12 Şubat 2003 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Buenos Aires: İnsanlığa yeniden inanmak

     Siz dünyaya hâlâ inanıyor musunuz? İnsanlığa? Bütün dünya küstah bir devin sonu gelmez fetihleri karşısında sümsük çocuklar gibi davranırken...
     Hep birlikte bulanık bir geleceğe doğru yuvarlanırken...
     En zenginin bile mutsuz olduğu bir sistemde açlar görünmez kılınırken...
     Herkesin "Hayır!" dediği bir savaş, herkese rağmen başlarken; sesinizin ve insanlığınızın kıymeti bu denli yok sayılırken...
     "Biri beş yesin, öbürü hiç yemesin" adlı bir düzenek kurulmuşken ve hiç yemeyenler ses çıkardıklarında pataklanırken...
     Siz inanıyor musunuz hâlâ insanlığa?
Hayatı değiştiren yollar
     Bazı yolculuklar, sizin o yola ve hayata sorduğunuzdan daha fazlasını cevaplar. Ki bazı cevaplar, sorulardan daha ağırdır... Hele ki bu kadarını beklemiyorsanız, bu kadar cevapla ne yapacağınızı bilemeyecek gibiyseniz...
     Ben, Buenos Aires’te, Arjantin’deydim. Sormadıklarımın bile cevaplandığı bir ülkede...
     Ve evet, "başka bir dünya mümkündür" hakikaten.
     Çünkü, Buenos Aires...
     
IMF’nin değil, halkın ülkesi
     Bugünden itibaren Milliyet’in sayfalarında "Buenos Aires’te Son Tango" başlıklı bir yazı dizisi okuyacaksınız. Buenos Aires’in varoşlarından inip şehrin ana arterlerini kesen Piketeros’ları (Barikatçılar), işçilerin ele geçirdiği fabrikalarda bir katta üretim sürerken üst katta sanatçılara karşılıksız verilmiş mekanlarda nasıl sanat yapıldığını, parasız kalan insanların kurdukları Trueque’leri (trampa pazarları), her mahallede toplanan insanların nasıl ortak bahçeler, ortak fırınlar kurup ortaklaşa hayata geçtiklerini, parklarda buluşup nasıl eylem kararı aldıklarını, varoşlardaki insanların kurdukları komünal mutfakları, bütün bunları yaptıktan sonra nasıl tangoya gittiklerini, eski politik mahkumların kurdukları derneklerde verilen samba derslerini, siyaset bilimcileri bile şaşkına düşüren, halktan gelen politik açılımları, Plaza Mayor Meydanı’ndaki kayıp annelerinin tam Kongre Binası’nın karşısına diktikleri üniversiteyi ve 26 yıldır her Perşembe günü saat 15.00’te başlayan eylemlerini, bankazedelerin çelik zırhlarla kaplı bankaları nasıl her gün çekiçlerle dövdüklerini...
     Size Buenos Aires getirdim biraz... Biraz hayat!
     
İnsanlığa inanmak
     Çok iyi bir hikâyeniz varsa, nereden başlayacağınızı bilemezsiniz. Hikâyenin size hissettirdiklerini okuyanlara, dinleyenlere hissettiremeyeceğim diye ödünüz kopar. Şimdi benim de ödüm kopuyor. İlk defa...
     "Anlat bakalım" dediklerinde nereden başlarsınız, eğer hayatınızın aşkını yaşamışsanız veya işkenceden geçmişseniz. O kadar büyüktür ki hikâye, tıkanır kalırsınız. Bu yüzden büyük hikayeler iyi dinleyicilere muhtaçtır.
     Çünkü şimdi bu cümleleri yazan, hayatında ilk defa bir hikayeyi anlatamamaktan ürkmektedir. İlk defa... Çünkü bu kez, hikaye, onun da hayatını değiştirmiştir... Yazar, hikayenin içinde kaybolmuş, yolun kendisi olmuştur.
     Bilirsiniz belki, insanlığa yeniden inanmak en sarsıcı şeydir hayatta. Problem orada başlar çünkü. Çünkü sizin de bir şey yapmanız gerekir artık. Bir şey yapmadan duramazsınız. Ama önce bu hikâyeyi anlatmalısınız. Eğer işler yolunda gider de ben bu hikayeyi, içinde kaybolmadan anlatmayı becerebilirsem, siz de yeniden insanlığa inanacaksınız... Bayanlar baylar, Buenos Aires’e hoş geldiniz!
     
     ecetem@hotmail.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Stratejiler çatışıyor

Çetin ALTAN
"Deliye her gün bayram"

Fikret BİLA
‘Üzerimize düşen her şeyi yapacağız’ dedik

Abbas GÜÇLÜ
Karnelerin de eski gücü yok

Hurşit GÜNEŞ
Neden tedirginiz?

Nail GÜRELİ
Barışa bir umut daha

Hasan PULUR
Erkan Mumcu’dan Metin Akpınar’a...

Meral TAMER
Okullara bakan fotoğrafı neden Ankara’da var da İzmir’de yok?

Ece TEMELKURAN
Buenos Aires: İnsanlığa yeniden inanmak

Güngör URAS
Yarım kilo çay için Suriye’ye geçiyorlar

© 2002 Milliyet