25 Ocak 2003 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



İstanbul çağrısını dinlerler mi?

     Türkiye’nin önayak olduğu bölgesel toplantının Irak’a yönelik mesajları somut bir sonuç verecek mi?
     Keşke verse; ama herhalde kimse Saddam Hüseyin’in "komşularımız, kardeşlerimiz iyiliğimizi istiyor, doğruyu söylüyor; dolayısı ile biz de dedikleri gibi hareket edeceğiz" gibi bir karşılık vermesini (hatta böyle düşünmesini) beklemiyordur herhalde...
     Tıpkı, İstanbul’daki toplantıdan çıkan ABD’ye yönelik "örtülü" mesaja, Başkan Bush’un da "hakları var, savaş felaket olur, biz bu işi Güvenlik Konseyi’ne bırakalım" demesini (veya böyle düşünmesini) bekleyemeyeceği gibi...
     O halde, "altılar"ın toplantısı neye yaradı? Bu tamamen boş bir çaba mı idi?
     Hemen belirtelim ki, uluslararası anlaşmazlıklara (özellikle savaş tehlikesinin ağır bastığı hallerde) çözüm arayışlarının mutlaka anında somut sonuç vermesi hiçbir zaman beklenmez. Önemli olan barışçı çabaların en geniş katılımla yoğun biçimde, sonuna kadar sürdürülmesidir. "Başarı garantisi olmadan yola çıkılmaz" anlayışı hakim olsaydı, kimse en ufak bir diplomatik girişimde bulunmak cesaretini göstermezdi...
     ***
     BÖLGESEL girişimin lehine kaydedilecek birçok "artı" var: Farklı yapılara, çıkarlara ve görüşlere sahip 6 Ortadoğu ülkesinin ortak bir amaç için ilk kez bir araya gelmesi çok önemli. Başbakanlık Başdanışmanı Prof. Ahmet Davutoğlu’nun deyişi ile bu ülkeler bu sefer "bunalım üreten değil, bunalım çözen" bir pozisyon alarak kolektif bir siyasi irade sergilediler.
     Ortak deklarasyonda da belirtildiği gibi bu girişim yeni bir "süreç" başlatıyor. Yani bu ülkeler bundan böyle Irak (ve belki de diğer bölgesel sorunlar üzerinde) sürekli temas ve danışma halinde olacaklar, seslerini birlikte duyurmaya çalışacaklar.
     ***
     İSTANBUL toplantısında, Irak’a yönelik çağrının, ortak deklarasyonla yapılması ile yetinildi. Bunun Bağdat ile direkt temas yolu ile, (veya en azından Saddam’a bir mektupla) yerine getirilmesi belki daha etkili olurdu.
     Bildirgede, Saddam yönetiminin kitle imha silahlarına ilişkin denetim konusunda, Güvenlik Konseyi’nin kararına uygun şekilde, daha aktif işbirliği yapması isteniyor. Irak’la ilgili bölümdeki en önemli talep bu. Çünkü ABD, Saddam’ı bu konuda yalan söylemekle, gerçekleri gizlemekle suçluyor ve hatta bunu bir savaş nedeni sayıyor.
     Saddam ise, Irak’ın bu tür silahlara sahip olmadığını, BM denetçilerine kapılarını açtığını, ama onların da bir şey bulamadığını ve dolayısı ile Bush’un bunu Irak’a (başka nedenlerden) saldırmak için bahane olarak kullandığını öne sürüyor...
     Bu durumda İstanbul’daki ortak deklarasyonda Saddam’a yapılan "sen elindeki kitle imha silahları yetenekleri konusunda BM denetçileri ile daha aktif işbirliği yap" çağrısının ne etkisi olabilir? Zaten böyle bir işbirliği yaptığını savunan Saddam’ın şimdi ne yapması beklenir?
     ***
     KISACASI, bölgesel girişim fikri yerinde idi ve bölge ülkelerini bir araya getirmesi açısından yararlı olmuştur. Ama bunun Saddam’ı ve bir o kadar da - savaş için adeta geri saymaya başlayan - Bush’u inadından vazgeçireceği çok kuşkuludur.
     Bir önemli soru da şudur: Kriz vahimleştiği ve savaş kaçınılmaz hale geldiği takdirde, "altılar"ın İstanbul’da sergiledikleri birlikteliği ve "bölgesel girişim" sürecini devam ettirmeleri mümkün olacak mı?
     
     skohen@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Türkiye’nin başarısı

Çetin ALTAN
Ortada bir ayva, önce bakalım kim yiyecek?

Melih AŞIK
BBC’de soykırım

Fikret BİLA
Meclis Kararı

Hasan CEMAL
Davos, nefesini tutmuş Irak’ı bekliyor!

Güneri CIVAOĞLU
Diplomat jenositi

Can DÜNDAR
KADEK cephesi: "Niye görüşmeyelim ki?..."

Abbas GÜÇLÜ
YÖK ve Halman’ın hülyaları

Sami KOHEN
İstanbul çağrısını dinlerler mi?

Mehmet Y. YILMAZ
Hiç bunları kendine dert etmeye değer mi?

Meliha OKUR
Özelleştirme turları Almanya’dan başlatıldı

Hasan PULUR
Söyleyin ne değişti?

Derya SAZAK
Uğur Mumcu’ya özlem

Meral TAMER
Davos’tan Irak’ta savaşa hayır

Ece TEMELKURAN
Başka bir dünya

Tamer HEPER
Sabrınız takdire değer

Osman ULAGAY
Krize mi gebeyiz?

Güngör URAS
Kavak kesimi başladı

M. Ali BİRAND
Arap usulü bir sonuç...

© 2002 Milliyet