22 Şubat 2003 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



İçinden bulutların geçtiği bir kapı

     Resimde gerçek üstücülüğe, zaman zaman şiirsel bir espri de katmış olan Belçikalı ressam René Magritte’in, en sevdiğim yapıtlarından biri de; yamacımsı bir tepede, yarı açık kapısının içinden beyaz bulutların geçtiği, tek başına bir kapı resmi...
     Dışişleri Bakanımız Yaşar Yakış, gazetecilerin sorularını yanıtlarken:
     - ABD’ye karşı kapı gibi durmaya çalışıyoruz, demesi, nedense bana René Magritte’in o tablosunu hatırlattı.
     ***
     Biliyorsunuz Başkan Bush, Saddam’a karşı kuzeyde ikinci bir cephe açmak için, Türkiye’de 40 - 50 bin Amerikan askerinin konuşlandırılmasını istiyor.
     Başbakan Gül hükümeti de, böyle bir isteğin; bir hükümet tezkeresi olarak TBMM’nin iradesine sunulabilmesi için; parasal boyutu da olan bazı karşı isteklerde bulunuyor.
     Medyaya bakıldığında, zaman zaman Başkan Bush’u da sinirlendiren; al takke ver külah, sert bir pazarlık sürüyormuş gibi...
     Ankara, ne koparırsam kâr, ayaklarında...
     Washington ise, isteklerinizi arsızlığa dönüştürmeyin, ayaklarında...
     ***
     Bendenize sorarsanız; sert çıkışlar, rest çekişler, ağırdan almaya çalışmalar, toplantılar, tartışmalar; hepsi laf - ı güzaf...
     Sonuçta ABD, dilediği kadar askeri, Türkiye’de konuşlandıracak ve Irak’a kuzeyden de saldıracaktır.
     Ankara da, sanırım bunu bilmekte ve buna karşılık bazı ödünler sağlamaya çalışmakta...
     ***
     Türkiye’nin gücü, ABD’ye:
     - Hayır, demeye yetmez mi?
     Tanrı’nın bildiğini kuldan niye saklayalım:
     - Yetmez.
     ***
     Neden "yetmez" sorusuna gelince...
     Son 50 yılda Türkiye’de ne kadar Amerikan üssü, ne kadar Amerikan askeri, ne kadar Amerikan savaş uçağı ve füzesi bulunmuş olduğunu kimse biliyor mu?
     Son 50 yılda ABD’nin Türkiye’deki askeri ağırlığı; Ankara hükümetlerinin TBMM’ye gönderdiği tezkereler ve Meclis’in onaylarıyla mı boyutlandı?
     ***
     Bendeniz Meclis’teyken, bu konuları çok kurcaladığım için, başıma gelmedik kalmadı. Dokunulmazlığım da kaldırıldı, tabancalı linç saldırılarına da uğradım. Bütün o dönemin Meclis tutanaklarına dayalı belgeleri, "Ben Milletvekili İkenöde vardır.
     ***
     Özür dilerim kendimden söz ettiğim için ama; yine bir gün Meclis’te, o zamanın Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil, kürsüye çıkmış ve NATO dışı ABD üslerini eleştirdiğim için, bana veryansın etmişti. Ne Moskovacı olmadığım kalmıştı, ne ülke çıkarlarını düşünmeyen bir hain olmadığım...
     Süleyman Bey ise:
     - Üs yok tesis var, deyip duruyordu.
     ***
     Aynı günlerde, Meclis’te TİP’e ait sıralarda önlü arkalı oturduğumuz Prof. Dr. Sadun Aren’le, bir Ankara lokantasında öğle yemeği yiyorduk.
     Dışişleri Bakanı Çağlayangil de aynı lokantaya gelmiş ve bizi görünce, hemen yanımıza uğramıştı ve bendenize ne demişti biliyor musunuz:
     - Size teşekkür borçluyuz. Sayenizde sözlü anlaşmalara dayalı ABD üslerini, yazılı bir anlaşma haline getirdik.
     ***
     Ben ise Türkiye’de, NATO üsleri dışında, bir de ABD üsleri bulunduğunu; Paris’teyken, NATO’nun Başkomutanı Org. Norstad’dan öğrenmiştim.
     Kendisine:
     - Neden Türkiye’deki üslere bizim bakanları, valileri sokmuyorsunuz, diye sorduğumda:
     - Onlar NATO’ya bağlı üsler değil, ABD’nin özel üsleri, yanıtı vermişti.
     Türkiye’de ise kimsenin haberi yoktu, NATO üsleri dışında, bir de ABD’nin özel üsleri bulunduğundan...
     ***
     12 Mart 1971 darbesi boşuna mı yapıldı? Boşuna mı, Ankara - Washington ilişkilerinin aşırı bir saç örgüsüne dönüştüğünü eleştirenlerin başları binbir belaya girdi?
     Boşuna mı Cevdet Sunay Paşa:
     - Donumuza kadar her şeyimizi Amerika veriyor, demek gereğini duydu?
     ***
     Ve bugün birden, istersek ABD’ye "hayır" diyebiliriz pozlarına bürünüyoruz...
     Diyebilseydik, son 50 yıl içinde de derdik.
     Karamanlis kadar bile diyemedik. O nedenle de, Yunanistan AB dönem başkanı oldu. Biz ise AB üyeliği için hâlâ iç çekip duruyoruz.
     ***
     Yine de enseyi karartmayın... Evrensel bir saydamlık, Türkiye’yi de sarmaladıkça; sanal bir hamasetçiliğin hipnozlarından, analitik bir akılcılığın gerçekçiliğine doğru kaymadayız...
     İnanın az şey değildir, kendi öz gerçeklerinin bilincine varmak...
     
     c.altan@prizma.net.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Tezkere tamam siz pürüzleri giderin

Çetin ALTAN
İçinden bulutların geçtiği bir kapı

Melih AŞIK
Sırada kim var?

Fikret BİLA
Yumuşama ve sorunlu alanlar

Hasan CEMAL
Gidiş savaşa doğru olunca...

Güneri CIVAOĞLU
Ağır ve kirli

Can DÜNDAR
Kimin için savaşacağız?

Abbas GÜÇLÜ
YÖK yasası değişsin ama... (2)

Sami KOHEN
Güven meselesi

Mehmet Y. YILMAZ
Yaş 47.. Yolun yarısı bile değil umarım!

Meliha OKUR
Karabük’e hemşeri desteği

Hasan PULUR
Faik Türün’le görüşme (2)

Derya SAZAK
ABD, savaşı erteler mi?

Meral TAMER
Enseyi karartın artık!

Güngör URAS
Petrol fiyatındaki artış bizi üzecek

M. Ali BİRAND
Gül derdini iyi anlatamadı...

© 2002 Milliyet