04 Şubat 2003 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




BAŞARIYA YÜRÜYENLER
"Duyurusu yapıldığında kitap alıcısını bulur"

Yazar Ayşe Kulin, Haldun Taner Öykü Ödülü’nü aldığı gün kendini tam anlamıyla başarılı hissetttiğini ve gerçek başarının kalıcı olabilmekten geçtiğini söylüyor

     AYCAN GENLİK

     Ayşe Kulin’in son kitabı "Nefes Nefese" diğer kitapları gibi çok satanlar listesine girdi. "Füreya", "Adı Aylin", "Sevdalinka" romanlarıyla birlikte bugüne kadar 12 kitabı yayımlanan Kulin, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji edebiyat bölümünden mezun oldu. Yazarlıktan önce çeşitli dergi ve gazetelerde muhabir ve editör olarak çalıştı. Uzun yıllar TV, sinema ve reklam filmlerinde sanat yönetmeni, sahne yapımcısı ve senarist olarak görev yaptı. "Güneşe Dön Yüzünü" öykülerinden oluşan ilk kitabıydı. Ödülleri arasında "Foto Sabah Resimleri" öyküsüyle Haldun Taner Öykü Ödülü, bir yıl sonra da aynı adı taşıyan kitabı ile Sait Faik Hikaye Armağanı yer alıyor.
     
"Nefes Nefese" adlı son romanınızı bir de siz anlatır mısınız?
     1939-1943 yılları arasında Nazilerin işgal ettiği Fransız topraklarında ve aynı yıllarda Ankara’da savaş stratejisini oluşturmaya çalışan dışişleri koridorlarında geçen bir öykü. Genç bir diplomat olan Macit ile karısı Sabiha aracılığıyla zamanın Ankara günleri ve savaş rüzgarlarında Türk diplomasisi okura aktarılırken, Paris ve Marsilya’da yaşanan olaylar da Sabiha’nin kız kardeşi Selva ve kocası Rafael tarafından anlatılıyor.
     
Son kitabınız da diğer kitaplarınız gibi çok sattı. Sizce satış bir başarı mıdır?
     Satış elbette başarıdır. Kitap beynimizin özsuyunun bir ürünüdür ve beğenildiği ölçüde talep bulur. Ama çok satan bir kitabın illa iyi kitap olması gerekmez. İyi bir kitaba hak ettiği duyuru yapılırsa, kitap alıcısını bulur.
     
Türkiye koşullarında kadın yazar olarak engellerle karşılaştınız mı?
     Benim karşılaştığım engellemeler burjuva kadın olmamdan kaynaklandı. Devrim hareketlerine eylemle katılmadığım için, dosyamı yolladığım yayıncıların evde yemek yapmamı veya çocuk bakmamı önerdiklerini hatırlıyorum. Oysa, yüreğime ve yazdıklarıma bakabilselerdi, onlara çok aykırı gelmeyecektim.
     
Sizce edebiyat dünyası için başarı nedir?
     Bence kalıcı olabilmektir. Bir yazarın yapıtlarından 50 yıl sonra bile söz edilebiliyorsa, o zaman başarılı olduğu kabul edilebilir.
     
Başarılı olmanıza kim veya ne yardım etti?
     Eğer beni başarılı buluyorsanız, bu benim yetenekli ve çok çalışkan olmamdandır. Bir de bana yazma azmi veren ve ufkumu açan Haldun Taner ve Sait Faik ödülleridir.
     
Sizi başarılı ve farklı kılan nedir?
     Başarılı olan tek yazar ben değilim. Bu nedenle bir ayrıcalığım olduğunu kabul etmiyorum. Çok geniş bir yelpazede okurlarımın olması ve çıkan her kitabımı anında alıp okumaları bir farklılıksa, bu sade ve akıcı bir dille, okuruma değer vererek, olayları abartmadan, samimiyetle yazdığım içindir.
     
Kendinizi en çok ne zaman tam anlamıyla başarılı hissettiniz?
     Haldun Taner Ödülü’nü kazandığım gün.
     
Sizce başarı insanı çekici kılar mı?
     Başarının insanı çekici kıldığını gördüm. Ama bir yazar olarak sadece sizi okuyanların ilgisini çekersiniz; bir gösteri yıldızı, futbolcu veya mankenin ilgi çekmesi gibi değil, medya elinde kamerayla veya mikrofonla peşinizden koşmaz, Allah’a bin şükür!
     
Sizce gerçek başarı nedir? Ne zaman "İşte şimdi başardım" dersiniz?
     Başarı benim için kafamda tasarladığımı tamama erdirmektir. Romanı basılmış olarak elime aldığımda, "İşte yine başardım!" derim.
     
Başarısız olduğunuz ve vazgeçmeyi düşündüğünüz anlar oldu mu?
     Elbette oldu. Dosyalarımın yayıncılardan açılmamış olarak bana geri dönmeleri bunlardan bazılarıdır. "Adı Aylin"i yazarken anlaştığım yayıncı yarı yolda vazgeçti. Dosya kağıtlarımı odanın öteki köşesine fırlattığımı hatırlıyorum. Aylin’i yazmaktan vazgeçtim. Ama içimden fena halde yazmak geldiği için oturup birkaç öykü yazdım ve sonra bunları Haldun Taner yarışmasına yolladım.
     
Başarı yolunda sizi cesaretlendiren, kışkırtan şey ne oldu?
     Haldun Taner Ödülü. Bir yıl sonra da Sait Faik Armağanı’nı kazanınca, "İşte benim bir yazar olduğumun kanıtı, nihayet!" dedim.
     
Sizce başarıya ulaşmanın kriterleri nelerdir?
     Benim için tek kriter çalışmak ve okurdan emeğimin karşılığını almaktır.
     
Kendinizi geliştirmek için ne yaparsınız?
     Hem yazdığım konularla ilgili kitapları hem de dış ülkelerde ödül alan yazarları okuyorum. Konserleri, sergileri ve aktüaliteyi yakından takip ediyorum. Gezilerimi yeni yerleri keşfetmek için yapıyorum. Türk yazarlarının her çıkan kitabını mutlaka okurum.
     
Hayat felsefeniz nedir?
     Kendine ve başkalarına istedikleri gibi yaşamaları için fırsat ver.
     
     Ayşe Kulin’in favorileri
•   En beğendiği oyuncular: Yıldız Kenter, Gülriz Sururi, Şener Şen, Uğur Yücel.
•  En beğendiği yazarlar: Ayla Kutlu, Murathan Mungan, Elif Şafak, James Joyce, Amin Maaluf.
•   En beğendiği üç film: "Günden Kalanlar", "Manzaralı Oda", "Konuş Benimle".
•   En son okuduğu kitap: "Mor", İnci Aral.
•   En son izlediği film: "Şikago".
•   En son gördüğü oyun: "The Breath of Life". "Maggie Smith ve Judie Dench oynuyordu. İki devi sahnede görünce çıldırdım."
•   En son dinlediği CD: Handel’in "Messiah"i.
•   Kullandığı parfüm: Paris.
•   Arabasının markası: Polo.     
     
HAFTANIN ZİRVESİNDEKİLER
     SERGİ
     Dünyanın tüm kadınları...
     İsveçli fotoğraf sanatçısı Ulla Lemberg’in "Dünya Kadınları" adlı sergisi 7 Şubat’ta Bilgi Atölye 111’de açılıyor. Tüm dünyadan kadınların duruşlarını İstanbul’a taşıyan sergi İsveç Başkonsolosluğu, Fotoğraf Vakfı Girişimi, KADER ve Swedish Institute’ün katkıları ve işbirliği ile düzenlendi. 28 Şubat’a kadar devam edecek sergi 7 gün 24 saat boyunca izlenebilir.
     
     KONSER
     "Ustalar Barış İçin Buluşuyor"
     Türk, Ermeni, Yahudi ve Mısırlı müzisyenlerin katılımıyla "Ustalar Barış İçin Buluşuyor" konserler serisinin ikinci ayağı 6 Şubat’ta İş Sanat’ta sunulacak. İlki UNESCO’nun Paris merkezinde gerçekleşen bu dev konserde Bach, Rachmaninof, Ravel gibi bestecilerin eserleri Halil Necipoğlu’nun seslendireceği "Yahudi, Ermeni, Ortodoks Klisesi Duaları"yla ve neyzen Kudsi Ergüner’in (solda) yorumuyla buluşacak. Konserde şef Yuko Mori’nin yönetiminde Nagaokakyo Oda Orkestrası da yer alıyor.
     
     Johnnie Walker Efsanesi
     20. Yüzyılın Ardından…
     Johnnie Walker, doğumundan 20. yüzyılın bitimine dek süren 125 yıllık serüveninde, kalitesindeki başarıyı iletişimine de taşıdı.
     Bu uzun yolculuğun kilometre taşlarına kısaca göz atmaya ne dersiniz?
     Johnnie Walker markasının gerçek koruyucusu ve kalitesinin simgesi olan "Yürüyen Adam", 1908’de karikatürist Tom Browne’nin çizgileriyle hayat buldu. Yürüyen Adam, I. ve II. Dünya Savaşları’nda orduyu desteklemek için yapılan kampanyalardan, İngiliz tarihinin büyük isimleriyle birlikte resmedildiği ilanlara kadar her zaman toplumun yanında ve insanlarla iç içe olmuştur. Eskisi kadar ön planda olmadığı ilanlarda bile, markanın imzası olarak yer alan Yürüyen Adam, 95 yıl önce olduğu gibi bugün halen başarıyı ve kişisel gelişimi desteklemektedir. Birçok viski markası reklam kampanyalarında özendirici hayat tarzını konu ederken, Johnnie Walker bunu başarı kavramıyla bütünleştirmiştir.
     20. yüzyılı başarılarla geride bırakan Johnnie Walker, yeni yüzyılda yeni kampanyalarla yoluna devam ediyor.
     



 PAZAR


"Hollywood’da şöhret peşinde değilim"
Nişantaşı’nın yeni İtalyanı
Semt isimleri nereden geliyor?
İslam alimlerinin çizdiği aletleri yapan profesör
Matematik ve salsa üstadıydı
‘Arabalar neredeyse birbirine çarpacaktı’
Denizler altında yüzlerce fotoğraf
Kate gitti, Eva geldi
ABD’nin otel zinciri Harbiye’de
"Panik"e gerek yok ama bir de sığınak olsa
"Duyurusu yapıldığında kitap alıcısını bulur"
Tekel’den şarap atağı
Pülümürlü Nebahat
Antep kebabı nerede yenir?
Muz değil mafya cumhuriyeti
Almanların ders kitapları
Yüzyıl öncesinden bir Nabi...


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet