23 Ocak 2003 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



İyimserlik riski büyütüyor

     2002 yılında enflasyon geriledi. Üretim arttı, ekonomi büyüdü. Döviz sorunu olmadı. Döviz fiyatları enflasyonun gerisinde kaldı. İç borcu çevirmek sorun teşkil etmedi. Bu olumlu göstergelere bakanlar, "Türkiye krizi atlattı... Ekonomide sorun kalmadı... IMF programına bağlı kalmak anlamsız. IMF olmasa da olur. Biraz açılalım, saçılalım" havasına girdi.
     2002 yılının olumlu göstergelerine bakarak 2003 yılının en az 2002 kadar iyi olacağı söylenemez. Enflasyon piyasanın çökmesi pahasına frene sıkı ve ısrarlı basıldığı için geriledi. Aynı şeyi AKP hükümetinin 2003 yılında yapabilmesi çok güç. IMF döviz musluğunu açtığından 2002 yılında döviz bollandı ve fiyatı düştü. 2003 yılında IMF musluğundan aynı bollukta döviz akmayacak. İç piyasanın canlanmamasına, iç talebin büyümemesine rağmen üretimin nasıl arttığı hala anlaşılamadı. Hele hele banka kredilerindeki daralmaya rağmen üretim artışının nasıl finanse edildiğini kimse bilemiyor. IMF desteği olmadan Türk ekonomisinin 2003 yılı iç ve dış finansman açığını kapatması imkansız. Unutmayalım, 2002 yılında Irak sorunu ekonomiye yük getirmemişti. 2003 yılına ekonomi Irak yükünü omuzlayarak girdi. Irak’ta savaş olsun olmasın, Türk ekonomisi ABD’nin Irak politikasının riskini yıl boyu taşıyacak. Hele hele savaş olur ise ekonomi bütünü ile rezil olacak...
     Savaşın ekonomiyi nasıl rezil edeceğini İstanbullu "tuzu kuru" işadamlarının hala anlayamamaları şaşılacak bir durumdur. Irak’ta savaş halkın nakit tercihini, dövize dönme arayışını tahrik eder. Zaten en aşağı düzeye inmiş olan tüketim harcamaları daha da kesilir. Yabancıların Türkiye’ye ilgisi kalmaz. Savaş bölgesindeki Türkiye’ye yabancılar kredi vermez. Yatırım yapmaz. Elinde Türkiye kağıdı olanlar kağıtları yok pahasına satmaya çalışır. Savaş bölgesindeki Türk ihracatçısı ile kimse mal bağlantısı kuramaz. Savaş bölgesindeki Türkiye’ye yabancı turist gelmez. Gemiler, uçaklar, normal biçimde işlemez... Ülkenin Irak sınırına yakın, terör yıkıntısı onarılmaya çalışılan Doğu ve Güneydoğu illerinde yaşam ve ekonomi rezil olur.
     Savaş olasılığını ve savaşı para ile ölçmeye imkan yoktur. Ama savaş olasılığı da, sıcak savaş da para yer. Ekonomilere büyük ve onarılamaz yükler getirir.
     Hayal tacirleri "ABD’nin Türkiye’nin bütün hasarlarını ödeyeceğini" sanıyor. ABD para vermez. Veremez. Verse bile bu para askeri borçların silinmesinde, silah alımında kullanılır. Harp olasılığı veya sıcak harp nedeniyle oteli kapananın, işini kaybedenin, malını satamayanın cebine beş kuruş girmez. Giremez.
     Hemen kötümser olmaya, karalar bağlamaya gerek yok ama, gevşemeye ve fazla iyimserliğe de bir neden yok...
     
     guras@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Hükümet, asker ve savaş

Çetin ALTAN
İç politikayla dış politika lahmacun oldu

Melih AŞIK
Halk uyursa..!

Fikret BİLA
Adım adım karar

Hasan CEMAL
Fransız, Alman... Türk, Yunan...

Yılmaz ÇETİNER
"Keşke, helale de uçkur çözmeseydiniz!"

Güneri CIVAOĞLU
Çözdükçe karışıyor (2)

Can DÜNDAR
Bağdaş kuramayan bu adam kim?

Hurşit GÜNEŞ
Vergi affı ne demektir?

Doğan HEPER
28 yıl önceki bir Kuzey Irak turu

Sami KOHEN
Bölgesel girişim başarılı olur mu?

Hasan PULUR
Paltodan pardösüye...

Derya SAZAK
AKP’de yönetim kaosu

Meral TAMER
Türkiye’nin Davos’taki marka değeri

Güngör URAS
İyimserlik riski büyütüyor

Serpil YILMAZ
TOKİ Başkanı da kaynağı soruyor

M. Ali BİRAND
Klerides'in Denktaş sevgisi...

© 2002 Milliyet