
|

Kıbrıs ak-kara değil...
VAKIF kuruluşu niteliğindeki Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde "Hükümet ve Liderlik Okulu" 40 kadar uzmanı toplayarak iki gün süreyle Annan planını tartıştı.
Diplomat, asker ve akademisyen 40 kadar uzman dört "çalışma grubu" halinde planı inceledi, irdeledi, öneriler getirdi.
Kamuoyu çekingenliği olmadan görüşlerini anlatabilmeleri için toplantıya gazeteciler alınmadı. Çünkü konu hamasi değil hesabi, kategorik değil analitik düşünmeyi gerektiriyor.
"Sonuç bildirisi" dün açıklandı.
Ne "Annan planı imzalansın" deniliyordu, ne de "reddedilsin".
Çünkü konu ak - kara gibi net değil, karmaşık...
Bildiride sadece uyarı ve mukabil önerilere yer veriliyordu.
***
‘SONUÇ Bildirisi’ olarak üç çalışma grubunun hazırladığı metinler açıklandı. "Çalışma Grubu 4"ün bildirisi yoktu çünkü uzmanlar "egemenlik" konusunda anlaşmaya varamamışlardı!
Bu, konunun uzmanlık düzeyinde ne kadar karmaşık olduğunu gösterir.
"Egemenlik", Kıbrıs meselesinde Türk tarafının haklı olarak en hayati saydığı konulardan biri...
Ama detaylara inince karmaşıklaşıyor.
Kıbrıs gibi iki "parça devletöten oluşacak bir kurumlaşmada egemenlik alanları?.. Kıbrıs’ın dış siyasetinden, merkezi bütçe ve vatandaşlık sorunlarından her bir ‘parça devlet’in yetkilerine kadar her konuda teker teker düşünülmesi gereken egemenlik meseleleri... Türk ve Rum beklentileri arasındaki çelişkiler...
Demek ki konu "ak" ve "kara" kadar net değil. Pazarlıktan ne koparırsan ona bağlı!
***
DEĞİŞEN dünyada Kıbrıs’ın stratejik önemi artmış mıdır, azalmış mıdır, niteliği mi değişmiştir?
"Çalışma Grubu 3"ün bildirisinde deniliyor ki:
"Kıbrıs’ta Türk askerinin bulundurulmasının öncelikli amacı, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini sağlamaktır. Kıbrıs adasının Türkiye için Akdeniz’de vazgeçilmez stratejik önem taşıyan bir nokta olduğu görüşü asıl amacın dışındadır."
Bu metne diplomat Özdem Sanberk ile KKTC’den İbrahim Okur ve Dinç Erkman "ada Türkiye için stratejik önem taşır" diye muhalefet şerhi koymuş.
Kıta sahanlığı, kara suları, hava sahası... Akdeniz Türkiye’ye kapanacak mı! Diplomat İlter Türkmen’in cevabı:
"Hayır! Evvela adada eşit sayıda Türk ve Yunan askeri bulunacak, bunun dışında adadaki üsler sökülecek. Kuzey Kıbrıs’ta Karpas’la 550 km, Karpas’sız 450 km. bir deniz ve hava sahası Türklerin elinde olacak. Kalan hususlar müzakereye bağlı..."
Peki, Bakü - Ceyhan boru hattı çalıştığı zaman Kıbrıs bunu engelleyebilir mi?
Siyaset bilimci Üstün Ergüder ve İlter Türkmen aynı tepkiyi gösterdiler:
"Saçma! Hem mümkün değil, hem de yatırım yapan ve petrol tüketicisi dünya ülkeleri buna razı olur mu?!"
Belli ki Kıbrıs, Türkiye ve Türklük açısından bir "ak - kara" meselesi değil. Son derece karmaşık... Aynı zamanda, Türkiye’nin AB ve ABD ile ilişkileriyle de irtibatlı bir rasyonel "hesap" ve "pazarlık" meselesi...
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|