
|

Barışa bir umut daha
Adamlar haklı. Amerika’nın dayatması "Irak savaşı"nda NATO’nun Türkiye’yi savunmasına karşı çıkan müttefik ülkeler haksız değil.
"Amerika bizim müttefikimiz" lafını tutturmuş gidiyorsunuz. Sormazlar mı "NATO da sizin müttefikiniz değil mi?" diye. Bir müttefikinize sormadan, bir başka müttefikinizin peşine takılıp savaşa gitmek hangi usul ve adaba sığar?
Bir de kalkmış, ailecek "Her şeyi yaptık, günah bizden gitti; artık Amerika’nın yanında olmak zorundayız" diyorsunuz. Tutumunuzu eleştirenlere de kızıyorsunuz.
Başbakan Gül’ün eşi Hayrünnisa Hanım da koroya katılarak, "Abdullah Bey’in yerinde kim olsa aynı şekilde davranırdı" diyor ve Deniz Baykal ile yüz yüze konuşmak istediğini söylüyor. Baykal’ın cirmi ne ki; onunla ne konuşacaksınız? Hayrünnisa Hanım, ABD Başkanı Bush ile konuşsa belki daha yararlı olur. Ya da 40 yılın Demirel’iyle... Bakın, Vatan’dan Elif Ergu, Türkiye’nin Amerika’ya rağmen, "Savaşa girmeyeceğiz deme şansı var mıydı?" diye Demirel’e sormuş.
"Demirel’in yanıtı açık ve kesin; "Vardı tabii. Biz ABD’nin parçası değiliz, dostuz ABD’yle" diyor.
O Demirel ki, AKP erkanı da dahil, birçok politikacının ziyaret edip akıl danıştığı ve onların deyişiyle "engin tecrübesinden ve birikiminden yararlandıkları bir siyaset duayeni" idi.
Aslında konuşulacak daha çok kişi ve öğrenilecek bir hayli bilgi var.
Örneğin, hiçbir resmi sorumluluğu olmayan AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın Bush ile neler konuştuğu tam olarak bilinmiyor. Zaten bu görüşmenin tutanaklarının olup olmadığı da belli değil.
Hani Birleşmiş Milletler’in kararı olmadan ABD’ye kesin bir yanıt verilmeyecekti? Bu karar beklenmeden, hem de Meclis’teki gizli oylamayla Amerikan askerine kapılar niçin açıldı?
Sorun yalnız Saddam değil. Asıl soru: Dünyaya tek başına Amerikan emperyalizmi mi egemen olacak, yoksa bir denge sağlanacak mı? Vicdanınızla birlikte aklınızı da kullanın; adaletli bir dünya dengesinden ve barıştan yana...
Hiç değilse şu NATO vetosu bahane edilerek, barış için bir umut yaratılamaz mı?
Bir şiir Şu ortamda siz de şiiri daha çok arar hale gelmediniz mi? Bursa’dan Evrim Yurteri’nin dizeleriyle bayramınızı kutluyoruz:
"Ben sana sevdalanırken / - ki çok güzel sana sevdalanmak - / kelebekler uçar bulut sevdamıza. / Ben sevdalanırken sana / bir bebek çığlık çığlığa / merhaba der yaşama, / kuşlar balıklar insanlar tüm yaratıklar / hayır der savaşa. / Ben sevdalanırken yeniden başlar zaman / beyaz güvercinler uçar yuvadan / ve hasret kalır sevdalar barışa"
Sevdalar barışa hasret kalmasın.
ngureli@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|