21 Şubat 2003 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Tavlada düşeş kimin, gele kimin?

     Türkiye’nin yüz yıllardan beri baş edemediği iki düşmandan biri "yoksulluk", öteki de "kış"...
     Ne padişahlar, ne sadrazamlar, ne yeniçeri orduları, ne Nizam - ı Cedit, ne Tanzimatçılar, ne İttihatçılar, ne Cumhuriyetçiler, ne çeşit çeşit iktidar partileri, ne darbeciler, ne de TSK yenebildi bu iki ezeli düşmanı...
     ***
     Dünkü Radikal’in 3. sayfa manşeti şöyleydi:
     "İstanbul’da beyaz kaos - Kar ‘geliyorum’ dedi. Ancak Türkiye’nin en büyük kenti, yine kara hazırlıksız yakalandı. Trafik dondu. Halk yetkilileri çalışmamak, yetkililerse sürücüleri ‘panik yapmak’la suçladı."
     Dünkü Hürriyet’in 7. sayfa manşeti de şöyleydi:
     "Tüm yurtta havada, karada ve denizde hayat durdu"
     Bir de buna yolları kapanan 7 bini aşkın köyü ekleyin...
     ***
     Bizim demagog siyasetçiler, işler boka sardığında, "Türk’e Türk propagandası" yapmaya hız verir ve mikrofonlardan bağırıp dururlar:
     - Türkiye büyük devlettir...
     İyi ki büyük devletiz; ya bir de küçük devlet olsak ne olacaktı?
     Fatih Altaylı da, her gün yazılarının altına, çerçeve içinde eklediği "Ne zaman adam oluruz?" sorusuna, dün şu top sözle yanıt veriyordu:
     "Amerikan ordusunun Irak’a yapamadığını, kar İstanbul’a yapmadığı zaman."
     ***
     Ha sahi bir de Irak sorunumuz var.
     Dün NTV kanalında Murat Akgün, Recep Tayyip Erdoğan Bey’e efendice, ama objektif sorular soruyor; Tayyip Bey de, ABD’nin isteklerine karşı rest çekiyor ve 40 - 50 bin Amerikan askerinin Türkiye’de konuşlanması için; hükümetin, gerekli tezkereyi Meclis’e, ancak ABD’nin, "ekonomik yardımı Kongre’den çıkarması" koşuluyla gönderebileceğini söylüyordu. Ve bir yandan da, "Irak’ın elinde tehlikeli silahların bulunup bulunmadığının netleşmediğini" tekrarlıyordu.
     O sırada ise İskenderun Limanı’na bir ABD yük gemisi yanaşmış ve 522 askeri araç indirmeye başlamıştı.
     Murat Akgün, Meclis’ten herhangi bir karar çıkmadan İskenderun’a yanaşıp, ağır silahlar indirmeye başlayan Amerikan gemisi hakkındaki görüşünü sordu Tayyip Bey’e.
     Tayyip Bey:
     - Böyle bir şeyden haberim yok, duymadım, dedi.
     ***
     20 yaşında tanıştığımız ve şimdi 60’ına gelen ev yardımcımız Celal, Irak konusunun artık bıkkınlık getirdiğinden ve ne olacaksa bir an önce olmasını yeğlediğinden dem vuruyor.
     Sezdiğimiz kadarıyla, "ne olacaksa, bir an önce olması" isteği yaygın gibi...
     Bir yanda Irak harekatı hazırlıkları için günde 1 milyar dolar harcayan ABD; bir yanda Ankara trafiği; bir yanda Tayyip Bey’in meydan okuması...
     Bendenize sorarsanız, binlerce kişinin acı çekip zorda kalacağı, acıklı bir aksiyon filminin hem izleyicisiyiz, hem de içindeyiz...
     ***
     21. yüzyıl dinamizmi, eski plakları döndürüp duranları fena tepecek gibi...
     Bundan ne Saddam kurtarabilir paçayı, hatta ne de Başkan Bush...
     Peki, acaba Tayyip Bey’in siyasal yıldızları daha da yükselir mi?
     Kimbilir?
     Hazirana kadar, hiç beklenmedik sürprizlerle karşılaşacağımız kesin. Hele hele yıl sonuna kadar, öyle şeyler olabilir ki; şaşıra şaşıra, şaşırma yeteneğimizi dahi yitirebiliriz...
     ***
     Bir de affınıza sığınarak, özel sayılabilecek bir açıklama yapalım. Elektronik posta dostları hiç alınganlık göstermesinler. New Yorklu Elif’ten, Emre’ye; Adil’den, Zafer’e kadar; yazı sevdalısı genç dostların ekran mektuplarını - bilgisayar hastalanmadıkça - ıskalamıyoruz.
     Yanıt vermeye gelince... Eh arada bir yanıt da veriyoruz canım. Unutmasınlar ki, karşılıklı mektuplaşma yaşının çok ötelerindeyiz gayrı...
     ***
     Ne Irak savaşına taktırın aklınızı, ne de Ankara pazarlıklarına...
     Film çoktan başlamış durumda... Kış günü sokağa çıktığınızda, ayağınız kaymadan yürüyebiliyorsanız, ne mutlu size...
     Ne olacaksa, o olacak. Gerisi fasarya...
     
     c.altan@prizma.net.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
En büyük devrim

Çetin ALTAN
Tavlada düşeş kimin, gele kimin?

Melih AŞIK
Turizmde durum

Fikret BİLA
Ankara Barzani’den rahatsız...

Hasan CEMAL
Her şey hesap kitap meselesi!

Güneri CIVAOĞLU
5 kara soru

Can DÜNDAR
Gül’den Bush’a şikâyet mektubu...

Abbas GÜÇLÜ
YÖK’te dağ fare doğurdu (1)

Hurşit GÜNEŞ
Verilen yardımın anlamı

Sami KOHEN
Türkiye "evet" derse...

Hasan PULUR
Ver parayı çal düdüğü!

Derya SAZAK
Taşeronluk

Meral TAMER
Yeni süpergüç dünya kamuoyu

Ece TEMELKURAN
Ne korkunç şey sevmek

Güngör URAS
Yaşadık!.. ABD bizi maaşa bağlıyor

M. Ali BİRAND
Hükümet, doğrusunu yapıyor...

© 2002 Milliyet