25 Ocak 2003 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Krize mi gebeyiz?

IMF’den ayrılan eski başekonomist Mussa, Türkiye’yi kastederek, "Kamu borcu oranı yüzde 85 olan bir ülke, her an tehlikeli bir noktaya gelebilir" diyor

     Tayyip Erdoğan’ın Davos’taki performansı beğenildi. Düşüncelerini net ifade ettiği, soruları iyi yanıtladığı ve ne istediğini bilen lider izlenimi verdiği görüşü, konuşmayı izleyen Türklerin çoğunun görüşüydü. Farklı görüşte olan birkaç kişi de vardı ama Erdoğan’ın Türkiye’yi kişilikli bir tavırla temsil ettiği izlenimi ağır bastı.
     Davos’ta yaptığımız iş bölümünde ben dünyadaki gelişmeleri ve eğilimleri izleyerek buradan çıkarttığımız dersleri yakalamaya çalışıyorum. Bu nedenle de özellikle ekonomik sorunlar ve açmazlar bakımından Türkiye’ye benzerlik gösteren Latin Amerika ülkeleriyle ilgili tartışmaları izlemeye çalışıyorum.
     
     LATİN AMERİKA ÇIKMAZI
     IMF 1. Başkan Yardımcısı Anne Krueger’in katıldığı bir oturumda konuşan Peru Devlet Başkanı Alejandro Toledo’nun sözleri hiç de iç açıcı olmayan tabloyu gözler önüne serdi. Başkan Toledo, yanında oturan Krueger’in gözlerine bakarak son 25 yılda ABD’nin ve IMF’nin tavsiyeleri doğrultusunda gerçekleştirilen reformların umulan sonuçları vermediğini ve mutlaka yeni açılımlara gerek olduğunu söyledi. "Bugün Latin Amerika’da ekonomik büyüme durdu, işsizlik tırmanıyor; ‘Bana iş bul’ diye yalvaran insanların umutlarını yitirmeye başlaması tehlikeli bir sosyal gerilim yaratıyor" diyen Peru Devlet Başkanı, bu durumun demokrasiyi de zorladığını söyledi. Türkiye’ye de önerilen reçetenin özünü oluşturan "Washington konsensüsü"nün sorunlara çözüm getirmediği izlenimi yaygınlaşırken buna alternatif olarak bir farklı reçete de ortaya konabilmiş değil. Türkiye ve Breziya’daki yeni hükümetler de bu nedenle ciddi biçimde zorlanıyor. Sağlıklı büyümenin yolunu bulurken yoksullukla savaşı sürdürmek hiç de kolay olmayacak. Latin Amerika’yı yakından tanıyan Harvard Üniversitesi profesörlerinden Ricardo Hausmann’la Arjantin’in durumunu konuşurken o da bana "Yeni bir krizden kurtulmanız mümkün mü?" diye sordu. Türkiye’nin borç dinamiği konusunda bir fikri olduğu için bu soruyu sormuştu. Ben de aynı soruyu IMF’den olaylı biçimde ayrılan eski başekonomist Michael Mussa’ya sordum. Mussa, kamu borcu / GSMH oranının % 85’leri bulduğu ve faizlerin yüksek seyrettiği bir ülkede her an tehlikeli bir noktaya gelinebileceğini söyledi.
     
     oulagay@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Türkiye’nin başarısı

Çetin ALTAN
Ortada bir ayva, önce bakalım kim yiyecek?

Melih AŞIK
BBC’de soykırım

Fikret BİLA
Meclis Kararı

Hasan CEMAL
Davos, nefesini tutmuş Irak’ı bekliyor!

Güneri CIVAOĞLU
Diplomat jenositi

Can DÜNDAR
KADEK cephesi: "Niye görüşmeyelim ki?..."

Abbas GÜÇLÜ
YÖK ve Halman’ın hülyaları

Sami KOHEN
İstanbul çağrısını dinlerler mi?

Mehmet Y. YILMAZ
Hiç bunları kendine dert etmeye değer mi?

Meliha OKUR
Özelleştirme turları Almanya’dan başlatıldı

Hasan PULUR
Söyleyin ne değişti?

Derya SAZAK
Uğur Mumcu’ya özlem

Meral TAMER
Davos’tan Irak’ta savaşa hayır

Ece TEMELKURAN
Başka bir dünya

Tamer HEPER
Sabrınız takdire değer

Osman ULAGAY
Krize mi gebeyiz?

Güngör URAS
Kavak kesimi başladı

M. Ali BİRAND
Arap usulü bir sonuç...

© 2002 Milliyet