengeçti ise tam tersine "Merkez Bankası’nın ne yapmak istediğini açık - seçik anlatmakta kararlı olduğunu" toplantı boyunca birkaç kez ısrarla tekrarladı. Zaten Serdengeçti’nin üslubu o kadar direkt ve dobra ki, lafı eveleyip gevelemesi, dilinde dolandırması kişiliğine aykırı.
Türkiye’de konjonktür öylesine hızlı değişiyor ki, 2 hafta kadar önce toplantıyla ilgili çağrıyı aldığımda Merkez Bankası doların TL karşısındaki düşüşünü durdurmak üzere piyasalara müdahale etmişti. Serdengeçti de herhalde hükümetin enflasyon hedeflerini biraz gevşetme arzusunun yüksek maliyetini anlatacaktı. Oysa toplantı günü geldiğinde dolar daha fazla yükselmesin diye müdahale eden bir Merkez Bankası ve IMF ile yürütülen programın hedeflerinden sapma olmayacağını TV ekranlarından yemin - billah tekrarlayan bir Başbakan vardı karşımızda.
Kurun rolü
Serdengeçti yine de kalıcı ve sürdürülebilir bir büyüme için düşük enflasyonun şart olduğunun altını çizmekten geri kalmadı. Kurun rolüyle ilgili olarak da kayda değer şu saptamalarda bulundu:
"Kurun rolü tamamen değişmiştir. Eskiden kurdaki oynamalar bir nedendi, içinde siyaset de vardı. 2001 krizinden bu yana uygulanan politikalarda ise bir sonuçtur. Eskiden kurdaki büyük oynamaların ceremesini Merkez Bankası çekiyordu, şimdi herkes paylaşıyor.
Ülkenin rekabet gücündeki sürekli düşüşün kura pek bağlı olmadığını çoğumuz göremiyoruz. Oysa 10 yılda 2 büyük devalüasyon geçirdik, yine de rekabet gücümüz geriledi."
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|