25 Ocak 2003 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Başka bir dünya

"Başka bir dünya mümkündür" sloganıyla düzenlenen forum için şehirde büyük bir alanda kamp kurulmuş. İnsanlar hayal ettiklerini yaşamaya çalışıyorlar sanki...

     PORTO ALEGRE

     Dünya Sosyal Forumu’nun binlerce insanın katıldığı açılış yürüyüşü... Latin Amerika eylemlerinin karnavalımsı tadı... Otobüsün üzerinde eylemi yönlendirenler, 20 yaşının altında. Şarkıya benzer bir slogan atıyorlar. İçinde "Lula... Davos..." sözleri var. Lula sendikal hareketten gelen Brezilya başkanı. Slogan, mealen "Lula, adamım, ne işin var Davos’ta / Gelip burada konuşsana" gibi bir şey. Lula’nın partisi PT’nin bayrakları altında yürüyenler "Oley oley Lula" diye karşılık veriyorlar otobüse. Bir tür "kanka muhalefeti" denebilecek bir parti içi çekişme güle oynaya sürüyor. Lula, hem Davos zirvesinde hem de ben bu yazıyı yazdıktan bir saat sonra Porto Alegre stadyumunda konuşma yapacak. Niye anlatıyorum bunu? Çünkü muhalefet iktidar olursa ne olur onu görüyorum Porto Alegre eylemlerinde. Ne oluyor? Eylemler iktidara ‘dokunamıyor’!
     
     BAYRAĞINIZI HAYAL EDİN
     Polisler neredeyse yürüyüşçülere kılavuzluk ediyorlar. Hiç gerilim yok. Bu neye yol açıyor peki? Hayatta diyalektik kurallarına ikna olduysanız etki/tepki meselesinden dolayı bu dirençle karşılaşmama durumunun eylemcilerde bir tür gevşemeye sebep olacağını tahmin edebilirsiniz. Gevşek gevşek yürünüyor açılış konserinin yapılacağı alana. Oysa anlatılanlara bakılırsa geçen yıl heyecan ve coşku bunun iki katı, katılım bunun yarısı kadarmış. Hatta burada, bir tür doğrudan demokrasiyle yönetilen forumu destekleyenler arasında Brezilya hükümeti de var! Yaman çelişki vaziyeti yani. Zaten bu yüzden kortej resmi binaların önünden geçerken camlardan memurlar sarkıyor, sloganlar atıyor. Konser alanına varan yürüyüşçüler çimenlerin üzerine bayraklarını dikiyorlar. Dünyanın bütün bayrakları, ama en çok Filistin bayrağı var. Ama buraya bayrakların günahları değil, umutları taşınıyor sanki. Her bayrağın tarihinde günahlar vardır, bilirsiniz... Bayrakların sopaları bambudan. Örgütler falan bir yana tek kişilik bayraklar da görünüyor. Sadece tutan kişiyi temsil eden. Enteresan! Kendi bayrağınızı yapsanız nasıl olurdu, düşünsenize!
     Konser başlıyor. Uzakta denizin üzerinde güneş batıyor. Çoğu otuzlarına gelmemiş insanlar yerlerde sevişiyor, içiyor, şarkı söylüyor, slogan atıyor... Yeni sol söylem muhtemelen şu anda burada kuruluyor! Ama işte insan, bir kere eleştirel oldu mu, "iktidarı eleştireyim, muhalefeti eleştirmeyeyim" olmuyor. Tam bu "devrimsel" olaylar sürerken konser alanında olaylarla ilgisiz küçük çocuklar çöp tenekelerini eşeliyor. Tıpkı Türkiye’de yaptıkları gibi cola kutularını önce ayaklarıyla ezip sonra da torbalarına dolduruyorlar. Bir yandan da bizimkiler işte, devrimden bahsediyorlar. O çocuklar bu işe dahil edilemiyorsa, kim dahil edilebilir ki?
     
     LİDERSİZ, FİKİRSİZ!
     En dikkat çekici olan, katılımcıların çoğunun neredeyse lise yaşında olması. Bilhassa Venezüellalı grup okul gezi gibi. Sakın aklınıza "çocukça" bir görüntü getirmeyin, çünkü burada zaten herkes olduğundan daha genç gibi... "Başka bir dünya mümkündür" sloganıyla düzenlenen forum için şehirde büyük bir alanda kamp kurulmuş. Bir tür komün hayatı... İnsanlar nasıl bir hayat hayal ediyorlarsa onu yaşamaya çalışıyorlar sanki; çıplak, rahat, canlarının istediği gibi... Dün sabah, bir önceki günkü yürüyüşten kalma "Paz" (Barış) pankartları çadırların üzerine dikilmiş. Sabahtan itibaren müzik başlıyor. Dünyanın bütün müziklerinin aynı anda çaldığını hayal edebilir misiniz? Edebilirseniz öyle bir şey işte.
     Bu eğlencenin içinde, şahsi kanaatimi soracak olursanız, bu çocuklar bir hedef arıyor sanki. Bütün bu enerji onu yönlendirecek bir şey arıyor. Çünkü enerji, bu dev enerji, akacağı yer konusunda kararsız gibi. Ya da belki de bir yere doğru akmak değil, dünyaya yayılmak istiyor. Binin üzerinde atölye çalışması, onlarca konferans ve yüzlerce panel şehrin değişik yerlerine yayılmış durumda. Velhasıl, şimdi koşturup birkaçını görmem gerekiyor!
     
     ecetem@hotmail.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Türkiye’nin başarısı

Çetin ALTAN
Ortada bir ayva, önce bakalım kim yiyecek?

Melih AŞIK
BBC’de soykırım

Fikret BİLA
Meclis Kararı

Hasan CEMAL
Davos, nefesini tutmuş Irak’ı bekliyor!

Güneri CIVAOĞLU
Diplomat jenositi

Can DÜNDAR
KADEK cephesi: "Niye görüşmeyelim ki?..."

Abbas GÜÇLÜ
YÖK ve Halman’ın hülyaları

Sami KOHEN
İstanbul çağrısını dinlerler mi?

Mehmet Y. YILMAZ
Hiç bunları kendine dert etmeye değer mi?

Meliha OKUR
Özelleştirme turları Almanya’dan başlatıldı

Hasan PULUR
Söyleyin ne değişti?

Derya SAZAK
Uğur Mumcu’ya özlem

Meral TAMER
Davos’tan Irak’ta savaşa hayır

Ece TEMELKURAN
Başka bir dünya

Tamer HEPER
Sabrınız takdire değer

Osman ULAGAY
Krize mi gebeyiz?

Güngör URAS
Kavak kesimi başladı

M. Ali BİRAND
Arap usulü bir sonuç...

© 2002 Milliyet