23 Ocak 2003 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Fransız, Alman... Türk, Yunan...

     Sovyetler Birliği’yle Komünist Partisi’nin bir zamanlar astığı astık, kestiği kestik liderlerinden Kruşçef anılarında şöyle der:
     "Benim zamanım geçti. Öyle bir yaşa geldim ki, önümde geçmişimden başka hiçbir şey yok."
     Bu sözün bende yol açtığı bir dolu duygu, düşünce vardır. Düşünce kırıntılarından biri nedense ‘tarih yapmak’la ilgilidir. "Önlerinde sadece geçmişi olanlar tarih yapamazlar" gibi...
     Ya da şöyle diyebilirim:
     Geçmişe saplananların, akılları geçmiş tarafından tutsak alınanların tarih yapma şansı yoktur.
     Nereden mi çıktı?
     Anlatayım.
     Şimdi kırkıncı yılı kutlanıyor. Biri seksenine, diğeri doksanına merdiven dayamış iki büyük devlet adamı, Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle ve Almanya Başbakanı Konrad Adenauer 22 Ocak 1963’te imzaladıkları Elysee Antlaşması’yla tarih yapmışlardı.
     Niye mi öyle?
     Fransa ve Almanya yüzyıllar boyu savaştılar. Birbirlerinin kanını akıttılar, topraklarını işgal ettiler. Fransız ve Alman halkları arasında yaşananlar iki ülke arasında büyük bir düşmanlık uçurumu açtı. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’yla Hitler ordularının Fransa’ya yaşattığı acılar belleklerde derin izler bıraktı.
     Ama liderler geçmişe saplanmadı.
     Kan ve ateş günlerinin o çok kötü hatıraları tarafından esir alınmadı devlet adamları. Geçmişten çıkardıkları derslerle geleceğe baktılar. Geleceği geçmişte aramadılar. Geçmişi aşabilme irade ve olgunluğunu göstererek Avrupa’da barış için Fransız - Alman dostluğunu sağlam kazığa bağladılar.
     De Gaulle’le Adenauer.
     Kırk yıl önce Paris’te, Elysee Sarayı’nda buluştular. Daha dün gibi gözüken kanlı bir tarihi, çatışmaları, savaşları, işgalleri geçmişe gömerek tarih yaptılar ve böylece kendileri de tarihe büyük geçtiler.
     Dahası var.
     Kırkıncı yılı kutlanan bu antlaşma dolayısıyla Fransız ve Alman parlamentoları dün ortak bir toplantı yaptılar. Üstelik, Paris yakınlarındaki Versailles Sarayı’nda buluştu bütün Fransız ve Alman parlamenterler.
     Bu sarayın altını neden mi çiziyorum?
     1871’de Prusya orduları Fransa’yı işgal etti. Paris’e girdiler. Ve Bismark, Fransa’nın yenilgisini ilan ederken ‘Alman birliği’ni de bu Versailles Sarayı’nda ilan etmişti. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle çıkan Almanya’nın ödeyeceği korkunç savaş tazminatları yine bu sarayın çatısı altında anlaşmaya bağlanmıştı.
     Ajanslar, Fransız kırmızı şaraplarıyla Alman beyaz şaraplarının içildiği öğle yemeğinin Savaşlar Galerisi’nde yendiğini haber verirken, ilginç bir ayrıntıya da işaret ediyorlar, Napolyon’un Almanya dahil bütün Avrupa’yı allak bullak edici seferlerini tasvir eden duvarlardaki resimlerin Fransız ve Alman milletvekillerinin ilgisini çekip çekmediğini soruyorlardı.
     Tarih yapmak!
     İşte böyle...
     Türkiye’yle Yunanistan’da, Kıbrıs’ta tarih yapan devlet adamları ne zaman çıkacak? Türk ve Yunan parlamentolarının ortak toplantı yapacakları günler gelmeyecek mi? Atatürk - Venizelos ruhu artık kapımızı çalmayacak mı?
     Ben çalacağına inanıyorum.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Hükümet, asker ve savaş

Çetin ALTAN
İç politikayla dış politika lahmacun oldu

Melih AŞIK
Halk uyursa..!

Fikret BİLA
Adım adım karar

Hasan CEMAL
Fransız, Alman... Türk, Yunan...

Yılmaz ÇETİNER
"Keşke, helale de uçkur çözmeseydiniz!"

Güneri CIVAOĞLU
Çözdükçe karışıyor (2)

Can DÜNDAR
Bağdaş kuramayan bu adam kim?

Hurşit GÜNEŞ
Vergi affı ne demektir?

Doğan HEPER
28 yıl önceki bir Kuzey Irak turu

Sami KOHEN
Bölgesel girişim başarılı olur mu?

Hasan PULUR
Paltodan pardösüye...

Derya SAZAK
AKP’de yönetim kaosu

Meral TAMER
Türkiye’nin Davos’taki marka değeri

Güngör URAS
İyimserlik riski büyütüyor

Serpil YILMAZ
TOKİ Başkanı da kaynağı soruyor

M. Ali BİRAND
Klerides'in Denktaş sevgisi...

© 2002 Milliyet