02 Şubat 2003 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



"Hap Kuşağı"na tepkiler

     Geçen pazar "Hap Kuşağı" başlıklı yazımda, "Hiperaktivite ve dikkat eksikliği (HADE)" teşhisi konan çocuklarda hap kullanımının yaygınlaştığına değinmiş ve daha sağlıklı iletişim tavsiye etmiştim.
     Gelen mesajların çokluğundan anladım ki, içten içe kanayan bir yaraya parmak basmışım. Aynı dertten muzdarip aileler ve öğretmenler ile sorunla cebelleşen psikiyatristler hemen tepki verdi.
     Kimi aileler, hap kullanan "hiperaktif" çocuklarının iyileşip sosyalleştiğini savunurken, kimileri ilacın yan etkilerinden yakınıyordu.
     "Yazınız aileleri uyardı" diyenler ve "Ritalin Çözüm Değil" (Dr. David Stein, Kuraldışı, 2002) kitabını önerenler kadar, yazının haptan da zararlı olduğunu savunanlar ve "şimdi çocuklar ilacı bırakıp depresyona girerse sorumluluğu alacak mısınız" diye soranlar da oldu.
     Tepkilerin tümüne yer verebilmem imkansız. Ancak bilim adamlarının farklı görüşlerini özetlemek istiyorum:
     * * *
     Kendini "çocuklara yapıştırılan psikiyatrik etiketler ve ilaçla tedavi"yle mücadeleye adayan Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Sosyal Psikolog Üstün Öngel, Amerika’da halen HADE teşhisi konmuş 5 milyon çocuk olduğunu, söz konusu ilacın yüzde 95’inin de orada tüketildiğini söylüyor, "Türkiye’de çok yaygınlaşmadan önüne geçmeliyiz" diyor.
     Öngel, meraklı, enerjik çocuklara rahatlıkla "hiperaktif" teşhisi konulduğunu, oysa bir hastalık olmayan yaramazlığın aslen ebeveynin ve okulun yaklaşımından kaynaklandığını savunuyor. Verilen ilacın olumsuz etkilerine ve bağımlılık yarattığına dair makaleler yolluyor.
     ABD’de psikiyatr olarak çalışan Kemal Sağduyu’nun mesajı da bu yönde:
     "Vakti olmayan aileler hem çocukları başlarından savmak istiyor, hem de evde veremedikleri eğitimi mucizevi bir şekilde okulun vermesini bekliyor. Böyle olunca öğretmen, sözünü dinlemeyen her öğrenciyi psikiyatra sevk ediyor. İş yükü çok artan psikiyatr da bir iki test yapıp ilaç başlatıyor. İlaç firmaları da reklamlarda, hiperaktif çocukların psikiyatra görünmesini teşvik ediyor. çark böyle dönüp gidiyor".
     * * *
     Medyada sık sık uzmanlığına başvurulan psikiyatrist, Prof. Dr. Yankı Yazgan ise "hiperaktivite"yi "beynimizin öncelik ve planlamadan sorumlu bölgelerinin işlevini yürütmekte zorlanması" diye tanımlıyor. Tedavide bu yükün azaltılması için çevresel düzenlemeler yapıldığını, bu da yetmezse ilaçtan yararlanıldığını söylüyor. İlaç kullanımının artışını, diğer yöntemlerin yeterince etkili, ucuz ve yaygın olmamasına bağlıyor. İlacın, kapsamlı bir tedavi programının parçası olduğunu, dolayısıyla öğretmen ya da anne - babanın yapacaklarının alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu vurguluyor. "İlaç tedavisine ancak diğer yöntemler işe yaramazsa başvurulmalıdır" diyor.
     Kendisine başvuran genç ve çocukların yaklaşık yüzde 40’ına ilaç tavsiye ettiğini belirten Prof. Yazgan, bu ilaçların bağımlılık yapmadığının araştırmalarca kanıtlandığını, buna karşın yarım kalan tedavinin madde bağımlılığına yol açabildiğini belirtiyor.
     * * *
     Bu farklı görüşlerin üç ortak noktası var:
     1. Sorun giderek büyüyor.
     2. Çözüm için ilaçtan önce ailelerin ve okulun yardımı gerekiyor.
     3. Aileyle, öğretmenle, arkadaşla, doğayla iletişim, en etkili ilaç sayılıyor.
     İlk yazıda dediğim gibi, "Çare iletişimde"...
     
     can.dundar@e-kolay.net
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Zurnanın zırt dediği...

Melih AŞIK
Beykoz paça

Fikret BİLA
Irak’a ABD için değil, Türkiye için gireceğiz

Hasan CEMAL
Uğur Mumcu, Davos, Porto Alegre!

Güneri CIVAOĞLU
Gökkuşağı medya

Can DÜNDAR
"Hap Kuşağı"na tepkiler

Abbas GÜÇLÜ
En uzun tahtta kalan padişah kim?

Mehmet Y. YILMAZ
Göbek atarak sürünüyoruz!

Hasan PULUR
Turkey hindi - Türkiye

Derya SAZAK
Savaş yetkisi

Meral TAMER
Sen neden daha iyi olasın ki?

Tamer HEPER
Yeni yasayı Sayın "Okuyan"a sorun

Osman ULAGAY
IMF ile anlaşmada gecikmenin bedeli

Güngör URAS
Harp kesin fatura belirsiz

Serpil YILMAZ
CHP’li Küçük, iGSAŞ’ı Meclis’e getirdi

© 2002 Milliyet