
|

Ulufe değil, hesap kitap zamanı!
Ekonomide sevimsiz işler genellikle iktidarın ilk günlerinde yapılır. Can acıtıcı radikal kararlar, hükümetin güvenoyu almasıyla birlikte uygulamaya konur. Böylece hem politik olarak daha rasyonel davranılmış, hem de kararlılık gösterisi yapılmış olur.
AKP hükümeti bu havada değil.
Öncelikleri daha farklı!
Emekli maaşlarına zam yapıyor.
Asgari ücreti yetersiz buluyor.
Enerji fiyatları yüksek diyor.
İyi güzel.
Peki ya kaynak?
Yani değirmenin suyu...
Bu açıdan soru işaretleri var. Şimdiye kadar yapılmış olan açıklamalar fazla inandırıcı gözükmüyor.
Mali disiplin ne olacak?
Enflasyon ciddiye alınacak mı?
Bu sorular kuliste şimdi daha çok sorulmaya başlamış durumda.
Ve IMF bekliyor!
IMF ile dördüncü gözden geçirme Ekim ayı sonunda bitecek, 1.6 milyar dolarlık dilim serbest bırakılacaktı.
Araya 3 Kasım girdi.
IMF heyeti seçim sonrası geldi. 22 Aralık’ta Ankara’dan ayrılırken mali disiplin, kamu kesiminde işten çıkarmalar ve özelleştirme gibi bazı konularda neler yapılması lazım geldiğini hükümete bir liste halinde bıraktı.
Bunlar henüz yapılmadı.
Hükümet bekliyor.
IMF de bekliyor.
Bütçenin gelir kalemleri ne olacak? Giderlere karşılık kaynak nerede? Hükümet, kaynak konusunda neye güveniyor?
Irak’a mı?
Irak dolayısıyla Amerika’nın Türkiye’ye kesenin ağzını yeniden açacağını öne sürenler var. Bilemiyorum ama bunun ne kadar akıllı bir hesap olduğu çok su götürür. Bu konuyu yakın markajda tutan bir uzmanın deyişiyle, "Bu konuda önce beş öder, sonra ancak üç alabilirsin."
Şunun altını çizin:
Ekonomiyle ilgili olarak yeni yönetimin neyi neresinden tutacağına dair soru işaretlerinin çengelleri son zamanlarda uzamaya başladı.
Ankara’daki çok başlılık ve sergilenmekte olan kararsızlık, ekonomi kulisinde güvensizliği besliyor. Hükümetin kuruluş günlerindeki hava dağılmaya yüz tutmuş durumda...
Hükümetin Hazine’ye, Merkez Bankası’na kulak vermesinde yarar var. Örneğin, Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti’nin uyarıları isabetlidir.
‘Yol haritası’ndan sapma eğilimlerinin engellenmesi gerekiyor. Seçim dolayısıyla zaten bir ölçüde gevşemiş olan mali disiplini ciddiye almak şart.
Yoksa yazık olur!
Çünkü enflasyon belasından kurtulmaya az zaman kaldı. Frene bir yıl daha basılırsa, bugüne kadar yapılmış olan fedakarlıklar boşa gitmemiş olacak.
Evet, güç bir dönemdeyiz.
Irak belirsizliği ekonominin tepesinde Damokles’in kılıcı gibi sallanmaya devam ediyor. Petrol fiyatları, kur, faiz zaten bıçak sırtında. Bunun üstüne bir de Irak patlarsa, çok kötü olabilir.
Bu nedenle, yeni hükümetin ekonomide dizginleri sıkı tutması her zamankinden daha önemli...
Meclis’te böylesine güçlü bir tek parti hükümeti, ekonomiyle ilgili olarak daha işin başında gevşek davranırsa, sonra işleri toparlaması çok daha güç olur. Daha işin başında sevimsiz olmayı göze alamazsa, yani radikal kararlarla ilgili ipe un sererse, sonrası iyi gelmez.
Ekonomide zaman ulufe dağıtma zamanı değil, hesap kitap zamanıdır.
h.cemal@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|