
|

"Savaşta ne yaptın baba?"
Avustralyalıları 1915 Gelibolu seferine asker yazılmaya çağıran bir afişin sloganıydı bu...
Afişte rahat koltuğuna kurulmuş adama çocuğu soruyordu:
"Savaşta ne yaptın baba?.."
CNN’de Larry King, Sean Penn’le konuşurken bu soru geldi aklıma...
Sean Penn, Hollywood’da son dönem yetişen en iyi oyunculardan biri... Şöhretini biraz Madonna’yla yaşadığı aşka borçluydu, ama o, bundan fazlasına sahip olduğunu gösterdi. Geçen ay Washington Post’a bir ilan vererek savaşı protesto etti, sonra da dünyanın dikkatini çekmek üzere kalktı, Bağdat’a gitti.
Dönüşte, Larry King sorguya şöyle başladı:
"Irak’a gideceğini söyleyince karın ‘Çocuklar var, ne olacağı belli olmaz’ deyip vazgeçirmeye çalışmadı mı?
King’in salladığı kasaturayı çevirip ona sapladı Penn:
"Ben oraya çocuklarım olduğu için gittim."
***
(Lanet) "olası Irak operasyonu" yaklaşıyor.
Biz de "Savaşta ne yaptın baba" sorusuyla karşılaşacağız bir gün...
On binlerce Iraklı sivilin canını alacak savaş geride kalmış olacak; çocuklar büyüyüp o dönem ana - babalarının aldığı tavra bakacak.
Utanacak veya gururlanacak.
***
Irak’ta ambargo nedeniyle devasız kalmış ve alınlarına çok daha beteri yazılmış çocukların yattığı hastaneleri ziyaret eden Sean Penn diyor ki:
"Hasta çocuklar uyanmasın diye kapıların yavaş kapatılmasını istediğim hastanelerin şimdi bombalanacak olması fikri korkunç geliyor."
Siz; "Savaş olmasa iyi olur, ama ille de olacaksa..." diye başlayan cümlelerin sahipleri...
"Harita yeniden çizilirken masanın dışında kalmamalıyız" diyen fırsat cengaverleri...
Barış yanlılarını "saflık" veya "ultra - demokratlıköla suçlayan savaş tacirleri...
Amerika, petrol yataklarına sahip olacak diye çocuklar ölecek orada; farkında mısınız?
Amerikan propaganda makinesinin gizlediği katliamın suç ortaklığına gönüllü olacak mısınız?
***
Türk heyetiyle Bağdat’a giden bir dostum, Iraklıları "Jurassic Park" filminde, dinozorun gelip kendisini yemesini bekleyen ipe bağlı keçiye benzetti:
"Hiçbir şeyden haberleri yok, ne yaklaşan savaş tehlikesinden, ne Birleşmiş Milletler denetçilerinden... Sabah akşam ekranda Saddam’ı izleyerek saldırıyı bekliyorlar."
Sean Penn’in sözleriyle, "İnanılmaz bir yoksulluk içindeler. Büyük bir psikolojik tahribat var. 4 yaşındaki çocuklar tepelerine bomba yağacağı korkusuyla yaşıyor".
***
Neyse ki "Savaşa hayır" diye ayağa kalkan dünya, henüz tamamen vicdanını kaybetmediğini gösterdi.
Savaş karşıtı gösteriler cılız bir tonda başladığında, egosu şişik Beyaz Saray, bunu "Saygı duyulması gereken eski bir gelenek" diye tanımlıyordu.
Pasifistler çoğalınca anlaşıldı ki, "kaygı duyulması gereken yeni bir hareket" var ortada...
Canlı kalkanlar, barış gönüllüleri, "Petrol şirketlerinin çıkarları için çocuklarımızı ölüme yollamayacağız" diyen sulh neferleri...
Bunlar savaşı önlemeye yeter mi?
Yetmez belki...
Ama hiç değilse yarın "Savaşta ne yaptın baba" diye sorduklarında verecek insanca bir cevabımız olur.
can.dundar@e-kolay.net
SAYFA BAŞI

|
|

|