
|

Mutsuz ülkede "limitsiz eğlence"
Bir Amerikan araştırma şirketi, Nijerya’dan Çin’e, Ukrayna’dan Arjantin’e, arzın her köşesinde insanlara basit bir soru sormuş:
"Mutlu musunuz?"
Sonucu BBC televizyonu duyurmuş:
"Dünyanın en mutsuz halklarının başında Türkler geliyorömuş.
Türkiye’de yaşayanların kahir çoğunluğu mutsuzmuş.
Araştırmadaki bir ayrıntı beni ürküttü:
"Ülkenizin durumundan memnun musunuz" sorusuna "Evet" diyen Türklerin oranı sadece yüzde 4’tü...
"Kendi hayatınızdan memnun musunuz" diye sorulunca memnuniyet oranı yüzde 17’ye çıkıyordu.
Yani bir kısmımızın saadetine, memleketin hali mani oluyordu.
***
A garip halkım benim!...
Sen ki, "7 düvelin en bedbahtı" olarak tescillendin.
Lakin amma neşeli ekranların, gazetelerin; nasıl da ışıl ışıl caddeleri, vitrinleri "yüzde 17önin...
Sen ki her yılbaşı arifesi iç çekerek süzersin "limitsiz eğlence" ilanlarını...
...günü piyango kuyruklarında tüketirsin.
Bunca efkarı nerde gizlersin?
Aynı araştırmada "çocuğum daha iyi koşullarda yaşayacak" demiş yüzde 28’in.
Anlaşılan, kederinin yegane merhemi, istikbalden ümidin...
H H H
Ne çare ki "daha iyi bir istikbal" hayal ederken, piyango düşeşi dışında umut kapısı gelmiyor aklına...
O da vurdu mu, paralarla ortadan kayboluyorsun.
Ne eş dost, ne hısım akraba tanıyorsun.
Büyük suçun, küçük ortağısın mahzun halkım benim!..
Serveti de, mutluluğu da üleşmeyi bilmiyorsun.
Belki de ondan bir türlü nihayete ermiyor matemin...
***
Binbir gece masallarında bir öykü anlatılır.
Padişah, üç oğlunu çağırıp "Hanginiz mutluluğun sırrını bulup getirirse servetim onun" der.
Prensler üç ayrı yöne gider.
İlk ikisi sırrı bulamadan döner.
En küçük prens, mutluluk iksirinin sahiplerine ulaşır. Ancak onlar sırrı vermek için bir koşul öne sürer.
Küçük bir çocuğun başına elma koyup Prens’ten bunu vurmasını ister.
O güne dek eli yay tutmamış Prens için bu, cüretkar bir denemedir; kazara çocuğun canına kıyabilir.
Yayı gerer, lakin oku salıvereceği anda vazgeçer.
Bir başkasının hayatı pahasına edinilmiş servet, onu mutlu etmeyecektir.
Prens üzgün, boyun eğerken sırrın sahipleri gelip tebrik eder.
"Sınavı geçtin" der;
"Başkasının acısı pahasına istemediğin için onu; mutluluğun iksiri senin oldu."
***
Biz mutluluğumuzu, ekseriyetin mutsuzluğundan damıttık.
Onların haline göz yumarak, hakkına göz koyarak mesut olduk.
Bahtiyarlığımız, gamsızlığımızdan...
Biz ki, daha iyi ötsün diye saka kuşunun gözünü kör eden bir ırkın ahvadıyız.
Başkalarının acılarından hazlar derlemeye yatkınız.
A cefakar kavmim benim!..
Dünyanın en mutsuz halkı!..
Ne zaman ki, keyiflerle beraber kederleri de paylaşmayı öğreneceğiz, ne zaman ki kendi memnuniyet katsayımızla, ülkemizinkini eşitleyeceğiz, o zaman dinecek ebedi sandığımız ıstırabımız...
Ancak o zaman topyekün berhudar olacak, cümbür cemaat "limitsiz" eğleneceğiz.
Hepinize, hürriyeti, saadeti, serveti kardeşçe üleşeceğimiz "mutlu" bir yeni yıl dileğiyle...
can.dundar@e-kolay.net
SAYFA BAŞI

|
|

|