30 Aralık 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Sinan Kara olayı

     Datçalı gazeteci Sinan Kara, 2002 yılının son ‘basın suçlusu’ olarak cezaevine konuldu.
     İstenseydi, Tayyip Erdoğan’la ilgili TCK 312 kapsamındaki suçlamaları ‘basın affı’ kapsamında sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldıracak yasal girişimler dikkate alınarak Sinan’ın 3 aylık mahkumiyeti de ertelenebilirdi. Avukat Burhan Apaydın’ın tüm uğraşlarına karşın, Sinan Kara İstanbul’dan dayanışma için gelen bir otobüs dolu gazetecinin Marmaris’ten ayrılacağı saatlerde tutuklanarak Ula Cezaevi’ne gönderildi.
     Sinan Kara’nın Datça’daki gazetecilik serüveni Aziz Nesin’in Anadolu kasabalarından esinlenerek yazdığı öykülere bile taş çıkartacak olaylarda dolu.
     Genç bir muhabir Kara. Babası Erzurum’da matbaacıymış. 10 yıl önce Datça’ya yerleşmiş. Küçük bütçeli, yerel ilanla yaşayan bir gazete çıkarmaya başlamış. O arada ulusal basına da haber geçiyormuş.
     Sinan’ın son yıllarda Datça’dan verdiği haberler, büyük gazetelerde manşet olmaya başlayınca, ilçede kıyamet kopmuş.
     İşte bazı haber başlıkları:
     ‘Kaymakam, haramdır diye köpeklerin denize girmesini yasakladı.
     Cemaatten toplanan bağışla müftüye araba alındı.
     Öğretmenevine savcı baskını...
     Fak Fuk Fon parasıyla verilen yemeğe fakir çağrılmadı.’
     Datça bu haberlerle Türkiye’nin gündemine gelince Sinan’a da ceza ve tazminat davaları yağmaya başlıyor.
     İlçede ne kadar kamu yöneticisi varsa Kara’dan davacı. Hakkında açılan davalarda istenen mahkumiyet 18 yılı buluyor.
     Ancak Sinan Kara’yı Ula Cezaevi’ne gönderen davanın bunlarla ilgisi yok.
     Datçalı gazeteci, belki de bugüne kadar kimseye uygulanmayan bir yasa maddesini ihlalden, ‘Datça Haber’ adlı yerel gazeteyi zamanında Kaymakamlığa göndermediği için 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor. Bu cezanın parasal karşılığı ise 30 milyar lira.
     Sonuçta ortaya şu çıkıyor:
     Sinan’ın haberlerinin Datça’daki kamu görevlileri arasında uyandırdığı tepki, kendisine ait yerel gazetenin ‘şekli eksikleri’ üzerinden ‘cezalandırma’ sürecine dönüşüyor. Basın Yasası Anadolu’da bu kadar katı uygulansa, cezaevleri yerel gazeteci dolar.
     2002 yılı Türkiye’nin AB sürecinde en ileri adımı attığı yıl oldu. Ölüm cezası kaldırıldı. Demokratikleşmenin önü açıldı. Buna rağmen, düşünce özgürlüğü önünde kimi engeller hala duruyor.
     Tayyip Erdoğan’ın yasağını kaldırmak üzere ‘Anayasa değişikliği’ne bile gidildi. Böyle bir ortamda, Sinan Kara’nın, ‘Datça Haber’ gazetesini, Kaymakamlığa zamanında göndermedi diye 3 ay hapse atılması olacak şey midir?
     Haydi hakim ve savcılar uygulamada ‘hoşgörü’ göstermiyor, Adalet Bakanlığı da cezayı ‘erteleme’ yoluna gidemez miydi?
     2003 yılına bir gazeteci daha ‘cezaevinde’ giriyor.
     Burası Türkiye, özgürlükler ülkesi!
     
     dsazak@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Mehmet Ali Aybar...

Çetin ALTAN
"1984’e mantıklı bir ağıt"

Fikret BİLA
Savaş değil sorun bizim

Yasemin CONGAR
Irak konusunda AKP’ye düşen...

Hasan PULUR
Zoraki sapık!

Derya SAZAK
Sinan Kara olayı

Ece TEMELKURAN
Allah saklasın! Ya başka bir hayat mümkünse?

Osman ULAGAY
Büyük borsalar 2002’de de toparlanamadı

Güngör URAS
9 ayda ülkeye giren net döviz sadece 291 milyon dolar

© 2002 Milliyet