11 Şubat 2003 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Köre ayna satmak

     1930 Dünya Ekonomik Krizi’nde Louis Armstrong adlı müziğin siyah devi Stormy Weather’ında şöyle sesleniyordu:
     ‘Hayat çıplak
     Her yanda yoksulluk
     Tasa
     Fırtınalı hava...’
     Aynı yıllarda dünyanın bir başka ucunda da Nâzım Hikmet’in dizeleri bu karabasanı Sesini Yitiren Şehir’iyle paylaşır gibiydi.
     "Hava, kurşun gibi ağır..."
     Bu paraleli Abidin Dino kurmuş. Fikret Mualla’yı anlatan kitabından yansıttım.
     Avrupa, gene 73 yıl öncesini andıran ruh hali’nde.
     Bir yandan ekonomik bunalıma dönüşme işaretleri veren durgunluk... Öte yandan yaklaşan Irak savaşıyla dünyanın sonu sendromu.
     
Korku filmi
     ABD’nin Irak’a saldırısı ile birlikte İslami terör örgütlerinin düğmeye basacakları ve yerkürenin her coğrafyasında "kıyamet patlamaları olacağı..."
     Küresel ekonomik sistemi kilitleyecek ve çökertecek yüksek teknoloji sabotajları...
     Evrak çantası dolusu nükleer kürün boşaltılmasıyla birçok kentte yüz binlerin ölümü...
     Sulara biyolojik sızıntılar. Metrolara zehirli gaz atakları... Konser, sinema salonlarına, alışveriş merkezlerine, patlayıcılar, yangın bombaları...
     Hatta...
     Avrupa kentlerinin varoşlarında yaşayan İslam nüfusun, göçmen işçilerin lüks semtleri basacağı, cehenneme çevireceği kuşkuları...
     Bir yıldır süren ekonomik durgunluğun altı böyle korku filmi senaryolarıyla daha da koyu koyu, kara kara çiziliyor.
     
Anlaşılmayan hakaret
     Bu kadar karamsarlık yetmez mi?
     Yazının başlarına; Mualla ve Dino’ya dönelim.
     Fikret Mualla’nın 100. doğum yıldönümüyle Paris’te bir sergi düzenlendi. Saint Germain’in yana yana La Petite ve Visconti sanat galerilerinde...
     Tablolar, Jacqusline Quillere ve eşi Süleyman Üstüner’in özel koleksiyonundan. Çok güzel tablolar seçmişler.
     Süleyman Üstüner, Paris’te, üniversitede matematik ve iletişim hocası.
     Serginin girişindeki bir masa üzerinde Mualla için yazılan kitaplar ve yazılar...
     Dino’nun kitabından sayfalarda şu karanlık ortama karşın yukarıda bir yerlerden bizlere yaşama gülümseyiş çağrıları var.
     İşte birkaçı...
     Fikret Mualla, Hitler’in yükseliş devrinde Berlin’dedir. Dehşetengiz SS’lerden bir grupla karşılaşır. Onlara "gamalı haçın uğursuz olduğunu, sonlarını getireceğini" söyler.
     SS’ler, aval aval sorarlar:
     "Neden?"
     Mualla’nın cevabı "o simge Bizans’ın da sonunu getirmişti" olur.
     SS’ler bir şey anlayamadıkları için bön bön bakakalırlar.
     
Bir haftalığına deli
     Fikret Mualla, Türkiye’ye döner. Ayvalık Lisesi’ne resim öğretmeni atanır.
     Sonra...
     "Elektriği olmayan ilçenin, resim öğretmenine de ihtiyacı yoktur" diyerek istifa eder.
     Ama asıl "gülünçlü Türkiye’m manzarası" Mualla’dan resim hocalığı yapabilmesi için "akıl hastası değildir" raporu istenmesi...
     Abidin Dino’yla, Bakırköy Akıl Hastanesi’ne giderler.
     Mualla’nın "ruh sağlığı yerindedir" raporu alması için bir hafta yatması gerekmektedir.
     Ancak...
     Mualla, "ya sonra beni dışarı bırakmazlarsa" korkusu içindedir.
     Ne var ki orada, Neyzen Tevfik ve Taha Carım ile karşılaşır.
     Onların parasız kaldıkça gelip burada birkaç hafta geçirdiklerini öğrenir.
     Kuşkuları silinir.
     Ne abuk, sabuk şeyler!..
     Fikret Mualla gibi bir sanatçıdan resim hocalığı yapması için "akıl hastası değildir" raporu istemek!..
     Güzin Dino’yu Adana Lisesi’nde öğretmenken, kocası Abidin Dino "komünisttir" diye kovmaya kalkışmak... Ama, Güzin Hanım’ın, "Müdür bey Müdür bey beni kovmaya kalkıştığınız bu liseyi, eşimin babası bu kentte valiyken yaptırmıştı. Lise onun adını taşıyor" diye kükremesi üzerine apışıp kalmak.
     Oluyor bunlar işte...
     Nedenini Neyzen Tevfik’ten okuyalım:
     "Körler çarşısında
     Ayna sattırdın felek"
     ...........
     Bayramınızı kutluyorum. Cuma günü bu köşede... G.C.
     
     
     g.civaoglu@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Amerikan nefreti

Melih AŞIK
Münih’ten selam

Fikret BİLA
Çekilin, Türkiye’de sizi misafir edelim

Güneri CIVAOĞLU
Köre ayna satmak

Can DÜNDAR
Bayram bitti mi?

Abbas GÜÇLÜ
Barış dilekleri öne çıkıyor

Sami KOHEN
Bu nasıl ittifak?

Mehmet Y. YILMAZ
Romantizm için hüzün mü gerekli?

Derya SAZAK
İslam, barış, demokrasi

Meral TAMER
Kardeş aile fikri, neden benimsendi?

Güngör URAS
Nergisler "umut" açtı

Serpil YILMAZ
Madra ihracat markası olursa

© 2002 Milliyet