
|


Şirketleri satmak zorunda
BDDK Başkanı Engin Akçakoca, Çukurova Grubu’nun borçlarını sadece nakit akışıyla ödemesinin mümkün olmadığını, varlıklarının tamamının satılması gerektiğini söyledi
ANKARA Milliyet
Çukurova Grubu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) arasındaki anlaşmayı açıklayan BDDK Başkanı Engin Akçakoca, grubun tüm varlıklarının teminat olarak alındığını söyledi.
Akçakoca, Enis Berberoğlu ve Erdal Sağlam’ın CNN - Türk’te yayınlanan E & E programında "Çukurova Grubu’nun borcunu ödeyebilmesi için Turkcell dışında başka şirket var mı?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Bu operasyonda tahsilat için varlık satışı olması gerekiyor. Birincisi bankanın hisselerinin satışı. Öbür şirketinin veya isimlerini vermeyeceğim varlıklarının tamamının satışının söz konusu olması gerekiyor. Aksi takdirde, nakit akışıyla bu yükün kaldırılamayacağı da biliniyor."
Borcun faizi veya anapara ödenmesinin iki defa aksaması, teminat, temlik ve ipotek belgelerinin zamanında verilmemesi halinde sözleşmenin hükümsüz kalacağını belirten Akçakoca, bu durumda Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun’un uygulanacağını söyledi.
Akçakoca, Hazine bir, iki yıllık kısa vadeyle borçlanırken, Çukurova’ya 15 yılda libor artı 0.5 faizle ödeme planı yapılmasının doğru olup olmadığının sorulması üzerine şöyle dedi: "Hazine ile mukayese ettiğinizde sırıtan bir vade. Buradaki 15 yılın anlamı fizibilite çalışması ve nakit akışı tablosuna göre yapılmış olmasıdır" dedi.
‘Yapı Kredi sağlama alındı’
Vade süresinin 15 yıl yerine 10 yıl olabileceğini, ancak nakit akışının buna müsaade etmediğini belirtiren Akçakoca, "Temerrüt halini bile bile gündeme getirmek hukukun başka maddelerine aykırı olabilirdi" dedi. Akçakoca, dün düzenlediği basın toplantısında da borcun 15 yıla yayılmasının meblağın büyüklüğünden kaynaklandığını (Çukurova 15 yılda toplam 6 milyar 225 milyon dolar ödeyecek) söyledi ve "15 yıl bu meblağ için uluslararası standartlara göre normaldir" dedi. Ödeme planı yaparken, ilk amacın öbür bankanın konumunu (Yapı Kredi) sağlama almak olduğunu söyleyen Akçakoca, Pamukbank’ta da avantajlı duruma geçtiklerini kaydetti. "Pamukbank’taki zarar (2.5 milyar dolar) zaten realize edilerek yazıldı. Ben o kâğıdı içine koydum" dedi.
Akçakoca, "Pamukbank’ı, o kâğıtlardan bir kısımını ve grup kredilerini de içeriden çıkartarak satabilir duruma getireceğim. Ama bu kâğıtları da geri almış olacağım" diye konuştu. Alternatifinin, grubun ikinci bankasının (Yapı Kredi) üzerine gitmek olacağını kaydeden Akçakoca, "Bu fevkalede pahalı bir alternatifti" dedi.
Danıştay Dava Daireleri kararıyla gruba iade edilen Pamukbank’ın Fon’a geri alındığını hatırlatan Akçakoca, "Pamukbank’ın sektöre tehlikeli bir mayın gibi bırakılması önlendi" dedi ve şöyle konuştu: "Pamukbank’ta 5 katrilyon mevduat var. Mudi parasını çekemezse öbür banka da (Yapı Kredi) devreye girecekti, tsunami (deprem sonrası oluşan dev dalgalar) etkisi yapacaktı. Merkez Bankası likidite sorunu yaşayabilirdi"
‘Diğerlerine de uygulanabilir’
Çukurova Grubu ile yapılan borç yapılanmasının diğer bankalarla da olabileceğini belirten Akçakoca, "Biz diğer bankaların hakim ortaklarıyla mahkeme dışında tahsilat çözümü bulmak istiyoruz. Bunun için onların yapacakları şey, ‘Fon, sizdeki borç bakiyemi kabul ediyorum’ demek" dedi. Akçakoca, bugüne kadar ancak beş hâkim ortak ile anlabildiklerini söyledi.
Turkcell için 264 milyon dolar kredi Pamukbank’ın içindeki Turkcell hisselerinin 264 milyon dolar değerinde olduğunu belirten Akçakoca, "Bunun geri ödemesi bu gruba kredilendirildi" dedi. Turkcell hisselerinin bir değer ifade edebilmesi için Pamukbank’taki hisselerle birlikte tamamının grubun elinde bulunması gerektiğini kaydeden Akçakoca, "Ancak onlarla birlikte satılması halinde bir değer ifade edeceğinden yapıldı" dedi. Anlaşmaya göre Pamukbank’taki yüzde 8.4 oranındaki Turkcel hissesi, borsada 30 Ocak öncesi 30 günün ortalama fiyatı baz alınarak, 264.3 milyon dolara Çukurova’ya satılacak. Satış bedeli Çukurova’nın borcuna eklenecek. Bedelinin 214 milyon 306 bin dolarlık kısmı, 31 Ocak 2006’ya kadar defaten, bakiye 50 milyon dolar 31 Ocak 2008’e kadar ödenecek. 31 Ocak 2003’ten ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçecek süre için yıllık libor artı 0,5 üzerinden hesaplanacak faiz, hisseleri alan şirket tarafından ayrıca ödenecek. Çukurova, Yapı Kredi’deki Turkcell hisselerini de iki yıl içinde, bedelini nakden, peşinen ve def’aten ödeyerek satın alabilecek. Turkcell’in hisse dağılımı şu anda şöyle: "Yüzde 37 Sonera, yüzde 22.6 Çukurova Grubu, yüzde 14 halka açık, yüzde 11.3 Yapı Kredi, yüzde 8.38 Pamukbank, yüzde 6.2 Murat Vargı.
Çok gergindi BDDK Başkanı Engin Akçakoca’nın Kurul üyeleriyle birlikte Ankara’daki BDDK merkezinde düzenlediği basın toplantısında oldukça gergin ve yorgun olduğu gözlendi. Son dört gündür gece yarısına kadar süren toplantıların ardından Çukurova Grubu ile BDDK arasındaki anlaşma önceki gece saat 04.00’te imzalandı. Basın toplantısında gazetecilerin sorularını aklında tutamayarak, tekrarlatan Akçakoca, "Taksit, taksit yanıt verelim" diyerek, birer birer soru sorulmasını istedi. Akçakoca, "Hafta sonu İstanbul’a gidemediğim için biraz gerginim" dedi. Evi İstanbul’da olan ve Ankara’da otelde kalan Akçakoca, normalde cuma akşamı İstanbul’a gelip, pazartesi sabahı geri dönüyor. Akçakoca, basın toplantısında bir gazetecinin Çukurova Grubu’ndan bir yöneticinin kayınpederinin BDDK yönetiminde olmasının kararı etkileyip etkilemediği sorusuna "Konunun, damat - kayınpeder ilişkisiyle ilgisi yoktur" yanıtını verdi.
Krize siyasetçiler yol açtı BDDK Başkanı Akçakoca’ya, önceki gün BDDK ile Çukurova Grubu arasındaki anlaşmanın ayrıntılarının belli olması ile AKP lideri Erdoğan’ın yaptığı yorum hakkındaki görüşleri de soruldu. Bilindiği gibi Erdoğan, BDDK’nın Çukurova Grubu ile yaptığı anlaşmanın hükümet ile hiç bir ilişkisi olmadığını belirterek, "Biz bu kurulların denetime alınmasını savunduğumuz zaman birtakım çevreler bize çok farklı saldırmışlardı. Şimdi de BDDK’nın aldığı kararın sorumluluğunu hükümete yüklemeye çalışıyorlar. Bugüne kadar Hazine bunları yüklendi, maliyet 50 milyar doları buldu. Şimdi tekrar bu rakamlar artacak. Milletine hesap vermenin ideali içinde olan siyasetin elinin olmaması, bu neticeyi doğurur. Bu yanlışın düzeltilmesi için çalışmasını da yapıyoruz" demişti. Engin Akçakoca bu sözlerle ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu:
"Krize yol açan siyasetin kendisiydi, BDDK değil. Böyle özerk kurulların varlığı ve Cumhuriyetin varlığının bir parçası haline gelmesi çok önemlidir. Keşke BDDK’yı hiç tartışmasak da düzenleme ve denetlemeye zaman ayırabilsek."
Gül, Şener ve Babacan’a teşekkür Akçakoca, Pamukbank’ın iade kararı sırasında, danışmalarda bulundukları tarihten itibaren kendilerine göstermiş oldukları destekten ötürü Merkez Bankası’na, Hazine Müsteşarlığı’na teşekkür etti. Akçakoca, "Bu anlaşma sırasında bilgilendirme çalışmaları yaptığımız Sayın Başbakanımıza, Sayın Başbakan Yardımcımız Abdüllatif Şener’e, Sayın Devlet Bakanımız Ali Bababacan’a, yanımızda olduklarını hisettirdikleri için ayrıca teşekkür ediyorum" diye konuştu.
‘Suç duyurusunda bulunabiliriz’ Akçakoca, Pamukbank’a, sahip ve yöneticilere hapis cezası da öngören Bankalar Kanunu’nun, 14’e 3 ve 4’üncü maddelerden el konulmuş olmasına karşın, grupla bir anlaşmaya varıldığı, dolayısıyla artık sahip ve yöneticiler hakkında suç duyurusunda bulunulup, bulunulmayacağı konusunda da şunları söyledi:
"14 maddenin 3 ve 4’ü devam ediyor. Ceza davaları konusunda gerektiğinde suç duyurusunda bulunulacaktır. Suç duyurusunun hangi koşullarda gerekeceği Bankalar Kanunu’nda belirtilmiştir, murakıp raporlarına dayandırılır."
‘Başbakana bilgi verdik diye özerkliğimiz sona ermez’ BDDK Başkanı Akçakoca, ‘Çukurova ile görüşmeler sürecinde hükümete bilgi verdiniz, burada da hükümete de desteği için teşekkür ettiniz, bu kurumun işlemleri için onay alması ve kendi özerkliğini bizzat kendisinin bitirmesi değil midir?’ şeklindeki soruya şöyle karşılık verdi:
"Teşekkür nezakettir ve kurumumuzun özerkliğini destekleyenlere yapıyoruz. Hükümete bizi desteklediği için teşekkür etmedim. Bize desteğini ‘hissetirdiği’ için dedim. Dolayısıyla özerkliğin gitmesi diye bir şey yok" dedi. Akçakoca, başka bir soru üzerine de "IMF’nin bir önerisi olmadı. Hükümetten de müdahale olmadı" diye konuştu.
EKONOMİ


Şirketleri satmak zorunda
Her şeyi rehin alındı
Kâğıttan kaplanlar
Doblo, Çin yoluna çıkıyor
Üç aylık ihalede faiz 3.5 puan geriledi...
Yeni yılda enflasyon sürprizi
Anlaşma açıklandı, Köhler telefon etti
Benzine yüzde 3.5 zam yapıldı
‘Hükümetten farklı düşünmüyoruz’
Beko, 2002 yılında yüzde 120 büyüdü
SAYFA BAŞI

|
|

|