
|

Irak nereye?!
AMERİKAN saldırısı karşısında Irak’ta neler olur? Halk (ya da halklar?!) ne yapar? Baas rejimi Taliban gibi kolay devrilir mi? Irak ordusu Saddam’ı devirir mi?
Yoksa, Saddam’a bağlı silahlı güçler ölümüne direnir mi? Kanlı, uzun sokak savaşları mı olur?!
Herkesi kaygılandıran, bu işte!
Ankara’daki brifinglerde çizilen bir tablo önemli:
"Irak’ta Saddam rejimi Sünnilere dayanıyor. Irak’ta rejimin silahlı ve silahsız örgütleri ve elitler büyük çapta Sünnilerden oluşuyor. Muhalefet ise Kürtlere ve Şiilere dayanıyor..."
Sünniler Saddam’a sadakatini sürdürürse, onu devirmek daha zor olabilir, savaş uzayabilir..."
Merkezi otoriteyi sarsacak bir savaş yüzünden, bu "etno politik" dinamikler Irak’ı parçalanmaya sürükleyebilir; ABD istemese de...
***
ARAP dünyasında kurumların tarihi ve dolayısıyla kültürel derinliği yok. Bizde kökleri 1850’lere kadar giden hukuki ve kültürel "vatandaşlık" kavramı Arap dünyasında elli yıllık bir laf!
Onun için Arap dünyasında mezhepler ve aşiretler "etno - politik" gruplar gibi işliyor!
Saddam’ın asıl gücü Tikrit aşiretinden geliyor, aşiret Sünni kesime dayanıyor... Birlikte çoğunluğu oluşturan Şii Araplar ve Sünni Kürtler ise "güvenilmez" görüldüğü için "kurulu düzen" onları dışlıyor. Onlar da fırsat buldukça ayaklanıyorlar. Kan ve dehşetle bastırılıyorlar.
Suriye’nin Baas rejimi ise azınlıktaki Suriye Alevilerine dayanıyor; devletin silahlı ve sivil kurumlarında onlar egemen.
1982’de Hamas’ta ortaya çıkan Sünni ayaklanması kan ve dehşetle bastırıldı, Hamas haritadan silindi! Suriye Baas rejiminin "Halepçe"si Hamas’tır..
Rejimlerin totaliter karakteri ve tabanlarının böyle "etno politik" dar gruplara dayanması devlet terörünü besleyen bir paranoya yaratıyor.
***
ORTODOKS Hıristiyan Arap Micheal Eflak’in eseri olan Baas Arap milliyetçiliği, Alman milliyetçiliğinden esinlenmiştir ve "bütün Araplar bir millettir" ilkesine dayandığı için, ülkeler arasındaki sınırları tanımamaktadır! Böylece "vatan duygusu" oluşmamakta, bu da toplumsal aidiyet duygusunun gelişmesini ve siyasi ve kurumsal istikrarı engellemektedir. (Adel Darvish, Unholy Babilon, sf. 199)
Saddam’ın Kuveyt’i işgalini hatırlayınız...
"Vatan" ve "vatandaşlık" değerleri zayıf kalınca, rejimi kuran diktatörlere ve şeyh ailesine sadakat, ülkenin kendisinden önemli oluyor! İşte Saddam kültü...
Bu sebeplerle, savaş çok kanlı ve uzun olabilir, Irak "etno politik" unsurlara parçalanabilir.
Madalyonun öbür tarafı da var: Kişiliksiz kolektivite sadakati kölece bir bağlılıktır ama kırılgandır: Saddam’ın subayları esir düşünce Amerikalıların ayaklarına kapanmadı mı?! Ve aklı başında, bütünleştirici yeni bir Irak rejimi ülkeye de bölgeye de iyilikler getiremez mi?
Bilmiyoruz, kimse bilmiyor...
Öyleyse gerçekten "her ihtimale hazırlıklı" olmalıyız; Türkiye’nin hayati çıkarları zorunlu kılarsa, geçici olarak Irak’a girmek dahil!
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|