07 Şubat 2003 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Son yüz yılda silahlara toplam kaç para ödendi dünyada?

     ABD Dışişleri Bakanı Powell’ın; Irak’taki gizlenmiş silahlar konusunda, BM Konseyi’nde yaptığı açıklamaları izlerken, bendenizin aklı hep aynı soruya takıldı:
     - Son yüz yılda, dünyadaki tüm devlet yöneticilerinin silahlara ödedikleri toplam para, acaba ne kadardı?
     Şimdiye dek yanıtı hiç açıklanmamış bir soru işte...
     Ve bir soru daha:
     - Son yüz yılda, dünyadaki tüm devlet yöneticilerinin silahlara ödedikleri, milyarlarca kere milyarlarca dolar; şu anda yeryüzünde yaşamakta olan 6 milyar insanın ne işine yaradı?
     ***
     Halk yığınlarından yana olma edebiyatı, salt şiirlerde kaldığı zaman; o yığınları, "vatan, millet, bayrak, devlet, şanlı tarih, kahraman atalar" nutuklarıyla yöneten politikacıların; en azından son yüz yılda, insanlığa kaça mal oldukları da ortaya çıkmıyor.
     Böylesi bir saydamlık dönemine geçilmedikçe de, her şey fasarya...
     ***
     Genç bir meslektaş, merak edip küçük bir araştırma yapsa; 93 Muharebesi diye bilinen, 1877 - 78 son Osmanlı - Rus savaşını acaba o tarihteki İstanbul gazeteleri hangi başlıklarla vermişlerdi?
     Duyduğum kadarıyla bir tanesini hatırlatmaya çalışayım:
     "Bilmem hangi şeyh efendi rüyasını gördü, iki hafta içinde St. Petesburg’dayız"
     Ve 10 ayda Rus orduları, Yeşilköy’e inmişti.
     ***
     Ya I. Dünya Savaşı hangi başlıklarla verilmişti İstanbul basınında?
     Böyle küçük ve zevkli araştırılar, halk yığınlarının nasıl morfinlendiğini öyle güzel çıkarır ki vitrinlere...
     Ve şimdi asıl soru:
     - Halk yığınlarının nasıl afyonlandığı, yahut morfinlendiği; vitrinlere çıksa ne olur, çıkmasa ne olur?
     Şu olur:
     - Halk bireyleri, beyinsel bir kuşkuculuğun kırbacıyla, "tabu"ları bir kez daha irdelemeyi benimseyebilirler. Yok, şayet benimsemezler de, "kör inançların" yok edici tümörlerini, kendileri için kutsal bir güneş olarak görmeyi sürdürürlerse; sürüne dilene, perişanlık içinde kazıklanıp giderler...
     Saddam’ın, iki eli böğründeki zavallı Irak halkını, nasıl kazıklamakta olduğunu fark edemezler.
     Ve fark edemezler ki, bahtsız Irak halkı; Saddam’ın kendilerini morfinleyip durması sonucunda sürüklenmektedir ölümcül belalara...
     Her iki Dünya Savaşı’nda ölenler; vatanları için mi, öldüler; yoksa başlarındaki politikacıların, kendilerine göre yaptıkları birtakım hesaplar sonucunda mı öldüler?
     Bu arada silah fabrikatörleri ne kazandı acaba?
     ***
     Koşullanmış insan beyinlerini arıtabilmenin yöntemlerini kimler aramadı ki?
     Sokrates, Descartes, Spinoza, Feuerbach ve yüzlerce yazar...
     Ama geniş anlamda politikacıların pekiştirdikleri hipnozlarla başa tam çıkamadılar.
     ***
     Neden çıkamadılar?
     Çünkü teknolojideki gelişimler, henüz silah üretimleriyle siyasal egemenliklerin rantabilitesini bozacak düzeye gelmemişti.
     Şimdi 21. yüzyıl sürecinde; siyasal egemenliklerin de, silah üretimlerinin de, rantabilitesi bozulacak...
     Global iletişim nasıl hızlandıysa, global ulaşım da hızlandıkça hızlanacak...
     Arnavut, yahut Japon, yahut Arjantinli olmanın fazla bir anlamı kalmayacak...
     ***
     Değişim süreçlerinin analiz ve öngörüleri henüz Türkiye’de, üniversiteleri bile pek ilgilendirmiyor.
     Henüz daha - hiçbir bedel ödemeden - kestirmeden zengin olup, köşeyi dönme tutkusu ağır basıyor.
     Böylesi saçma ve denklem dışı bir tutkunun iflas etmesi için, bilmiyoruz daha kaç kuşağın ziyan olması gerekecek...
     Neyse...
     ***
     Tarihinde bir uçak bombardımanı bile yaşamamış olan Türkiye de, ilk kez gerçek bir savaşın birçok görüntüsünü izleyebilecek TV’lerde...
     Sonra ne olacak?
     Sonra her şey unutulacak.
     Ve yaz plajlarında yeni aşklar yaşanacak. Sokak çocukları da kağıt mendil satmayı sürdürecekler yollarda...
     
     c.altan@prizma.net.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Irak, riskler ve CHP

Çetin ALTAN
Son yüz yılda silahlara toplam kaç para ödendi dünyada?

Melih AŞIK
CHP müsameresi

Fikret BİLA
Taha Yasin’in gizli ziyareti

Hasan CEMAL
Hükümet doğru olanı yapıyor!

Güneri CIVAOĞLU
Suçüstü yapmak

Abbas GÜÇLÜ
Mumcu’nun söyledikleri yine çok tartışılacak

Hurşit GÜNEŞ
TÜSİAD raporu ve enflasyon

Sami KOHEN
Ne olacağı belli...

Mehmet Y. YILMAZ
AKP’nin şeffaflığı bu kadar mı?

Hasan PULUR
Futbol şakaları...

Derya SAZAK
Küba’dan Irak’a...

Meral TAMER
Amerikan militarizmi üzerine bir başyapıt

Güngör URAS
Harp çıkmadan işler bozuluyor

M. Ali BİRAND
Irak beni korkuttu

© 2002 Milliyet