23 Ocak 2003 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Türkiye’nin Davos’taki marka değeri

     Dünya Ekonomik Forumu toplantıları bugün Davos’ta başlıyor. Türkiye ile ilgili oturum bombardımanı yarın ve öbür gün.
     Yeni hükümetimiz, AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki ağır toplarıyla Davos’ta görücüye çıkıyor. Acaba nasıl algılanacak?
     Türkiye denince Batılının aklına ilk gelen, neyse ki artık sadece Geceyarısı Ekspresi değil. Önce Galatasaray, ardından Milli Takım derken Tayyip Bey de, seçimlerin hemen ertesindeki başarılı Avrupa Birliği turlarıyla Batı basınında Türkiye ile ilgili algılamayı olumlu yönde epey değiştirdi. AKP’ye hiçbir konuda yakınlığı olmayanlar bile teslim ediyorlar ki, Türkiye ile ilgili olarak doğruya en yakın haber, yorum ve bilgiler, Tayyip Bey’in son AB maratonu sırasında Batı basınında -üstelik de gayet geniş- yer aldı. Hatırlayın, haftalık İngiliz The Economist dergisi, Ramazan’da mahyaları ışıl ışıl bir camisiyle Türkiye’yi kapak bile yaptı.
     Batı basınının ağır toplarının çoğu Davos’a gelecek ve bakalım yeni hükümeti, Davos’ta yansıyan görüntüsüyle nasıl değerlendirecek?
     
     Marka olmanın ABC’si
     Tam bunları düşünüp gazetede son hazırlıkları yaparken, elime marka danışmanı Güven Borça’nın biri 25 Ocak, diğeri 31 Ocak - 1 Şubat’ta Bursa’da BÜSİAD salonlarında vereceği seminerlerle ilgili davet mektubu geçti: Marka olmanın ABC’si.
     Borça’yı 2 yıl kadar önce Ankara’da, ikimizin de konuşmacı olduğu bir toplantıda dinlemiş ve anlattıklarını fevkalade ufuk açıcı bulmuştum. Borça sonra "Bu topraklardan dünya markası çıkar mı?" adlı bir kitap yazdı. Davos öncesi kitabı bulup biraz karıştırdım. Saptamaları çok çarpıcı:
     
     Süperstar Ajda
     "Süperstar denince Ajda Pekkan, Minik Serçe denince Sezen Aksu gelir aklımıza. Oysa Ajda neredeyse 20 yıldır bir hit üretemedi. Sezen de artık minik serçe sayılmaz. Ancak beynimizde o şekilde yer etmişler.
     Uganda denince İdi Amin, Vietnam denince savaş gelmiyor mu aklınıza? Vietnam’da savaş biteli 30 sene oldu ve de çok güzel bir mutfağı var; ama kafamızdaki algılamalar bir yerlere takılmış kalmış.
     Evet, markalar konusunda olduğu gibi ülkeler konusunda da derin araştırmalar yapıp her şeyi bilmemiz gerekmiyor: Biz tüketiciyiz ve daima haklıyız! Vietnam hükümeti, ülkeleri hakkında farklı düşünmemizi istiyorsa, gelip bize bunu dikkatimizi çekecek şekilde anlatmalı! Tamam mı?
     
     Geceyarısı Ekspresi
     Aynı şekilde bir Batılının Türkiye hakkında Geceyarısı Ekspresi ile oluşmuş ve haberlerde duyduklarıyla şekillenmiş bir imajı varsa, bu onun suçu değil. Zira adamın bu şekilde bölük pörçük fikir sahibi olduğu 150 ülke daha var. Aynen markette karşısına çıkan 300 marka gibi...
     İnsanlar yoğun iletişim bombardımanı altında. Ve beyin, bir markayı genelde tek bir özelliğiyle özdeşleştirmeye eğilimli olduğundan, o ülke hakkındaki imajı da genelde gündemin en üst maddesiyle sınırlıdır:
•  Fransa = aşk
•  Vietnam = savaş
•  Tayland = seks turizmi
•  Mısır = piramitler
•  İskoçya = viski
•  Kolombiya = uyuşturucu
•  Brezilya = karnaval
•  İran = molla
•  Türkiye = insan hakları ihlalleri
     Türkiye’nin insan hakları ihlalleriyle özdeşleşen temel konumlandırması, ancak içeride sorunun çözümüne yönelik inandırıcı adımların atılmasıyla değişme yoluna girer. O da iletişim olarak iyi yönetilirse...
     Dünyada bu tür değişimler, iktidar değişmeden zor gerçekleşir."
     Kitap çıkalı 1 yıl olmadı. Ama Türkiye’de iktidar radikal bir biçimde değişti. Demek ki inandırıcı adımların atılabilmesi için önemli bir fırsat var. Yeni iktidar da şimdiye kadar dışarıda bu fırsatı pek fena kullanmış sayılmaz.
     Marka danışmanı Borça da Tayyip Bey sayesinde Türkiye’nin dışarıdaki imajının düzelmekte olduğu görüşüne katılır mı bilemiyorum. Davos haberlerinin Herald Tribune, Financial Times, Die Zeit ve Frankfurter Allgemeine’ye nasıl yansıdığını gördükten sonra Borça’nın fikirlerine başvuracağım.
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Hükümet, asker ve savaş

Çetin ALTAN
İç politikayla dış politika lahmacun oldu

Melih AŞIK
Halk uyursa..!

Fikret BİLA
Adım adım karar

Hasan CEMAL
Fransız, Alman... Türk, Yunan...

Yılmaz ÇETİNER
"Keşke, helale de uçkur çözmeseydiniz!"

Güneri CIVAOĞLU
Çözdükçe karışıyor (2)

Can DÜNDAR
Bağdaş kuramayan bu adam kim?

Hurşit GÜNEŞ
Vergi affı ne demektir?

Doğan HEPER
28 yıl önceki bir Kuzey Irak turu

Sami KOHEN
Bölgesel girişim başarılı olur mu?

Hasan PULUR
Paltodan pardösüye...

Derya SAZAK
AKP’de yönetim kaosu

Meral TAMER
Türkiye’nin Davos’taki marka değeri

Güngör URAS
İyimserlik riski büyütüyor

Serpil YILMAZ
TOKİ Başkanı da kaynağı soruyor

M. Ali BİRAND
Klerides'in Denktaş sevgisi...

© 2002 Milliyet