
|


Godot bilmecesi
Rejisör Işık Toprak, eli yüzü düzgün görünen bir sahneleme gerçekleştirmiş.
TÜREL EZİCİ
"Godot’yu Beklerken" / Yazan: Samuel Beckett / Çeviri: Uğur Ün / Rejisör: Işık Toprak / Dekor: Yücel Tanyeri / Giysi: Fatma Görgü / Oynayanlar: Erol Demiröz, Hakan Salınmış, Cengiz Sezgin, Umut Toprak, Devrim Evin, Emir Polat.
Samuel Beckett’in, Batı uygarlığının bütün zamanlarını, bütün hal ve sonuçlarını içine sığdırdığı ‘Godot’ bilmecesi hâlâ çözülemedi. Savaş çığlıklarıyla evrensel kaosu iştahla çağıran Batı, kendini, kendine bağladıklarını yıkmada bunca ısrarlı olduğu sürece, bu bilmece asla çözülmeyecek. Godot yüzünü göstermeyecek. Ne oyunda, ne yaşamda...
Üzerine ciltler dolusu yayın yapılsa da Godot hakkındaki tek somut bilgimiz, ‘akıl’ın merdivenlerinden tepetaklak yuvarlanan insanlıkça sonsuza dek ‘beklenecek’, ama ‘gelmeyecek’, ölümlü / ölümsüz, iyi / kötü bir ‘güç’ metaforu olduğu. Pandora’nın sandığında saklı kalan ‘umut’un modern soyutlaması sayabilirsiniz onu. Ya da bilge Hesiodos’un binlerce yıl önce savurduğu kehanette; kaosa sürüklenen insanlığın en son soyundan, (ak saçlılar) umut kesecek ve yeryüzünü dönmemek üzere terk edecek ‘utanç’, ‘adalet’ tanrıçalarının soyutlaması bile sayabilirsiniz. Daha ilgiliyseniz, Eski / Yeni Ahid’de, Thomas Hobbes’un Leviathan’nında, Nietzsche’de, Sartre’ da ve daha nice yazarda, yapıtta bulabilirsiniz Godot’nun izini. Dahası, Beckett’in oyunda yer verdiği tüm kişilerin, nesnelerin ve kavramların; Vladimir, Estragon, Pozzo, Lucky, Çocuk ve Ağaç’ın; hiçliğin, boşluğun, aydınlık ve karanlığın izlerini. Ve tabii Batı uygarlığını şehvetle kucaklayan (!) bir ülkenin insanı olarak, artık, en fazla kendi yaşamınızda bulabilirsiniz.
"Godot’yu Beklerken", tüm yaldızlı görünüşüne karşın 20. yy. uygarlığına gelip dayandığı "0" noktasında, ‘son söz’ü söyleyen bir oyun: HİÇ... Geçtiğimiz günlerde ölen İspanyol şair Jose Hierro’nun dizesindeki gibi: "Yanılsamaydı her şey sandığım şey ve bir hiçti aslında".
Sözcüğün referansları Hıristiyan aleminin bilinçaltında: "Güneş altında yapılan yeni bir şey yok, hepsi boş ve yeli kavramaya çalışmak." (Eski Ahid / Vaiz).
Oyunun rejisörü Işık Toprak, yıllar önce Ankara Sanat Tiyatrosu’nda Asaf Çiğiltepe rejisiyle sahnelenen "Godotönun oyuncularından. Toprak, deneyimli, saygın bir sanatçı olarak AST’ a yakışan, eli yüzü düzgün görünen bir sahneleme gerçekleştirmiş. Doğal yorumuyla dikkat çeken Hakan Salınmış (Estragon) başta olmak üzere tüm oyuncular ellerinden geleni yapıyorlar. Ne ki, Işık Toprak, oyunun ‘akıl dışı’ evrenine Aristotelesçi bir ayna tutma tuzağından kendini kurtaramamış. Oysa bilinir ki Beckett’in sanatı, seyirciyi zengin bir imge dünyasına çağırır gibi görünürken, ansızın dönüp her şeyi indirgemeye, hatta yıkmaya yönelen bir ‘susma sanatı’dır. Onun, oyunda kendi kendine yeşeren Ağaç’ı, Türk çoban çocuk gibi giydirilmiş Çocuk’un eliyle yeşertilmemelidir... Beckett’in, seyirciye apar yaptırılan oyuncunun ağzından vurgulanacak hiçbir sözü yoktur. Vladimir yalnızca konuşmak için konuşur... Oyun, ‘hiç’in en yoksul resmi neyse, odur. Daha fazla bir şey değil.
Ankara Sanat Tiyarosu (0 312) 417 76 76
KÜLTÜR & SANAT


Bond buzlar ülkesinde
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Erkeğin şiddeti
Kölelik bitmedi
Gravürlere yansıyan tarih
80 yaşındaki polisiye yazarı
007’yi kitaptan okumak
"Pentürün haysiyetini iki paralık ettiler!"
Zonaro’nun İstanbul’u
Gösterilesi resimler
Eskilere caz cilası
Ölürüz biz sana
Iron Maiden külliyatı
Dozunda agresif rock
Bir denge ustası
Çok işlevli ‘blues’
Kassovitz karizması
Aşk savaştan önce gelir
Tiyatro fakirleşti
Godot bilmecesi
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|