07 Şubat 2003 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Türklerin uzayla imtihanı

Büyük tanıtım yapılmadan 40 bin kişiye ulaşan tiyatro oyunu "Üçüncü Türden Yakın İlişkiler"in ikinci bölümü başladı

     YİĞİT KARAAHMET

     Senarist Uğur Uludağ’ın tespitine göre dünyada ilk defa bir tiyatro oyununun aynı isimle ve aynı konuyla -tıpkı bir sinema filmi gibi- ikincisi yapıldı. e.s.e.k (Espri Standartları Enstitüsü Kurumu) tarafından 2001 yılında sergilenmeye başlanan "Üçüncü Türden Yakın İlişkiler" adlı oyun artık iki bölümüyle birden Akatlar Kültür Merkezi’nde oynanıyor.
     Birinci oyunda uzaylılar dünyaya gelmişlerdi. Şimdi de, dünyadayken kaldıkları evin hanımıyla kendi gezegenlerine dönüyorlar. Karısını çok özleyen koca da eşcinsel uzaylıyla beraber peşlerinden gidiyor.
     Dokuz kişilk oyuncu kadrosuna sahip oyunda Yosi Mizrahi ve Deniz Pulaş yine rol alıyorlar. Oyunun senaristi ve yönetmeni olan Uğur Ululdağ aynı zamanda oyunculardan biri. Eğer Uludağ oyunun üçüncü bölümünü yazarsa "Star Wars" gibi yapacak yani her şeyin başlangıcını anlatacak. Adı da belli: "Üçüncü Türden Yakın İlişkiler-0".
     
     "Şimdi hanginizle sevişmem lazım?"
Birinci oyun devam ederken mi ikincisi hazırlandı?
     Uğur Uludağ: Bir turne dönüşü bir an geldiler bana, ikinciyi yazmaya karar verdim. Bir araştırma yaptım; dünya tarihinde aynı adla, aynı karakterlerle ikinci bölümü yazılan başka bir oyun yok. Ama derdimiz kesinlikle "Birinci oyunu 40 bin kişi izledi, bu insanlardan tekrar para alalım" falan değil.
     
Bu oyun ilk çıktığı zaman çok fazla tanıtımı yapılmadan popüler oldu. Bunu neye bağlıyorsunuz?
     U.U.: Tespitiniz çok doğru. Bu oyun fısıltı gazetesi çok iyi çalıştığı için bu kadar çok tuttu.
     Yosi Mizrahi: e.s.e.k sekiz yıllık geçmişe sahip. Kurulduğundan bu yana yedi oyunu var. Ama gerçek kitlesiyle buluştuğu oyun bu oldu.
     
Buna sebep biraz da oyunda Deniz Pulaş, Ceyda Düvenci, ilk oyunda da Ece Uslu gibi medyatik isimlerin bulunması olabilir mi?
     Y.M.: Bizim Türk izleyicisi maalesef oyuncuların gerçek isimlerini bilmez. Çünkü seyirci gişeye gelip "Televizyondan tanıdığımız kim oynuyor?" diye soruyor. Biz de "Öyleyse televizyonda belli kariyeri olan oyuncuları toplayalım" dedik. Deniz manken ama biz hiç "Bu kız cüretkardır, onu soyalım, gişeden de parayı vuralım" diye düşünmedik.
     
Sizler nasıl tanıştınız?
     Y.M.: Benim Uğur’la tanışmama rahmetli Gökhan Semiz (Vitamin grubunun ölen üyesi) vesile oldu. Uğur’un ilk oyununu seyrettim. Hiç unutmam, Uğur’a o zaman "Bir gün senin bir oyununda oynamak istiyorum" demiştim.
     D.P.: Bana teklif Yosi’den geldi. Uğur mankene başlangıçta çok karşıydı ama sonra bari bir kahve içelim denildi. Ben hiçbir tecrübemin olmadığını söyledim onlara. Hatta bir espri yaptım orada, "Aaa, hanginizle sevişmem lazım şimdi?" diye. Beni sıfır bilgiyle sahneye çıkardılar,
     
     şimdi ikinci oyunda da varım.
Tiyatrodan kazanabileceğiniz parayı aslında mankenlik yaparak daha kısa sürede kazanabilirdiniz. Bu anlamda pişman olduğunuz bir durum oldu mu?
     D.P.: Gelen mankenlik tekliflerini oyun yüzünden kabul edemiyordum. Bu da bana maddi bir kayıp getirdi. Ama manevi olarak çok beslendim. Hayatımı ona göre yaşıyorum artık. Mesela yeni evlendim, çocuk sahibi olmayı düşünüyoruz. Onu bile Uğur’a soruyorum, "Ölü sezonda mı hamile kalayım?" diye.
     
     "Aynı yemeği vermek istemedik"
Herkes ilk oyunun gerçekten çok komik olduğunu söylüyordu. Ama ikinci oyunda birincisinde olduğu kadar kahkahalarla gülen kimse yoktu. İkincide espri dozu biraz düştü galiba...
     U.U.: Çünkü biz insanlar sevdi diye aynı yemeği onların önüne koymak istemedik. Burada başka bir lezzet var. Ayrıca illa teknik bilgi istiyorsanız ilk oyunda 380 espri vardı, ikinci oyunda 360 tane var.
     D.P.: Evet, bu oyunun birincisi kadar komik olmadığı doğru. Burada biraz daha aile bağları, karı-koca ilişkisini ortaya çıkardığımızı düşünüyorum.
     
Siz dünya dışı varlıklara inanıyor musunuz?
     U.U.: Bu inanç meselesi değil, bilgi meselesi. Bence kesinlikle varlar.
     Y.M.: Tamamen katılıyorum. Ben de inanıyorum.
     D.P.: Hepimiz kesinlikle uzaylıyız.
     
"Eşcinsel uzaylı rolü için bütün gay barları dolaşıp gözlem yaptık"
Oyunda eşcinsel bir uzaylıyı canlardıran Yosi Mizrahi "Artık dizilerden sürekli gay rolleri için teklif alıyorum" diyor

Oyunda insanların en komik bulduğu karakter eşcinsel uzaylı.
     U.U.: Ben Yosi’ye bunu önerdiğimde "Ben gay’i nasıl oynarım bilmiyorum, yapamam" dedi.
     Y.M.: Oynayamam anlamında değil ama. Ben 11 yıldır oyunculuk yapıyorum, dokuz yıl karakter oynadım. Bir de hep ailenin iyi çocuğunu, çapkını falan oynadım. Daha önce hiç tip yapmamıştım. Bu rol o kadar bıçak sırtı bir rol ki, her yana çekilebilir.
     
Biraz şikayetçi gibi konuşuyorsunuz.
     Y.M.: Başladığımda bu kadar başarılı olacağımı açıkçası düşünmüyordum. Ama başka bir yerde gay’i oynamam çünkü Türkiye’de başarılı olduğunuz rol üstünüze yapışıyor. Oyundan sonra gelen bütün dizi teklifleri hep gay rolleriydi. Ama hiçbirini kabul etmiyorum.
     
Nasıl hazırlandınız peki?
     Y.M.: Başladığımda bir dönem çok zorlandım. Uğur’a "Abi, kalk gözlem yapalım" dedim ve bir dönem bütün gay barlarda dolaştık. Gay’lerin hayatıyla ilgili hiçbir şey bilmiyorum çünkü benim hiç gay arkadaşım yok. Çok uzak olduğum bir durum. "Kuş Kafesi" filmini defalarca izledik.
     D.P.: Uğur karakterleri kabataslak olarak belirledikten sonra oyuncuya göre şekillendiriyor. Benim arkadaşlarım izledi oyunu ve "Aaa, sen aynı kendinsin" dedi. İyi eleştiriler geliyor ama kendimi biraz daha geliştirmeliyim bence.
     



 CUMARTESİ


Türklerin uzayla imtihanı
"Saddam için değil, halk için gidiyorum"
Kebaba ‘bir şeyhler oluyor’
Balıklar pile örnek oldu
Ne var, ne yok?
"Bana babam gibi geliyorsun"
Dünya önünde aile kavgası
Taraskon’lu Tartarin


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet