
|

Devlet yönetimi, güven, istikrar!
İsterseniz bir fotoğraf çekelim. Devletin tepesiyle, devlet yönetimiyle ilgili görüntü nedir? Bu sorunun karşılığını bir çerçeve içine oturtmaya çalışalım.
Önce Çankaya’yla hükümet...
Hükümetin atama kararnamelerine genellikle geçit vermiyor Cumhurbaşkanı Sezer. Bu açıdan tıkanıklık gitgide büyüyor. Ayrıca Sezer veto yetkisini takır takır kullanıyor. Köşk’ten dönmeyen yasa neredeyse yok.
Irak konusunda da Cumhurbaşkanı Sezer’le hükümet arasında uyum var denemez. Sezer katı. Hükümet ise Amerika’yla işi daha dengeli götürmekten yana.
Çünkü bir tarafta ABD ile stratejik ortaklık, öte tarafta ekonomi var. Washington, Irak’ta destek ile IMF ve krediler konusunu uç uca bağlamış durumda. Borçları çevirmek için dış kredi yalnız hükümetin değil, ekonomiden dolayı Türkiye’nin de yumuşak karnı...
Asker, Irak’la ilgili olarak nerede neyin gerektiğini baştan beri biliyor. Ancak, yol gösterici olmakla birlikte nihai kararları siyasal sorumluluk açısından geri çekiliyor, hükümete bırakıyor.
Tabii hükümet, hem kendi parti tabanının, parti kamuoyunun duyarlığını göz önünde tutmaya çalıyor. Hem bölgeyle, ABD ve AB ile dengeleri idare etme çabasında.
Böylece sıkışıyor hükümet.
Çünkü karar anı geliyor. Barışçı çözüm için en çok bir iki hafta kaldığının farkında hükümet. Ve Irak’ta savaş halinde Amerika’ya sırtını dönemeyeceğini, dönmesinin ülke çıkarlarını ters düşeceğini görüyor Başbakan Gül...
Bir de Kıbrıs var.
Kıbrıs fotoğrafı da dört dörtlük olmaktan çok uzak. Çankaya’yla hükümet, hükümetle asker ilişkileri - KKK Orgeneral Yalman’ın son çıkışı - uyumlu olmaktan uzak. AKP’nin kendi içi de - Bülent Arınç örneği - dağınık.
Bu arada Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs ve Denktaş’la ilgili olarak kamuoyu önünde yaptığı açıklamalar da bir başka karıştırıcı faktör...
Şöyle söylenebilir:
Kıbrıs, değişik iktidar odaklarından çıkan farklı seslerle, bir devlet yönetiminde neyin nasıl olmaması gerektiğine ilişkin bir örnek olaydır belki de...
Ayrıca, Kıbrıs bu hükümet açısından bir iktidar sorunu, muktedir olup olmadıklarını gösterecek test konusu niteliği taşıyor.
Ekonomiye gelince...
İyi bir başlangıç yapamadı hükümet. Göründüğü kadar hazırlıklı olmadığı kısa sürede ortaya çıktı. Seçimde yapılan vaatlerle ekonomik programın gerekleri arasında çelişkiler hükümeti zora sokuyor. Tayyip Erdoğan faktörü de zaman zaman bu çelişkileri keskinleştiriyor anlaşılan...
Bu fotoğraf nasıl bir fotoğraf?
Meclis’in üçte ikisini kontrol eden bir tek parti hükümetinin fotoğrafı değil! Bu fotoğraf güven veren, istikrar vaat eden bir fotoğraf da değil.
Evet, 3 Kasım sonrası kucağında bir anda Irak’ı, Kıbrıs’ı, AB’yi, ekonomiyi buldu bu hükümet. Hepsi birbiriyle iç içe ve çok çetin sorunlar. Ama dikiş tutturulmak isteniyorsa, kararlı davranmaktan başka çare yok.
h.cemal@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|