
|

"1984’e mantıklı bir ağıt"
Sepet sepet yumurta, sakın beni unutma. Kedi olup sevdalan, ama hiç sıçan tutma. Kuzum, Tanrı aşkına, sen ne diyorsun? Ve ey 1984 bizi bırakıp nerelere gidiyorsun? Açıl kilit açıl. Açılmaz. Anahtarı nerde? Suya düştü. Su nerde? İnek içti. İnek nerde? Dağa kaçtı. Dağ nerde? Yandı bitti kül oldu. Vay benim köse sakalım. Yine akşam oluyor elektriği yakalım. Mustafa mıstık arabaya kıstık, gözlüğümüzü takalım seyrine bakalım.
***
Mantık yok efendim, mantık yok. Çünkü zat-ı alilerinin dünyaya gelişinde temel çivisi gibi bir mantık var değil mi? Kundağınızı kirlettiğinizde mantıklı mantıklı ağladınız. Mantıklı mantıklı emeklediniz, mantıklı mantıklı sıraladınız. Mantıklı mantıklı iğneler batırdılar ellerinize, mantıklı mantıklı nazarlık taktılar omuzunuza...
1984 de mantıklı mantıklı bitti. Yirmi beş bin günlük ömürden üç yüz altmış beş gün daha çözülüp gitti. Mantıklı mantıklı gitti. Mantıklı mantıklı bitti.
***
Neyin ne kadarı tutarlı, ne kadarı fasarya? Kim kendini ne kadar akıllı sanırsa sansın, hiç beklemediği yerlerde mantara da basar ya... Ya ispinoz ya saka, ya karga, ya kanarya...
Uçtu uçtu ne uçtu? Cahit Sıtkı’ya sorarsan gençliği uçtu. Ağlayan kadına sorarsan mutluluğu uçtu. Son fırtınalarda kiminin çatısı, kiminin kiremiti uçtu. Bir uçurtma vardı özenli bezenli. O da bir türlü uçmadı.
"Geçen dakikalarım nerdesiniz, korkarım yıldızların düştüğü yerdesiniz"... Yatağınızda uyurken bile, inanın ki yine de bir bilinmez seferdesiniz. Geminiz pupa yelken bitmiş takvimlerin içinde gitmededir. 1984 de eski takvimler gibi bu akşam bitmededir.
***
Bu hayhuy neden, neden bu hayhuy? Kulaklarınla gör, gözlerinle duy. Burnunla ye, dudaklarınla kokla. Cüzdanın yerinde mi? Safrakesenle yokla. Bu da ne demek yahu? Ne demekse yıl bitti, o demek işte yahu...
Zaman geçiyor kardeşim. Ay, aman, emin misiniz efendim? Nasıl geçiyor, nereden geçiyor, niye geçiyor? Elli yıl sonra, doğacaklar, şimdi sizin için geçmekte olan zamanı, kendi rüyalarına püskül yapacaklar. Onlar da biraz post, biraz koltuk, biraz külah kapacaklar... Ve onlardan elli yıl sonra doğacaklar da bizim bilmediğimiz yıllardan daha başka yıllara doğru sapacaklar. Ve onlardan elli yıl sonra doğanlar da... Ve onlardan elli yıl sonra doğanlar da... Bizlerden elli yıl önce doğmuş olanların yaptıklarını bir hayli yapacaklar...
Çok mantıklı bir olay... Yaşam dediğin doğmadan da çok kolay, öldükten sonra da çok kolay...
Ey 1984, bizi bırakıp nerelere gidiyorsun?
Akıllı akıllı yazıp, akıllı akıllı konuşalım. Akıllı akıllı konuşup, akıllı akıllı yazalım. Sonra da birbirimize soralım:
Kuzum, Tanrı aşkına, sen ne diyorsun?
—————-
Not: 17 yıl önce yazılmış bir yazı... "Güneşöten...
c.altan@prizma.net.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|