11 Şubat 2003 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Nergisler "umut" açtı

     Menemen’in Bağcılar köyü halkı köyün yamaçlarına şimdilerde "nergis" soğanı ekiyor. Nergis soğanları yamaçları erozyondan koruyor. Bağcılar halkına da gelir sağlıyor.
     Bu işin öncüsü Dr. Atıf Atilla isminde "nergis" aşığı bir ziraat mühendisi. TEMA’nın hazırladığı bir proje çerçevesinde İzmir Ticaret Borsası’nın temin ettiği 20 bin nergis soğanı şimdilerde çiçek açmış durumda. Köylüler her gün çiçekleri kamyona yüklüyor. İzmir’de satıyor.
     Bağcılar 60 hanede 211 kişinin yaşadığı bir köy. Köyün kış yağışlarında şiddetli yüzey erozyonunun meydana geldiği dik eğilimli yukarı yöresine dikilen nergis sulamasız olarak yetiştiriliyor. Bir dekarlık alana 10 bin soğan dikilebiliyor. Bu soğanlar yılda üreticiye yaklaşık 1 milyar 600 milyon lira gelir imkanı sağlıyor. Bağcılar’daki üretici sadece nergis çiçeğinden değil soğanından da para kazanacak. Bağcılar’a dikilen soğanlardan bir buçuk yıl sonra 300 bin de soğan elde edilecek. 300 bin soğanın değeri ise 25 milyar lira. Nergis az emekle Bağcılar köylüsüne önemli büyüklükte ek gelir sağlıyor.
     Bağcılar köyünde olan bitenin hikayesini İzmir Ticaret Borsası dergisinde yazan Serap Dikmen Ahmetoğlu, nergisin vatanının İzmir olduğunu hatırlatıyor.
     
     Nergisin anavatanı İzmir
     Mitolojiye göre krem ve turuncu rengin hakim olduğu nergisin anavatanı İzmir’in Karaburun Yarımadası’dır. Mitolojiye göre, su perisi Tanrıça Nana, sıcak bir yaz gününde serinlemek için kendini serin sulara bırakır. Güzel bedeni yanmasın diye de, su kenarında bir badem ağacının gölgesine uzanır. Ağaçtan içi tutulmamış bir çağla badem, uykuya dalmasından hemen sonra, göbeğinin üstüne düşer. Nana, orada eriyen bademden hamile kalır. Dokuz ay sonra da, su perilerinin şenlik türküleri arasında, kainatta bir eşi olmayan güzel bir erkek çocuğu dünyaya getirir. Narcissios adını alan çocuk serbest, başıboş dolaşarak bir delikanlı olur. Çevresindeki her dişi ona aşıktır.
     Zeus’un kızı, dağ perilerinden Echo da Narcissios’a vurulanlardan biridir. Ama onun aşkı bir başkadır. Ne yazık ki diğer dişilere olduğu gibi Narcissios ona da yüz vermez. Buna rağmen Echo Narcissios’un yanından ayrılamaz. Ama Narcissios Echo’nun yüzüne bile bakmamakta nerede bir su birikintisi görse sadece kendi güzel yüzünü seyretmektedir. Çiçek tanrıçası Flora onları birbirine yaklaştırmaya çabalar. Ama başarılı olamaz. Bir gün Değirmenaltı yöresinde berrak bir gölde Narcissios kendini seyrederken onun dizinin dibinden ayrılmayan aşığı Echo ile diğer tanrıçalar Narcissios’un damla damla eridiğini fark ederler. Narcissios erir erir. Yok olur. Etraf kırmızılığa bürünür. Etrafı Flora’nın açtığı dikenler kaplar... Tanrıçalar hüzünle gölün çevresinden ayrılır. Ama ondan sonra her kış ayında o gölün çevresinde beyaz ve ortaları Narcissios’un göbeğini simgeleyen altın sarısı mis kokan nergis çiçekleri açar.
     
     guras@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Amerikan nefreti

Melih AŞIK
Münih’ten selam

Fikret BİLA
Çekilin, Türkiye’de sizi misafir edelim

Güneri CIVAOĞLU
Köre ayna satmak

Can DÜNDAR
Bayram bitti mi?

Abbas GÜÇLÜ
Barış dilekleri öne çıkıyor

Sami KOHEN
Bu nasıl ittifak?

Mehmet Y. YILMAZ
Romantizm için hüzün mü gerekli?

Derya SAZAK
İslam, barış, demokrasi

Meral TAMER
Kardeş aile fikri, neden benimsendi?

Güngör URAS
Nergisler "umut" açtı

Serpil YILMAZ
Madra ihracat markası olursa

© 2002 Milliyet